İstanbul’un en güzel 7 merdiveni Dipnot’ta!

Pazartesi, 9 Eylül 2013 14:51

[wzslider autoplay="true" transition="'slide'"]

Dipnot Tablet yazarı Çağla Gillis İstanbul’un en güzel 7 merdivenini derledi. İşte ağır ağır basmanız gereken merdivenler;

Kamondo Merdivenleri
Fotoğrafçılığa heves edenlerin uğrak yeri!
Karaköy’e gelip de bu merdivenleri görmeyeniniz yoktur.
Kendinizi İstiklal Caddesi’nden Yüksek Kaldırım’a saldığınızda bu merdivenler ile karşılaşmanız an meselesi.
Galata semtindeki Voyvoda Caddesi’yle Banker Sokağı’nı birleştiren Kamondo Merdivenleri İstanbul’un belki de en estetik merdivenleri.

Şekli biraz DNA’yı biraz da Roma’daki İspanyol Merdivenleri’ni çağrıştıran bu merdivenlerde günün her saatinde fotoğraf çeken insanları görebilirsiniz.

Merdivenler, 1850′li yıllarda bölgenin en önemli banker ailelerinden biri olan Kamondo Ailesinden Abraham Salomon Kamondo adına yaptırıyor.

İspanyol-Portekiz kökenli sefarat yahudisi ailenin amacı bu merdivenler sayesinde gayrimenkullerinin değerini artırmak ve bankalarına ulaşımı kolaylaştırmak.

Haydarpaşa Merdivenleri
Ayrılıkların, kavuşmaların, aşkların birinci dereceden şahidi
Haydarpaşa Merdivenleri bir tarihe tanıklık ediyor. Ayrılıkların, kavuşmaların, aşkların birinci dereceden şahidi bu merdivenler.
Yeşilçam filmlerinin başlama sahnesi…

1908 yılında iki Alman mimar Otto Ritter ve Helmuth Cuno inşa edilen yapı İstanbul’a gelen turistlerin görmeden, merdivenlerinde fotoğraf çekmeden İstanbul’u terk etmediği yerlerden bir tanesi.

Cihangir Merdivenleri
Deniz ve mehtap, bir de kediler!
Kapalı alana tıkılıp kalmak istemiyor, sevdikleriniz ile mütevazi bir ortamda iki lafın belini kırmak istiyorsanız doğru yerdesiniz!
Cihangir Merdivenleri doyumsuz Boğaz ve Tarihi Yarımada karşısında kafa dinleyebileceğiniz ya da sevdiklerinizle oturup akşam güneşini batırabileceğiniz en güzel mekanlardan bir tanesi.

Merdivenli Mektep Sokak
Fotoğrafçılığın Başlama Noktası
Fotoğrafçılığa merakınız varsa ve bir kursa yazılmışsanız hocalarınızın sizi ilk getireceği yer işte bu merdivenler!
İstanbul’un en semtlerinden Balat’ta yer alan bu merdivenler, sinema ve dizi sekötrünün vazgeçemediği mekanlar arasında…

Yüksek Kaldırım
Galata’dan Aşağı Yol Gider Suya Vurur!
Merdivenleri teker teker söküp yerine asfalt yol yaptıklarından sonra artık Yüksek Kaldırım’ın adı var kendi yok!
1860′lı 70′li yılları arasında her gün yaklaşık 40 bin kişinin Galata’dan Beyoğlu’na gitmek için kullandığı bu merdivenler Ezginin Günlüğü isimli grubun bir şarkısına da ilham oldu.

1875 yılında mimar E. Henri Gavand’ın “Bu alana demiryolu yaparsak çok karlı olur!” sözleri ile merdivenler yıkıldı ve 40 bin kişi artık merdivenleri kullanmak yerine tüneli kullanmaya başladı.

Gezi Parkı Merdivenleri
Mezar Taşından Merdivene…
İstiklal Caddesi’nden çıkıp iki nefes almak için, Gezi Parkı’na gidenlerin sürekli ayak bastığı yer. Ağır ağır çıkarken o mermer merdivenlerden, betonların arasından sıyrıldığını ve azıcık da olsa şehrin o gürültüsünden kurtulduğunu hissediyor insan.
Huzura çıkmanın, yeşili görmenin yanında, mermer merdivenlerin Pangaltı’ndaki Ermeni mezar taşlarından yapılmış olması biraz kanınızı ürkütmüyor değil.

Salı Pazarı Yokuşu Merdivenleri
Her Yer Rengarenk!
Şu anda fenomen olan ve en çok konuşulan merdivenlerinden biri Fındıklı’dan Cihangir’e çıkan Salıpazarı Yokuşu’nun Merdivenleri…
Son iki haftadır haberlerde sıkça gördüğümüz hatta dayanamayıp daha boyandığı ilk gün oraya gidip önünde fotoğraf çektirdiğimiz bu renkli merdivenlerin hikayesi oldukça traji-komik;

64 yaşındaki Hüseyin Çetinel’in sadece insanların yüzünü güldürmek için dört günde gökkuşağı renklerine boyadığı merdivenlere belediye bir gece ansızın müdahale etti ve tüm merdivenleri griye boyadı. Sosyal medya bir anda ayağa kalktı ve Türkiye’nin bir çok noktasında çoluk çocuk fırçalarını kapanlar buldukları merdiveni, yolu boyamaya başladı.

Çağla Gillis