İşte Meclis’teki tarihi günde sesini duyurmaya çalışan vekiller!

Perşembe, 31 Ekim 2013 20:01

meclis1Tarihi günlerinden birinin yaşandığı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kürsüden önemli mesajlar verildi, çok çarpıcı konuşmalar yapıldı. Konuşmalar sırasında ise aralarda bazı milletvekillerinin sesleri duyuldu ancak ne dedikleri mikrofonları kapalı olduğundan anlaşılmadı. Kürsüde konuşmasını yapan vekillere karşı Meclis sıralarından yükselen sesler elbette Meclis tutanaklarında yer aldı. Biz de o tutanaklara dayanarak sesini duyuramayan vekillerin konuşmalarını derledik. Kürsüdeki konuşmacıların da söylediklerini ekleyerek neye karşı nasıl tepkiler verildiğini gördüğünüzde çok şaşıracaksınız. İşte Meclis’teki o diyaloglar:

Muharrem İnce: … “Bir Hristiyan haç takarsa, bir Musevi takke takarsa, bir Müslüman baş örtüsü takarsa tarafsız davranamayabilir; hizmet konusunda endişe verebilir, korku yayabilir.” diyen Sayın Bülent Arınç’a saygılarımı sunarak başlamak istiyorum.

Metin Külünk:  Hala orada mısın sen?

Muharrem İnce: … Camileri hazineye satarak belediyelerin borcunu ödeyenler siz değil misiniz? Şimdi de “Örtünmek dinin emridir.” diyor Başbakan.

Nurettin Canikli: Din söylüyor, Başbakan söylemedi.

Muharrem İnce: … Peki, siz madem dinin emrini yerine getiriyorsunuz, şimdi soruyorum: Miras konusunda da bu emri yerine getirecek misiniz?

Ahmet Yeni: Yalova Camisinde konuşuyor.

Muharrem İnce: … Bir sayın milletvekili “reset”lendiğini söylüyor. Bakın, İslam anlayışını bu kadar dejenere eden, İslam anlayışını hiç bilmeyen bir açıklamadır bu.

Nurettin Canikli: Kim söylüyor bunu? Kim söylüyor, kim?

Muharrem İnce: … Değerli arkadaşlarım, siz Allah karşısında “reset”lendiğinize karar veremezsiniz ama Tayyip Erdoğan karşısında “reset”lenmiş olabilirsiniz.

Nurettin Canikli: Siz öyle yapıyorsunuz herhâlde.

Muharrem İnce: … Sizlere bir kez daha sesleniyorum. İçinizden bir arkadaşımız bir kez olsun bu kürsüye gelip de bir kez konuşmadı.

Ahmet Yeni: Konuştukça batıyorsun!

Muharrem İnce: … Milletin sorunlarını anlatmadı.

Nurettin Canikli: Sanane ya!

Muharrem İnce: … “Uludere’de 35 çocuğun ölümüne sebep olan olaya ilk emri kim verdi?” diye bir kere sormadınız. Bakalım, “reset”lendiniz, şimdiden sonra soracak mısınız doğrusu çok merak ediyorum. Sivas’ta 35 kişiyi diri diri yakanların davasının…

Sırrı Sakık: Tezkereye siz oy vermediniz mi!

Hasip Kaplan: Tezkereci!

Muharrem İnce: (devamla) zaman aşımına uğramasına “Hayırlı olsun.” diyen Başbakana bir kez olsun karşı çıkmadınız.

Başkanvekili Meral Akşener: Sayın milletvekilleri lütfen.

Muharrem İnce: (devamla) Başbakana Kevser Suresi’ni öğretip… İnşallah bundan sonra Başbakana Kevser Suresi’ni öğretirsiniz ve Başbakan da artık Kevser Suresi’ni öğrendikten sonra…

Nurettin Canikli: Size lazım o.

Muharrem İnce: … Kardeşini danışman yapıp, kardeşini çapraz danışman yapıp, maaşı cebe atıp ondan sonra da hacca gidenlerden hesap sorarsınız diye düşünüyorum…

Nurettin Canikli:  Kimmiş soralım… Soralım… Beraber soralım.

Muharrem İnce: (devamla) Burada “Sataşın, sataşın CHP’yi tahrik edin de bize saldırsınlar, biz de mağdur olalım.” diyenlere inşallah cevap verirsiniz.

Osman Çakır: Böyle bir mantık olur mu?

Başkanvekili Meral Akşener: Sayın milletvekilleri, lütfen…

Muharrem İnce: … Peki, işsizlik çözüldü mü? Sorunlar bitti mi? Açlık sınırı çözüldü mü?

Ali Şahin: O iş bitti, hepsi çözüldü.

Muharrem İnce: Sizlerin, seçim yaklaşırken sizin üzerinizden siyaset yapılmasına, mağdur edebiyatı yapmanıza izin vermeyeceğiz.

Osman Çakır: İhtiyacımız yok… İhtiyacımız yok…

Muharrem İnce: Türkiye’de bütün özgürlükleri yok ettiniz.

Ahmet Aydın: Daha geçen pazar günü…

Ferit Mevlüt Aslanoğlu: Ahmet Aydın Bey, işi sulandırma ya!

Muharrem İnce: Yandaşlarınıza ihale vermek için o kanunu yüz kez, mevzuatı yüz kez nasıl değiştirdiğinizi gelip burada anlatabilecek misiniz?

Nurettin Canikli: Kim vermiş açıkla, varsa bir şey açıkla.

Muharrem İnce: Beygirler iki gün koşuyordu, beygirleri yedi gün koşturuyorsunuz, yet medi, bir de gece koşturuyorsunuz. Kumardan parayı kazanan kim? Siz değil misiniz? Bunlar siz değil misiniz?

Ali Şahin:  Başka işin yok mu, bunlarla mı uğraşıyorsun?

Başkanvekili Meral Akşener: Sayın milletvekilleri, lütfen…

Muharrem İnce: AVM yapmak için Malatya’da cami yıkan siz değil misiniz?

Ali Şahin:  Kendin inanıyor musun? Kendin inanıyor musun?

Muharrem İnce: (devamla) Siz akar getirmediği gerekçesiyle camileri hazineye satıp AKP’li belediyelerin borcunu ödeyen siz değil misiniz?

Hüseyin Filiz: Ahıra çevirdiniz camileri, ahıra.

Muharrem İnce: (devamla) Mücahitlik taslayıp aslında gerçekte müteahhit olanlar siz değil misiniz?

Hüseyin Filiz: Camileri ahıra çeviren kim?

Muharrem İnce: … Meydanlarda “Benim başörtülü bacım…” Başörtüsüz senin bacın değil mi?

Ali Şahin: Senin bacın değil mi?

Muharrem İnce: (devamla) Başörtülüler de bizim bacımız, başörtüsüzler de bizim bacımız.

Ali Şahin:  Hadi alkışlayın, alkışlayın hadi!

Bülent Turan: Helal olsun Muharrem, oyum sana!

Başkanvekili Meral Akşener: Sayın milletvekilleri, lütfen…

Muharrem İnce: … Bak, Belma Hanım, size ben bir şey söyleyeyim: Sayın Grup Başkan Vekilim, siyasetçiler…

Mustafa Elitaş: Sayın Başkan, sataşmak için çıktı oraya, sataşıyor.

Başkanvekili Meral Akşener: Ama yani…

Muharrem İnce: (devamla) Ama süremi çaldılar, gitmem. Bir dakika süremi çaldılar.

Başkanvekili Meral Akşener: Buyrun.

Muharrem İnce: Belma Hanım, ben size bir şey söyleyeyim mi? Benim bir tane bacım var, bir tane kız kardeşim var.

Mustafa Şahin: O da kapalı.

Muharrem İnce: (devamla) O da kapalı, sizin gibi açık değil. Yani, o arkadaşlara göre… Yani 4 arkadaşınız “reset”lenmiş ya, benim kız kardeşim 12 yaşından beri “reset”lenmiştir, size bunu anlatıyorum.

Osman Çakır: O zaman niye karşı çıkıyorsun, niye karşı çıkıyorsun?

Muharrem İnce: (devamla)  Yani “başörtülü bacım” dediğim zaman benim ağzıma yakışır bu yakışır ama ben bunu siyaset için kullanmam, oy için kullanmam, rant için kullanmam, size de kullandırmayacağız. Bunun böyle bilinmesini istiyorum.

***

Pervin Buldan: … Biz kadınlar olarak, bundan sonra erkeklerden bize ilişkin hiçbir şekilde bir eleştiri, bir müdahale ve bir öneri almak istemiyoruz.

Ali Şahin:  ”Of” bile demeyiz.

***

MHP adına konuşan Ruhsar Demirel’e, Ak Parti adına konuşan Mihrimah Belma Satır’a, HDP adına konuşan Sebahat Tuncel’e konuşması sırasında hiçbir müdahale gelmedi. Sonra ise kürsüye CHP’li Şafak Pavey çıktı.

Şafak Pavey: …  Olmayan bacağı erkekler tarafından siyaset sohbetine dönüştürülen biri olarak yapıyorum ve artık, AKP’nin başı açık vitrin vekillerinin emanet oyları gerçek sahibelerine geri verme zamanlarının geldiklerini düşünüyorum.

Mehmet Metiner: Hiç yakışmıyor sana!

Şafak Pavey: … Tam da bu nedenle çiçekli başörtüsü ve daracık pantolonuyla Çamlıca Parkı’nın kuytularında sevgilisiyle öpüşen genç kıza özgürlüğünü Mustafa Kemal’e borçlu olduğunu hatırlatmak istiyorum.

Ülker Can: Hop, hop, hop!

Şafak Pavey: (devamla) Türbanla özgürlük ilişkisi bıçak sırtı gibidir.

Hüseyin Filiz: Onun adı özgürlük değil!

Şafak Pavey: (devamla) Bir yandan inanç özgürlüğünü temsil eder, öte yandan inanç baskısını. Birçok kadın inanarak örtünürken birçok kız kendilerini kontrol eden aile güçleri tarafından zorla kapatırlar.

Kadir Gökmen Öğüt: Bravo, bravo!

Şafak Pavey: Buraya gelmeden önce türbanlı vekillerimizin konuşmalarını taradım. Başkalarının özgürlüklerine dair tek bir kelime kullanmadıklarına rastladım. Kendi inanç özgürlüklerine gösterdikleri hassasiyeti ruhban okulu, azınlık okulları, cemevleri, bir inanç biçiminin mundar olarak ilan edilmesi gibi sorunlu inanç alanlarında göremedim.

İbrahim Korkmaz: Sen onlar için ne yaptın?

Başkanvekili Meral Akşener:  Sayın Milletvekili, lütfen.

Şafak Pavey: …Görülüyor ki bir arada yaşama efsanemiz çökmüş. Kibirden küfelik olmuşsanız size benzemeyenin çığlığını nasıl duyacaksınız?

Ahmet Berat Çonkar: Başkasının dinî inancını yargılamak senin hakkın değil.

***

Bülent Arınç: … “Siyasi simgedir canım, burada olmaması lazım.” Ee siyasi simgeyse yakalarınızdaki rozet ne oluyor? Yakalarınızda altı oklu rozet olacak, üç hilalli rozet olacak, bizde ampul olacak, bunu buraya takacağız, arkadaşımızın siyasi simgesi başındaysa itiraz edeceğiz.

Binnaz Toprak:  Öyle kimse söylemedi. Bunları kimse söylemedi.

***

Muharrem İnce: … Yani şu: “Benim çocuklarım mağdur oldu, başörtüsü yüzünden okuyamadı.” deyip çaktırmadan oğlanı da Amerika’ya göndermek. İstismar bu.

Bülent Turan: Katsayı!

Muharrem İnce: (devamla)  Hadi kız okuyamadı, hadi anladım, e oğlanın da mı türbanı var? Oğlan niye okuyamadı?

Bülent Turan: Katsayı!

Muharrem İnce: (devamla) Başka, başka…

Ahmet Yeni:  Katsayı problemi yaşadı.

Son olarak kürsüye doğru gelen BDP Milletvekili Hasip Kaplan şunları söyledi.

Hasip Kaplan: Meclis İç Tüzük Uzlaşma Komisyonu üyesiyim. Kılık kıyafet yönetmeliği…

Başkanvekili Meral Akşener: Yok, bunların hepsi bugün konuşuldu, siz kayıtlara geçmesi için söyleyin.

Hasip Kaplan: Söylüyorum efendim.

Başkanvekili Meral Akşener: Ondan sonra biraz ara vereceğim, ben bayılmak üzereyim.

Sayın Başkan, şimdi bu konuda 4 parti grubu anlaşmış durumdadır. Zaten 165 maddeden birisi de odur. Bu tayyör konusu da Fransızca bir kelime olduğu için metin olarak kabul edildi. Bir engel yoktur, bütün kadın milletvekilleri pantolon giyip gelebilir buraya.