“İstanbul’a Central Park değil bir şehir parkı yakışır”

Salı, 30 Temmuz 2013 08:55

137513845524626Başbakan Erdoğan İstanbul Büyükşehir Belediyesinin düzenlediği iftar yemeğine katıldı. İftar yemeğinin ardından misafirlere seslenen Erdoğan, İstanbul’a yapılacak olan parka Central Park benzetmesi yapılmasını eleştirdi.

Erdoğan, “İstanbul’a Central Park yakışmaz, bir şehir parkı yakışır. İlla birilerini taklit etmemize gerek yok. Birileri bizi taklit etsin. Bu şehir parkıyla o bölge çok daha farklı bir çehreye bürünecek. İstanbul’umuz için ayrı bir zenginlik olacak” dedi. Erdoğan şöyle konuştu;

Central Park yakışmaz

İstanbul’a Central Park yakışmaz bir şehir parkı yakışır. İlla birilerini taklit etmemize gerek yok, birileri bizi taklit etsin. Bu şehir parkıyla o bölge çok daha farklı bir çehreye bürünecek. İstanbul’umuz için ayrı bir zenginlik. E-5’te TEM’de ağaçlar göreve geldiğimizde dikildi. Şimdi insanlar oralarda piknik yapıyor. Türkiye genelinde 2.8 milyar ağaç diktik, 2 milyarı fidan. Bunları yeşile olan sevdamızdan yapıyoruz. Dikey mimariden kaçıp yatay mimariye geçiyoruz.

“Şu Piyer Loti bir marka… Büyükşehir Belediyesi olduğumuz dönemde oraya çıkmaya kimsenin ayakları el vermezdi. Berbat bir yerdi. Bir adım attı,k önümüze bir çok engeller çıktı. Gösteriler, şunlar, bunlar… Şimdi oradan Haliç’i temaşa etme şansı var. Haliç Kongre Merkezi’nin olduğu yer mezbahaneydi. Şimdi bu Haliç Kongre Merkezi’nin bütün yaz boş akşamı yok. İstanbul bunlarla canlanıyor, düşünce ufku artıyor. Haliç kokudan geçilmiyordu. Şimdi canlılar yaşıyor, balıkçılar olta atıyor. Çevrecilik bu. Şimdi bir yeni proje; tersaneler bölgesini ihaleye çıkarttık. Burada oteller olacak, yat noktasında güzel merkezler olacak. Birçok sosyal etkinlik yapılacağı alanlar olacak. Halicin bu yakasına canlılık getirecek. İhale onay safhasında… 3 yıl içinde bitecek. Böylece bizler İstanbul’umuzun güzelliklerine güzellik katmaya devam etmiş olacağız.

Yaradılanı yaradandan ötürü severiz

Muhtaç olduğumuz şey birliğimiz beraberliğimizdir. Birbirimizi makamdan mevkiden, para puldan ötürü mü seviyoruz. Kürdüyle, Türküyle, Lazıyla, Çerkeziyle Yunusun diliyle “Yaradılanı yaradandan ötürü severiz” anlayışıyla seviyoruz. Hepimiz için ölüm haktır. Cumhurbaşkanı olsak da başbakan, milletvekili, trilyarder olsak da ölüm haktır. Bu makamlar bizi kurtarmayacak. Hepimizin gideceği yer iki metre küplük bir çukurdur. Oraya defnederler sonra çekip giderler. Öyleyse bu kavga niye? “Baki kalan bu kubbede hoş bir sada imiş” diyor baki. Aslolan budur. Hayırlı evlatlar, bu hizmet üreten yatırımların peşinde koşmamız lazım. Ne sıkıntımız var ki yakıp yıkma işleriyle uğraşıyoruz. Yakmayalım yıkmayalım, dikelim. Terörün kan kokan ellerinden artık bu ülke kurtuldu. Devlet-millet el ele vereceğiz şu çözüm süreci içinde inşallah bitireceğiz”