Instagram’daki muhteşem hayatlara bakıp, ‘benim hayatım niye böyle değil’ dediniz mi hiç?

Pazar, 29 Haziran 2014 18:30

Teknoloji ve sosyal medya hayatlarımızı nasıl yönlendiriyor? Instagram’daki fevkalade hayatlara bakıp, benim hayatım neden böyle diyor musunuz? İldem Wilson sosyal medyanın hayatlarımız nasıl yönlendirdiğini yazdı. Dipnot Tablet 171. sayıda…

Bazı hayatlar çok güzel

Sanal gerçeklikteki sosyal hayatımızın, gerçek yaşamdaki sosyal hayatımızdan yavaş yavaş nasıl çaldığını anlatan ‘felaket tellalı’ makaleler yeni değil. Sosyal medyanın hayatımızı nasıl mahevdeceği üzerine farklı tahminler neredeyse sosyal medyanın gelişimi ile eş zamanlı olarak devam ediyor. Yüzlerce Facebook arkadaşı olan insanların aslında yapayalnız olduğu, sosyal medya bağımlılığı yüzünden çevremizdeki insanları kaybedeceğimiz ya da yaptığımız paylaşımların sonunda dünyayı ele geçirecek olan Google tarafından bize karşı şantaj malzemesi olarak kullanılabileceği gibi yorumlar ve öngörüler bu güne kadar bana pek inandırıcı gelmemişti. Bu hafta izlediğim bir video ise çok başka bir rahatsızlığı öyle açık bir şekilde anlattı ki galiba bu defa ikna oldum.

Norveçli film yapımcılarının hazırladığı ve ismini Facebook’un ileti kutucuğundaki o “Neler yapıyorsun?” mesajından alan bir video sosyal medyanın hemen hepimizde yarattığı bir tür baskıyı çok açık bir şekilde anlatıyor.

 

Video’da gayet sıkıcı ve aslında bir o kadar da normal bir hayatı olan Scott Thomson adlı adam, timeline’ındaki insanların heyecan, başarı ve mutluluk ile dolu, pırıl pırıl hayatlarına bakıyor ve kendi gerçekliği ile karşılaştırıyor. Sosyal medya hepimizde gitgide büyüyen bir tür imrenme, kendi ile karşılaştırma, hatta bazen kıskanama hissi yaratıyor.

Bu karışılaştırmayı hepimiz doğal olarak yapıyoruz. Bunu reddedebilecek kadar ermiş, bu hesapları aşmış birinin de sosyal medyada işi olacağını sanmıyorum. Çünkü itiraf etmek gerekirse herkes sosyal medyaya şu ve ya bu şekilde kendi promosyonunu yapmak için geliyor. Bu promosyon güzellik, mutluluk, para, başarı, ince zevkler, espiri anlayışı vs vs üzerinden yapılıyor.

Aslına bakarsanız bütün bunların promosyonunu farklı şekillerde gerçek hayatta da yapıyoruz. Ancak gerçek hayatta bu iş çok daha zor. Zira kendinizi olduğunudan çok daha güzel gösterme şansınız az. Paranız olup olmadığı ya da başarılı olup olmadığınız zaten kolayca anlaşılıyor. Ancak sosyal medya’da hemen herkes gerçekliğin bir adım ötesine geçip idealize edilmiş bir hayat yaratabiliyor. Instagram hesaplarındaki fotoğraflar bu yüzden hep en mutlu, en ilginç, en eğlenceli, en güzel anlarımızı gösteren fotoğraflarla doluyor. Doğal olarak kimse eşi ile tartışırkenki görüntülerini Instagrama yüklemiyor. Ya da kilolu göründüğümüz günlerde çektiğimiz fotoğraflarla dolu bir Facebook albümümüz yok. Çünkü bir paylaşım sitesinde insanlara hoş şeyler sunma kaygımız var. Sonuçta adı üstünde bu bir medya ise, bir reyting kaygımız var.

Yanlış olan sosyal medya’da hep en iyi anlarımız paylaşmamız değil. Yanlış olan bunu insanların gerçek hayatları olarak kabullenmemiz…

Yazının devamı Dipnot Tablet’in son sayısında:

TÜRKİYE’NİN EN ÇOK OKUNAN TABLET DERGİSİNİ ÜCRETSİZ OLARAK

iPAD’İNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

available-on-the-app-store

                                                                           ANDROİD TABANLI TABLETİNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Get-it-on-Google-Play