İnternet yasakları ülkesinde Digital Özgürlük Konferansı

Cumartesi, 7 Haziran 2014 16:40

Dijital dünyanın gündemini ve nasıl evrildiğini ele alan Digital Age Summit konferansının sekizincisi İstanbul’da düzenlendi. Konferansın ana konusu, dijitalin artık geleneksel medyanın bir yansıması değil, ana akımın kendisi haline gelmesiydi. Bizi ilgilendiren konu ise Türkiye’deki intertnet yasakları devam ederken böyle bir konferansın burada yapılmış olmasıydı. Ülkemizde son zamanlarda yaşanan yasakları ve sosyal medyanın demokrasi aracı olup olmadığını ve digital dünyanın son durumunu konferansın moderatörü gazeteci-yazar Serdar Kuzuloğlu ve 100 etkili medya lideri arasında yer alan gazeteci- yazar Jeff Jarvis ile Dipnot Tablet için konuştuk.

 

“İnterneti demokrasiyi bozguna uğratmak için değil, güçlendirmek için kullanıyoruz”

Türkiye’deki internet yasaklarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Jeff Jarvis : Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, sizin internet yasaklarına karşı mücadeleniz, tüm dünyanın internet özgürlüğü mücadelesidir. Türkiye’nin serbest internet ve konuşma özgürlüğü konusunda yaşadığı sorun tüm dünya olarak hepimizin sorunu. Tüm dünya bu yasakları konuşuyor ve izliyor. Konuşmamda da söylediğim gibi, internetin geleceğini henüz tam olarak kestiremiyoruz, bu sebeple bugün koyduğumuz yasakların gelecekte de ne gibi sorunlara neden olacağını bilmiyoruz. Konuşmamda da söylediğim bir şeyi size de söylemek isterim, NSA skandalından dolayı Amerika ve NSA adına özür dilerim. Bu tüm dünyaya yapılan bir kötülük. İnternetin gelişmesi ve geleceğine yönelik en büyük tehdit, özellikle Türkiye’deki gibi yasaklarla, hükümet sansürüdür. İnternet sansürü, hem konuşma özgürlüğüne zarar veriyor ama aynı zamanda ekonomik olarak da büyük zararlar verme potansiyeline sahip: kalkınmaya, inovasyona ve iş ortamının önünü kesiyor. İnternet özgürlüğünü ve yasaklarını değerlendirirken şunu unutmamalıyız: internet kontrol edilebilir bir medya aracı değil, insanların bir araya geldiği sosyal bir mecra. Benzer şekilde, internet bir aracı (medium) değil, Taksim Meydanı gibi insanların diyalog kurduğu bir alan.

 

“Zeki Müren’in de bizi görmesi için herkes elinden geleni yapıyor.”

Sizce gerçekten dijital, yeni akım mıdır? Ne düşünüyorsunuz?

Serdar Kuzuloğlu: Dijital, bugünün dünyasında, tanımlaması, sınırları çok zor olan bir kavram. Mesela TV, bu dijitalin ne kadar dışında artık, onu düşünmek lazım. Bugün satılan TV’lerin neredeyse tamamı net bağlantısıyla geliyor. İçerisinde akıllı uygulamalar var. Geleneksel yayının dışında bir şeyler sunabilmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Televizyon da artık o eskisi kadar tek taraflı televizyon değil. Zeki Müren’in de bizi görmesi için herkes elinden geleni yapıyor. Ee radyolar da bir sürü benzer programlar var.

Yepyeni mecralar doğuyor, bunlar neyin dijital olup olmadığı konusunda bizi değiştiriyor. Bence yeni kriterimiz interaktif mi değil mi olmalı. Yani biz onunla etkileşime girebiliyor muyuz? Tek taraflı bir iletişim mi sunuyor yoksa bir diyaloga izin veriyor mu? Bu eksende bakmak lazım. Tabi ana akım bu mu değil mi bilmiyorum ama işin gideceği noktada öncelikli olarak tercih edilecek olan bir akım olacağına şüphem yok. Çünkü insan doğası gereği diyalog kurmak istiyor, ikili iletişim kurmak istiyor, dâhil olmak istiyor. Tecrübe etmek, bir parçası olmak istiyoruz ve bunu bize sağlayan her türlü imkan hayatımızda yer buluyor, işte Twitter, FB gibi fenomen sitelerin çok kısa sürede nasıl milyonlarca kişiye ulaştığının cevabı da burada işte.

Hazırlayan: Fuat Kahraman

Dipnot Tablet dopdolu ve yepyeni sayısı ile yayında. Yazının tamamı için:

 

TÜRKİYE’NİN EN ÇOK OKUNAN TABLET DERGİSİNİ ÜCRETSİZ OLARAK

iPAD’İNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

available-on-the-app-store

ANDROİD TABANLI TABLETİNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

Get-it-on-Google-Play