İsrail ile ilişkiler ne zaman normalleşecek?

Cumartesi, 9 Mayıs 2015 13:06

“Siz geçebilirsiniz, ama ekipmana bakmamız lazım” dedi İsrailli görevli. Önceden seri numaralarını verdiğimiz kamera, tripod ve diğer çekim ekipmanları didik didik arandı. Artık rutin uygulama gibi geliyor, alışıyor insan. Aklıma bundan 4 yıl önceki İsrail gezisi geldi. İsrail’e girmek kolay ama oradan çıkmak zor olmuştu. Ben Gurion Havaalanı’nda 40 dakika sorgulanmıştım. Malum bavulunuz daha “dolu” dönüyorsunuz. Oysa İsrail’e sadece Tel Aviv Moda Haftası için davetli olarak gitmiştim. Ağır siyaset falan yoktu yani. Ipad’imdeki fotoğraflara kadar bakılmıştı. İsrail’in bu yılki bağımsızlık resepsiyonunda da güvenlik üst düzeydeydi. İçeri girdikten sonra ise hava bambaşka…

Mutfak ve Müzik Tamam, Ya Siyaset?

İsrail geçen yıl bağımsızlık günü resepsiyonunu 301 canın yittiği Soma faciası sebebiyle iptal etmişti. Bu yıl 67. yıldönümünde epey kalabalık bir resepsiyon düzenlendi İstanbul’da. Dışarıdaki arama çilesi tamamlandıktan sonra içeride farklı bir hava karşıladı bizi. Açık büfede hem Türk hem de İsrail mutfağı vardı. Bir yanda Lübnan ve İsrail’in hala paylaşamadığı falafel, diğer yanda baklava. Öncekilerden farklı olarak bu kez sahne kurulmuştu. Hem Türk hem de İsrail milli marşlarını Buket adında bir sanatçı seslendirdi. Sonra birden tanıdık bir melodi çalındı kulağıma. Melodi tamam da sözler farklı. Ferhat Göçer’in bir parçasına İbranice söz yazılmış. Müzik ve mutfak diplomasisi tamam da siyaset ne olacak? One-minute, Mavi Marmara, alçak koltuk krizi derken, ne zaman normalleşecek bu ilişkiler?

BEGIM ISRAIL3Nedir Bu Normal?

Bülent Ortaçgil’in bir parçası vardır. “Biri anlatsın hemen nedir bu normal” diye. İsrail ile ilişkilerde normalleşmeden kasıt sadece elçi gönderme gibi sembolik hamleler değil. Normalleşme stratejik diyalogun da geri gelmesi demek. Türkiye’nin 3 şartı vardı normalleşme için. Mavi Marmara için özür, ölenlerin yakınlarına tazminat ve Gazze ambargosunun kalkması. Özür geldi, tazminat işi de tamam. Üçüncü şart meselenin tıkandığı yer. İç siyasetle dış siyaset arasındaki çizgi bulanıktır ya hep. Seçim hesapları yüzünden kimse kılını kıpırdatamaz. İsrail seçimi atlattı, sıra Türkiye’de. Bağımsızlık resepsiyon öncesi İsrail’in Türkiye’deki en üst düzey temsilcisi olan İstanbul Başkonsolosu Shai Cohen ile konuştuk. İsrailli diplomat ihtiyatlı iyimser. “Olumlu işaretler var, Türkiye’deki seçimlerden sonra bu yoldan geçmemizi gerektirecek işaretler bulunuyor” diyor. O işaretlerden biri Gazze’de Türkiye sponsorluğunda açılması öngörülen hastane. İsrail savunma bakanlığı inşaat malzemeleri ve elektrik ekipmanın Gazze’ye geçişi için izni vermişti. Şimdi bu hastane projesi ambargo krizinin aşılmasına yardımcı olur, kim bilir. Nisan ayı başında Başbakan yardımcısı Bülent Arınç’ın İsrail televizyonuna verdiği demecini hatırlamak lazım. Belki de seçim sonrası bir hareketlenme olur Türkiye-İsrail ilişkilerinde. Ama her seçim dönemi aynı şeyler söyleniyor diyebilirsiniz. Siz de haklısınız…

Ne Bir Araya Getirir?

Onca siyasi gerilimden sonra iki ülkeyi yeniden hangi unsurlar bir araya getirecek? Türkiye’nin epey başını ağrıtan konu yani Ermeni iddialarında İsrail’in pozisyonu bu sene de değişmedi. İlişkiler daha da kötüleşmesin diye değil elbet. İsrail’e göre tarihte tek soykırım var. O da Yahudi soykırımı yani Holokost. Ama Türkiye ve İsrail’i mecburen birbirine yaklaştıracak dinamik daha önemli. IŞİD ve diğer radikal unsurlar her yerde. İsrail-Suriye sınırındaki Golan Tepeleri de dahil. Herkesin pozisyonunu yeniden değerlendirdiği bir dönemde ve coğrafyada İsrail Başkonsolosu’na göre böylesi kaotik bir bölgede ancak iki demokrasi yani Türkiye ve İsrail öne çıkıyor. 3 ana başlık var. IŞİD ile mücadele, enerji, ve ticaret. İsrail Güney Kıbrıs ile doğal gaz alanında yakın duruyor malum. Daha 1-2 gün önce Kıbrıs Rum Kesimi’nde Mısır ve Yunanistan ile üçlü zirve yapıldı. İsrail henüz o tabloda resmen yok ama flört halinde. Enerji ve doğalgaz bütün komşuların bölgedeki çıkarı. Burada büyük bir AMA var. Kıbrıs sorunu hala çözülebilmiş değil. Türkiye’nin pek de iyi anlaşamadığı ama arka kanallardan ulaşmaya çalıştığı rivayet edilen Mısır ve Çipras yönetimindeki Yunanistan resimde. İsrailli diplomata göre tam da bu noktada İsrail ve Türkiye arasındaki işbirliği önemli hale geliyor. Shai Cohen, “Kıbrıs, Mısır, İsrail ve Türkiye el sıkışmazsa radikalleşmenin tuzağına düşeceğiz.” diyor.

Hazırlayan: BEGÜM DÖNMEZ

Yazının devamı ve Dipnot Tablet’in 215.sayısını indirmek için:

TÜRKİYE’NİN EN ÇOK OKUNAN TABLET DERGİSİNİ ÜCRETSİZ OLARAK

iPAD’İNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

 available-on-the-app-store

ANDROİD TABANLI TABLETİNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Get-it-on-Google-Play