“İngiltere’den yeni uygulama: Ya bu dili öğrenirsin ya bu diyardan gidersin”

Cumartesi, 23 Ocak 2016 16:09

İLDEM WILSON

İngiltere Başbakanı David Cameron hafta başı İngiltere’ye eş durumundan gelen göçmenlerin 2,5 yıl içinde İngilizce dil testini geçememeleri takdirde ülkede kalamayacaklarını açıkladı. Yani, Ekim ayından itibaren uygulanacak kanuna göre eş durumundan ülkeye giren fakat 2,5 yıl geçmesine rağmen halen İngilizce konuşamayan göçmenlere oturma izni verilmeyecek. David Cameron açıklamasında bu kanunun özellikle Müslüman kadınların yaşadıkları topluma entegrasyonlarını sağlamak açısından yararlı olacağını vurguladı.

Bir ülkede yaşayıp da o ülkenin dilini öğrenmemek için nasıl bir gerekçeniz olabilir hayal etmek bile zor. Dünyanın aklımdaki en uzak köşesi Fiji’ye gitsem ve orada yaşayacak olsam biliyorum ki bir an önce Fiji dilini öğrenmek için elimden geleni yaparım. Çünkü yaşadığım bir ortamda, kimseyi anlayamamak, konuşamamak, hiçbir şeyi okuyamamak beni son derece rahatsız ve mutsuz eder. Üstelik gayet eminim ki bu sadece bana has bir durum değil; aksine, etrafında konuşulan dili anlamamak her insanın belli bir süre sonra dayanmakta zorluk çekeceği türden ciddi bir sıkıntı.

Fakat ne ilginçtir ki bazıları için durum hiç de böyle değil. Kendi seçimiyle, hatta büyük uğraşlarla iltica ettiği bir ülkenin dilini ve kültürünü topyekûn reddetmek, belki asimile olmamak ve kendi kültürünü kaybetmemek adına içinde yaşadığı ortamın konuştuğu dili bile reddederek en nihayetinde kendi kendini izole etmenin daha mantıklı olduğun sonucuna varanlar da var.

İngiltere’de yaşayan yaklaşık 200.000 Müslüman kadın yeterli iletişim kurabilecek İngilizce seviyesine sahip değil. İngiliz devletinin iş arayan göçmenlere ücretsiz, hali hazırda çalışan göçmenlere ise yarı yarıya ödeyerek sağladığı İngilizce dil kursları bulunmasına rağmen bunlardan yararlanmayı reddeden de var. Yine de, yeni kanun ile birlikte bu kurslar daha da yoğunlaştırılacak ve kimi zaman kurslarda yer bulamayanların da dil öğrenim ihtiyaçları evlerinde derslerle karşılanacak.

4795-1

Her ne kadar iyi bir gelişme gibi görünse de bu yeni düzenlemelere sert eleştiriler yapıldı. Cameron’un tüm göçmenleri ilgilendiren açıklamasında özellikle Müslüman kadınları işaret etmesi tepki yaratırken, bir yandan da halk “bu İngilizce derslerinin faturasını niye ben ödüyorum?” sorgulaması yapılıyor. İngiltere’de tartışma Cameron’un Müslüman kadınları işaret ederek kaç yıldır konuşulan fakat hiç hayata geçirilemeyen bir uygulamayı gündeme kurnazca adapte etmiş olması ile vergi veren vatandaşların “dersleri niye ben ödüyorum?” şikayeti arasında gidip geliyor.

David Cameron bundan 4-5 yıl önce de öne sürülen “ya dili öğren ya terket” uygulamasını bugünün Müslüman karşıtlığı atmosferinin kuyruğuna takarak hızlandırmış ve daha geniş kitlelerce kabulünü sağlamış görünüyor. Ama ne kadar kötümser baksanız da kuşkusuz bu dil eğitiminden en pozitif şekilde yararlanacaklar yine Müslüman kadınlar. Cameron’un asıl amacı “tek millet” dediği bir İngiltere olsa da, aynı zamanda Müslüman kadınların bin bir türlü zorluklarla iltica ettikleri bir ülkenin dilini öğrenecek olmalarına kimin itirazı olabilir? Kimi eşi tarafından, kimi ise ailesi tarafından bilinçli bir şekilde izole edilen kadınlar şimdi belki de, zorla da olsa, yaşadıkları ortama entegre olabilecekler.

 

-

Dipnot Tablet’in 253. sayısını indirmek için

TÜRKİYE’NİN EN ÇOK OKUNAN TABLET DERGİSİNİ ÜCRETSİZ OLARAK

iPAD’İNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

 available-on-the-app-store

ANDROİD TABANLI TABLETİNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Get-it-on-Google-Play