İslamcı İktidara İslamcı Muhalefet

Çarşamba, 3 Temmuz 2013 11:07

[wzslider autoplay="true" transition="'slide'"]

Gezi eylemleri Türkiye’de sadece İslamcıların dışında kalan kesimin rahatsızlığını değil, aynı zamanda uzun zamandır İslamcı hareket içinde AKP iktidarına yönelik eleştirileri de açığa çıkarması bakımından önemli bir dönüm noktası oldu. Aslında başından beri eylemler, ideolojik bir refleks içermiyordu. Her ne kadar eylemcilerin içinde sol gruplar, feministler, ulusalcılar, Kürtler ya da LGBT gibi gruplar varsa da, tüm bu grupları bir araya getiren esas itiraz İslamcı iktidarın kendi tabanıyla kurduğu ‘İslami’ referansı yoğun siyasi eğilime değil ‘öteki’ ya da ‘diğerleri’ ile kurduğu ilişkiye bir çeki düzen verme çabasıydı. Bu nedenle Başbakan’ın ‘başörtülü kadınları dövüyorlar’ çıkışına yine parkta örtülü ve örtüsüz kadınlar ‘kadına yönelik şiddete karşı’ bir araya gelerek birlikte cevap verdi. Eylemciler parkta Miraç kandilini kutlayarak, Cuma namazları kılarak itirazının Müslümanlığa olmadığının altını ısrarla çizdi. Burada 1990’lar sonrası siyasi düzlemdeki değişikliğe paralel olarak ‘ideolojik’ değil ‘ilkesel’ bir itiraz vardı. Daha fazla demokrasi, daha fazla özgürlük ve farklılıklara saygı ilkeleri çerçevesinde farklı eğilimler bir araya gelebildi.

Direniş ideolojiler üzerinden değil de ilkeler üzerinden örgütlenince bizatihi İslamcılar içinde AKP’ye yönelik ciddi reservleri, eleştirileri olan gruplar da eylemlerin önemli bir parçası oldu. AKP’nin muhafazakâr ahlak anlayışıyla örtmeye çalıştığı ultra-kapitalist ekonomi politikalarını uzun zamandır eleştiren Anti-Kapitalist Müslümanlar’ın öncülüğünü yapan İhsan Eliaçık eylemlerin sembol isimlerinden biri oldu. Parktaki namazları kıldıran da Eliaçık’tı. İslam’da bugün Miraç kandilinde yapılan dini ritüellerin birçoğunun Müslümanlar tarafından geleneksel olarak icat edildiğini söyleyen Eliaçık’ın kandilde parkta namaz kıldırması ‘diğer’ Müslümanlarca çok sert eleştirildi. Aslında İhsan Eliaçık’ın Müslümanların kapitalistleşmesine yönelik eleştirileri bugün İslamcılar arasındaki temel bir ayrışmaya işaret ediyordu.

Türkiye’de iktidarda vücut bulmuş İslamcı damara karşı yine İslamcılar içinden itirazlar dört başlık altında toplanıyor diyebiliriz. Bunlardan ilki sözünü ettiğim gibi iktidarın ultra-kapitalist politikalarının Müslümanlar arasında derin bir sınıfsal ayrışma yarattığına ilişkin itirazlar. Bu itiraz en örgütlü Mazlum-Der’den geliyor. Çoğunluğu Mazlum-Der üyesi olan İslamcı isimlerin gezi eylemleri sonrası Emek ve Adalet Platformu etrafında toplaşarak yayınladığı bildiri bunu çok çarpıcı bir biçimde iktidarın yüzüne vuruyor. Bildiride Müslümanlar arasındaki sınıfsal ayrışma şöyle ifade ediliyor:“Mahallemiz parçalanıyor. Artık zenginlerle fakirlerin ayrı camilerde namaz kıldığı bir topluma doğru gidiyoruz.” Aynı zamanda Emek ve Adalet Platformu eylemler sonrası yayınladığı bildiriyle, AKP’nin kapitalist ekonomiye dayalı kalkınma anlayışının İslam ile çeliştiği iddiasını şu cümlelerle paylaşıyor: “Her şeyin zenginlik ve güç ekseninde değerlendirildiği, siyasal güç ve ekonomik büyümenin kutsallaştırıldığı bir siyaset dili Müslümanların ahlakını yansıtan bir dil değildir.”

İslamcılar arasında AKP iktidarına yönelik eleştirinin diğer bir boyutunu ise AKP’de hatta daha çok Tayyip Erdoğan’da sembolikleşen sorgulanamaz iktidar mefhumu oluşturuyor. Emek ve Adalet Platformu buna yönelik eleştirilerini ise şöyle dile getiriyor: “…kimseyi dinlemek sorumluluğu hissetmeyen, semboller üzerinden çatışan Kemalist iktidar dilini devralıp bu dili sürdürmeyi tercih eden muhafazakâr iktidar partisi bu sesleri duymadı.” İslamcı çevre içinde Erdoğan’ın tercih ettiği ‘devletlû’ dil, bir zamanlar sert devlet eleştirisi yapan İslamcılar içinde rahatsızlık yaratıyor. Bu nedenle bildiriyi imzalayan isimlerden biri olan Hüda Kaya Mazlum-Der’in Gezi Parkı forumunda “Farklı fikirlere tahammül yok, mahalle baskısı hissediyorum” diyerek bugün Müslümanlara mahalle baskısının ulusalcılardan/laiklerden çok ya da en az onlar kadar artık İslamcı iktidardan geldiğini ifade ediyor.

Aynı zamanda bu çevre Roboski katliamı sonrası Tayyip Erdoğan’ın yine devlet dilini kullanan açıklamalar yapmasından, Roboski katliamını yapanların açığa çıkarılmamasından ve iktidarın Kürt sorunuyla ilgili yer yer milliyetçi savrulmalarından da rahatsız. Nitekim İslamcı hareket içinde ayrışmanın üçüncü maddesini “Kürt sorunu” olarak işaretleyebiliriz. Türk-İslam sentezine yakın duranlar ve bunun karşısında daha ümmetçi bir tavır sergileyenler arasında net bir gerilim var. Nitekim Gülen cemaatinin “bu konuyu ihmal ettik”le başlayan son dönemde Kürt sorununa artan ilgisi bu ayrışmayı aşmaya dönük bir çabanın tezahürüdür.

Son olarak AKP iktidarına yönelik temel itirazlar biri de kadınlardan geliyor. AKP’nin halen başörtüsü sorununa yapısal bir çözüm getirememiş olması, başörtülü kadınların mecliste temsil edilememesi gibi gerekçelerle kadınlar AKP’yi ve Erdoğan’ı eleştiriyor. 2011 genel seçimlerinde başörtülü kadınların başlattığı “Başörtülü Aday Yoksa Oy da Yok” kampanyası bu itirazın somutlaştığı bir platformdu. Bu kampanyayı destekleyen ve Gezi eylemlerine de destek veren Yıldız Ramazanoğlu, AKP iktidarına yönelik eleştirilerini Hazal Varış’a verdiği röportajda şöyle dile getiriyor: “Ama iktidar çürütücü bir şey. Çok uzun süre iktidarda kaldığınız zaman, çok sağlam dostane eleştiriler de almıyorsanız, çevrenizdeki insanlar sözünü sakınıyorsa bir şekilde otoriterleşirsiniz. İktidar da kurumsallaşmak yerine bireyselleşiyorsa, her şeye tek bir lider karar veriyorsa bu tabii ki tehlikeli.”

Özetle, Tayyip Erdoğan ‘mağdur’ siyaseti üzerinden yerleştiği ve ‘muktedire’ dönüştüğü iktidarında şimdi yeni ‘mağdur’lar yaratıyor. İslamcılar içinde ‘askeri vesayete’ karşı belli bir uzlaşıyla, liberallerin de desteğini alarak iktidara taşınan AKP’nin yeni mağdurları içinde ‘diğer’ İslamcılar da yer alıyor. İktidarın bu tutumuna karşı cevap ise yine Emek ve Adalet Platformu’ndan geliyor: “Bir zamanlar mazlum olmak şimdi bizim de zalimleşmemizi ya da zalimin yanında yer almamızı gerektirmiyor!”

Zehra Yılmaz

App. Store’dan iPad ve iPhone’nunuza indirmek için TIKLAYINIZ