Işıklar Şehri Hong Kong! Rıfat Karlova Dipnot Tablet için yazdı!

Pazar, 16 Şubat 2014 09:00

Hong Kong ya da Çince’sinin Türkçe’ye tercümesiyle “Güzel Kokan Liman” günümüzde dünya ticaretinde en fazla öneme sahip şehirlerin başında geliyor. Hong Kong bugün geleneksel Çin şehirlerinden daha çok modern batı şehirlerine benziyor.

İstanbul’dan 10 saat süren uçuşun ardından ayak basacağınız Hong Kong’da sizi ilk karşılayacak olan modern bir havalimanı.

Sizi belki de en çok ulaşım ağının rahatlığı ve modernliği şaşırtacak! Havalimanından şehre hızlı tren, taksi veya otobüsle çok kısa sürede ulaşabilirsiniz.

Şehirde sayısız konaklama imkanı bulunuyor ama fiyatların çok iyi olduğunu pek söyleyemeyeceğim. Her ne kadar ilk bakışta fiyatlar turistleri korkutsa da şehrin biraz daha arka kısımlarına doğru uygun fiyatlara orta sınıf otel odaları bulabilirsiniz.

Hong Kong şehrine bir başka büyük şehirden geliyorsanız sizi şoke edecek olan en büyük gerçek aslında Hong Kong’un o kadar da büyük olmadığı gerçeği. Birçok küçük adacık ve ana karaya bağlı olan toprak parçasının üzerine kurulmuş Hong Kong şehri, 8 milyona yakın nüfusuyla dünyanın en yoğun nüfus kalabalığına sahip yerlerinin başında geliyor. 15-20 metre karelik daireler bir milyon dolardan başlayan fiyatlarla satılıyor.

Şehrin her yerinde göreceğiniz o dev binalara ve insan yoğunluğuna rağmen Hong Kong’da şehir içi ulaşım inanılmaz güzel alt yapısı sayesinde inanılmaz rahat. Adalar arasında alt geçitler, üst geçitler, sayısız kavşak ve ahtapot gibi düzenlenmiş yollar ile Hong Kong dünyaya adeta ulaşım dersi veriyor. Hong Kong metrosunun düzeni ve neredeyse her noktaya ulaşıyor olması sayesinde trafik sorununuz büyük ölçüde çözülüyor.

IMAG2837Sokaklarda gezerken gözünüzün gökdelenlerde olacağını tahmin ettiğim için şehirde mümkün oldukça yürümenizi tavsiye ediyorum. Çok uzak mesafelere yürümeniz gerekmedikçe ve iklim sizi rahatsız etmedikçe yürümeniz en doğru tercih olacak. Bu sayede Hong Kong’da yaşanan Batı-Çin karışımı kültürü daha yakından tanıyabilir ve şehrin yeni noktalarını keşfedebilirsiniz. Her adımınızda bir tarafta batının kurduğu düzenli alt yapıya sahip olan sokaklarda gezerken diğer taraftan da yüzlerce yıldır Çinli olan gizemli kültür ile tanışmanız Hong Kong’un en inanılmaz özelliklerinden bir tanesi. Sokaklarda işleyen İngiliz tarzı iki katlı tramvaylara binerek şehri daha da hızlı gezebilirsiniz. Çin yazıları ilk bakışta her ne kadar gözünüzü korkutsa da zamanla bu duruma alışacaksınız. 100 küsür yıl İngilizlerin hakimiyetinde kalmış olan Hong Kong’da İngilizce konuşan insan sayısı diğer Çin şehirlerine göre oldukça fazla.

Çoğu Çin şehrinde olduğu gibi burada da sokaklarda sayısız lokanta ve seyyar satıcı göreceksiniz. Hong Kong’da da fiyatlar üzerinde oynama olacağı için siz siz olun pazarlık yapmayı unutmayın. Çin’in hemen dibinde olan Hong Kong’da dünya markalarının yanında her türlü ürünün birebir taklidini de bolca bulabilirsiniz. Çoğu yerde Hintliler karşınıza çıkacaklar ve size bir şeyler satmaya çalışacaklar. Hong Kong gezilerimde öğrendiğim kadarıyla bu Hintliler epey bir teşkilat olmuşlar ve her türlü işi yapıyorlar. Siz siz olun Hong Kong gibi bir şehirde güvenmediğiniz kişilerle alışveriş yapmayın.

Hong Kong oldukça güvenli bir şehir, gece sokaklarda rahat rahat yürüyebilir hiç bir olumsuz manzaraya karışmadan eğlenmenize bakabilirsiniz. Dev binaların aralarına sıkışmış olan barlar sizlere çok sayıda eğlence alternatifi sunacak. Barlarda içecek fiyatları ise Türk Lirasi ile 10-20 TL civarında.

Çin yemeklerine meraklıysanız Çin’in farklı bölgelerinin çok sayıda değişik yemeğini tadabilirsiniz. Bunun yanında Hong Kong’da mutlaka deniz ürünleri yemenizi tavsiye ediyorum. Sokaklarda caddeyle bitişik kurulmuş olan deniz lokantalarında 3-5 çeşitten oluşan iki kişilik bir yemeği 60-100 TL’ye afiyetle yiyebilirsiniz. Çoğu arkadaşımın köpek etiyle ilgili sorduğu sorulara cevabım: Hong Kong’da köpek eti satmak ve yemek yasak. Bu yüzden ben ne gördüm ne de yedim. İçiniz rahat olsun ve güzel güzel gezin.

Peki Hong Kong bitti mi? Elbette ki hayır ! Hong Kong’a her gelen turistin yaptığı gibi sizde THE PEAK diye adlandırılan tepeye çıkmadan Hong Kong’u gezdim diyemezsiniz. Buraya ulaşım oldukça kolay ama size tavsiyem Tram ismi verilen tramvay ile zirveye ulaşmanız.
Hong Kong şehrinin sizi geçirdiğiniz süre boyunca batı ile Çin arasında farklı duraklara götüreceğinden emin olabilirsiniz. Kimi zaman şehrin hızına yetişemeyip bir kenarda manzaraya dalacaksınız kimi zaman ise hiç kimsenin olmadığı tenha sokak aralarına dalarak huzuru bulacaksınız. Şehrin ışıklarını ve gökdelenlerin yarattığı etkiyi hatıralarınıza koyup evinizin yolunu tutarken ister istemez bu şehre yeniden gelmeyi hayal edeceksiniz.

Rıfat Karlova (@Karlova)

TÜRKİYE’NİN EN ÇOK OKUNAN TABLET DERGİSİNİ İNDİRMEK İÇİN