‘İsrail Filistin Davasının Meşruluğunu Ortadan Kaldırmaya Çalışıyor’

Pazartesi, 17 Kasım 2014 15:49

Türkiye bu hafta gözlerden uzak çok önemli bir misafiri ağırladı. Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC) Merkez Komite Üyesi Diaspora Sorumlusu Khlad Barakat, Mescid-i Aksa saldırısı sonrasında bir dizi diplomatik temas geliştirmek için Türkiye’deydi.

Filistin siyasetinin parçalı duruşu ve paralelinde hem HAMAS hem El Fetih hareketinin meşruiyetinin Filistin halkı tarafından ciddi bir biçimde sorgulanır hale geldiği bu dönemde Filistin’deki son gelişmeleri FHKC’nin en yetkili sözcülerinden birisinden, Khlad’dan dinlemek önemli bir fırsat.

Gazze ve Batı Şeria’da yaşayan Filistinliler hakkında fikir sahibiyiz. Ancak Kudüs’te yaşayan Filistinliler hakkında çok az şey biliyoruz. Bize Kudüs’te yaşayan Filistinliler hakkında bilgi verir misiniz?

Kudüs işgal edildiğinden bu yana İsrail hükümeti Kudüs’ten Arap Filistin nüfusunu çıkarmak için elinden geleni yapıyor. Bütün baskıları uyguluyor. Bu nedenle Kudüs’e 1967’den itibaren baktığımızda Yahudi yerleşimcilerin sayısı hızla artarken Filistin nüfusu gittikçe azalmaktadır. Bunun en önemli adımı 1982 yılında İsrail tarafından Kudüs’ün İsrail’e ilhak edilmesi bağlanması kararıdır. İlhak sonrasında İsrail devleti Kudüs’ün Arap ve İslami kimliğini tamamen silmek istiyor.

Kudüs’teki Filistinli nüfusu nedir?

200 binden az. Yaklaşık 62 köy. Benim doğduğum köy Kudüs’e 8 kilometre uzaklıkta olmasına rağmen Kudüs’e giremiyorum.

Kudüs’te yaşayan Filistinliler hangi işlerde çalışıyor?

Büyük bir bölümü turizmden geçinirken azımsanmayacak sayıda fabrikalarda çalışan bir kesim de var.

İsrail Hükümetinin Filistinlileri ucuz işgücü olarak kullanma gibi bir politikası var mı?

İsrail’in ekonomik yapısına baktığımızda Gazze ve Batı Şeria’da dahil olmak üzere tüm Filistinlileri ucuz işgücü olarak kullanmıştır. Ta ki 1987 intifadası gerçekleşene kadar. O günden sonra Batı Şeria ve Gazze’de yaşayan Filistinlilerin ucuz işgücünden yararlanma politikasına son verdiler. İşgücü açığını kapatmak için Asya’dan işçi ithalatına başvurdular. Kudüs’ün statüsünden dolayı yani kendilerine bağladıklarından dolayı Kudüs’te yaşayan Filistinlileri hala ucuz işgücü olarak kullanmaya devam ediyorlar. Filistin işçilerini koruyabilecek bir kanuni düzenleme yok. İsrail’deki sendikalara Filistinli işçiler üye olamıyor ve bu sendikalar Filistinli işçilerin sorunları ile hiçbir şekilde ilgilenmiyor.

Kudüslü Filistinliler Kudüs’ten dışarıya çıkamıyor, Batı Şeria ve Gazze’den de Kudüs’e girilemiyor. Durum böyle iken Kudüs’teki direniş hangi araçlar ve örgütler tarafından geliştiriliyor?

Kudüs’te bir dizi Filistinli ulusal kuruluş ve kültür evleri mevcuttur ve bu kuruluşlar Kudüs’teki Filistinli nüfusa hizmet sağlamak için sağlık ve eğitim gibi bir dizi çalışma yürütmektedir. Filistinlilerin sosyalleştikleri bu kurumları bile İsrail devleti terörist faaliyet kapsamına alarak kapatmakta ve saldırmaktır. Bu kurumların dışında Filistinli birçok örgüt Kudüs sınırları içerisinde illegal olarak siyasi faaliyetine devam etmektedir.

Hazırlayan: Ali Mendillioğlu

Söyleşinin devamı için:

Dipnot Tablet 191. sayısını indirmek için:

TÜRKİYE’NİN EN ÇOK OKUNAN TABLET DERGİSİNİ ÜCRETSİZ OLARAK

iPAD’İNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

 available-on-the-app-store

ANDROİD TABANLI TABLETİNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Get-it-on-Google-Play