Inovasyon Merkezleri Neden Inovasyon Ortaya Çıkaramıyor?

Cuma, 29 Eylül 2017 11:46

HAZIRLAYAN: ERGİ ŞENER

Bundan tam bir sene önce, “Kurum içi inovasyon birimleri gerçekten faydalı mı?” başlıklı bir yazı yayınlamış ve kurumsal şirketlerin inovasyonu yüzeysel ele alma çabalarını eleştirerek yazımı şu şekilde bitirmiştim: “Firmaların ino-vasyon süreçlerini sistematik ve sürdürülebilir bir hale getirmelerinin her ge-çen gün daha da önem kazandığı günümüzde, şirketlerin önce aynaya bakıp, objektif bir değerlendirme yapmalarında yarar var. Eğer, inovasyon çıkarmı-yorsa; yeni ürünleri karlı iş modelleri ile desteklemiyorsa inovasyon merke-zine gerçekten ihtiyaç var mı? http://www.dipnot.tv/kurum-ici-inovasyon-birimleri-gercekten-faydali-mi/89142/ Forbes’da geçen hafta, benzer bir ma-kale yayınlanınca, bundan yola çıkarak konuyu tekrar gündeme almak iste-dim.

Bulut bilişim, mobil teknolojiler, on-demand ekonomi, platformlar, uygulama-lar, makine öğrenimi, kesintisiz bağlantı ve her şeyden önce dijital dönüşüm tüm sektörleri ve firmaları hızla değiştirmekte. Tüm bu değişim ve dönüşüm sürecine ayak uydurmak adına, kurumsal firmaların çoğu inovasyon merkezi fikrini hala oldukça cazip bulmakta.. Son yapılan bir araştırma, dijital dönü-şüm odağında stratejilerini gözden geçiren firmaların neredeyse yarısının, inovasyon merkezlerini gündeme aldıklarını gösteriyor. Bununla birlikte, ne yazık ki, inovasyon merkezleri her zaman inovasyon ortaya çıkaramıyor…

Peki neden böyle? Yapılan farklı araştırmaların ortaya koyduğu gerçek, ge-çen yıl da belirttiğim üzere, inovasyon merkezlerinin yüzeysel, PR odaklı ça-lışmalardan öteye geçemeyip, şirketlerin kültürlerine, DNA’larına etki etme-mesi. Pek çok firma, inovasyon merkezi kurmasına rağmen, bu merkezlerden

beklentilerini net hedeflerle ortaya koyamamakta. Bununla birlikte, “dijital yı-kım” (digital disruption) tehditine karşın, inovasyon artık bir mecburiyet haline gelse ve inovasyona yönelik harcamalarda önemli bir artış gözlense de şir-ketlerin büyük çoğunluğu halen inovasyon çalışmalarında sınıfta kalmakta. Inovasyon hala teknoloji odaklı ilerlemekte; tasarım, müşteri deneyimi, pa-zara giriş stratejileri, müşteri kazanımı gibi önemli parametreler planlama-larda genellikle göz ardı edilmekte.

Görüntüde Inovasyon

Inovasyon merkezlerini başarısızlığa götüren nedenlerden ilki; inovasyon merkezlerinin işletmeden tamamen ayrı bir şekilde, şirketin tüm fonksiyonla-rından soyutlanmış olarak tasarlanması. Pek çok kişi, şehrin işlek caddele-rinde ya da yeni yeni moda olmayan başlayan ortak çalışma lokasyonlarının özel tasarımlı alanlarında MacBook’ları ile çalışan yeni nesil, cool “hips-ters”ları görmüştür. Şirketin şanslı birkaç çalışanına bu kadar “comfort zone” verilmesine rağmen, şirketin geri kalan büyük çoğunluğu, beşer kiloluk ve en az 3’er yıllık dizüstü bilgisayarları ile kulelerde ya da plazalardaki kübiklerinde çalışmaya zorlanmaktalar… Bu durum genellikle inovasyonun stratejik bir şe-kilde ele alınmaktansa, görsel olarak sergilendiğini gösteriyor. Türkiye’de bu şekilde inovasyonu ele alan şirketlerden son yıllarda ne inovasyon çıktığını sorguladığımızda, ne yazık ki ortaya çıkan sonuçlar hiç kimseyi tatmin etme-mekte…

Tabi ki bu gösterişli ve oldukça eğlenceli bu merkezlerde hiç bir şey yapılma-dığını iddia etmek de gerçekçi olmaz. Ancak, buralarda geliştirilen “fancy” uygulamalar, şirket içinde heyecan yaratsa da, müşteriler arasında genellikle

kabullenilmiyor. Uygulama dükkanları, sınırlı temel işlevlere sahip uygulama-lara yönelik şikayetlerle dolu. Bu durum da markanın kirlenmesine neden olu-yor…

Bu nedenle, inovasyona yönelik sürekli dile getirdiğim nokta inovasyonu şir-ket kültürünün bir parçası haline getirme gerekliliği, bu da ancak inovasyonun ana iş kollarını içerek şekilde konumlanması ile mümkün olmakta. Gösterişli inovasyon çalışmaları, müşteri memnuniyeti, ve gelir getiren ürünler ortaya çıkarmıyorsa, inovasyon merkezleri faaliyetlerini yerine getirmiyor demektir.

Inovasyon merkezlerinin başarısız olmasının ikinci nedeni, inovasyon mer-kezinin şirket hiyerarşisi içinde sıkışıp kalması ve yeni fikirleri ortaya çıkar-makta serbest olmasına rağmen, bunları hayata geçirmede statükoya karşı koyamaması… Ne yazık ki, bu tarz kurumsal inovasyon merkezlerinde iyi ni-yetli çalışanların ürettikleri fikirlerin hiç bir etkisi olmuyor; çünkü birkaç dina-zor yönetici, kaleyi koruyan duvarlar gibi davranıp, yenilikçi fikirleri henüz ka-bul görmeden ve yayılma şansı bulmadan öldürmekte ve bunları görev bilinci ile sistematik bir biçimde gerçekleştirmekteler…

Radikal Düşünceleri Kucaklama Kültürü

Inovasyon merkezlerinin her iki türlü başarısızlığı da inovasyon odaklı çalı-şanları demoralize etmekte. Bu çalışanlar ya mevcut ana iş kolundan kesit yiyerek tamamen yeni, yıkıcı bir şey bulmaya zorlanmakta, ya da kurumsal bürokrasi ve değişime direnç yüzünden boğularak, şirketten koparılmaktalar.

Yeni fikirler üretmek ve bu fikirleri hızlı bir şekilde pazara sokmaya çalışmak, inovasyon için bir garanti teşkil etmiyor. Dijital değişimin hızına ayak uydur-mak için, işletmelerin inovasyon yapmaya hazır olmaları gerekmekte. Bunun için inovasyon merkezleri; bu merkezlerde proje üretilmesi, deneyler yapıl-ması, prototipler ortaya çıkması oldukça yararlı; ancak gerçek inovasyon için müşteri nezdinde problemleri çözmek, değer yaratmak ve ürünleri müşteri-lere ulaştırmak gerekmekte.