“İngilizler bir bir müslüman oluyor” Guardian’dan çarpıcı analiz

Pazar, 13 Ekim 2013 14:19

İngiliz Guardian gazetesi haftasonu ilginç bir makale yayınladı. İngiliz kadınların İslam dinine geçişini konu alan yazıda müslüman olan İngiliz kadınların portrelerine yer verildi.

İngiltere’de her yıl 5 bin kişinin İslam dinini seçtiğinin ve bunların çoğunun kadın olduğunun altı çizilen yazıda bir müslüman olarak Hristyan bir ülkede karşı karşıya kalınan önyargılar anlatılıyor.

İşte o portrelerden bazıları:

Ioni Sullivan (37) yerel yönetim elemanı, Doğu Sussex

Ioni Sullivan

Sol görüşlü ateist bir aileden gelidiğini ve babasının bir profesör annesinin ise öğretmen olduğunu söyleyen Ioni, Cambridge Üniveristesinde okurken Ortadoğuya yaptığı gezilerde insanların inançlarına bağlılıklarından ve yaşamlarındaki zorluklara sükunet ile yaklaşmalarından çok etkilendiğini anlatıyor.

Ioni bu sırada tamamen batılı yaşam tarzına sahip bir Ürdünlü ile tanışıp aşık oluyor,  evleniyor ve Arapça öğrenmeye başlıyor. Kuran’ın İngilizcesi alıp okumaya başlayan Ioni “kendimi Allah’ın varlığını, insan görünümünde dünyada dolaşan bir tanrı kavramı ile değil de, yaratılıştaki sonsuz güzellik ve denge ile kanıtlayan bir dinle karşı karşıya buldum” diyor. Bu dinde “ibadet etmem için ne bir rahip, ne de bir tapınağa ihtiyacım yoktu” diyen Ioni “Daha sonra İslam’ın daha önce fazla sert olarak nitelendirdiğim, oruç, zorunlu zekat ve iffet gibi uygulamalarına baktım ve bunların kişisel özgürlüğü sınırlayan uygulamalar değil, kendini kontrol etmeyi başarma yolları olduğunu anladım” diyor.

Kendimi kalben müslüman olarak görmeye başladım diyen Ioni Sullivan, bunu herkese ilan etme ihtiyacı duymadığını anlatıyor. Bir yandan da bu durumun aile ve arkadaş çevresi içinde yol açacağı huzursuzluğu düşünen Ioni asıl kırılmanın başörtüsü takmaya başlaması ile ortaya çıktığını anlatıyor. Ama gerçek dostuklarının bu değişimden hiç etkilenmediğini de sözlerine ekliyor.

Dr Annie (Amina) Coxon (72) başhekim ve nörolog, Londra

Dr Annie (Amina) Coxon

İngiliz kökeni Normandiyalılara kadar dayandığını söyleyen Annie, 21 yıl önce Müslümanlığa geçişinin Katolik dinine daha ruhani bir alternatif araken başladığını anlatıyor. İslama geçişinin bir hastası olan Umman Sultanının annesi ve gördüğü bir kaç rüya ile yavaş yavaş ilerlediğini anlatan Annie ilk başta ailesinin çok şarşırdığını ama daha sonra kabullendiklerini söylüyor.

Fakat 11 Eylül olayından sonra aile ilişkilerinin bozulduğunu kardeşinin evine artık gidemediğini anlatan Annie, arkadaşlarının bazılarının ise din değiştirmesine bir egzantriklik olarak baktığını, bazı yüzeysel arkadaşlıkların ise tamamen son bulduğunu söylüyor.

Müslüman olduğunda imamın kendisine ilerleyen yaşı nedeni ile başörtüsü takmasına gerek olmadığını söylediğini anlatan Annie hastalarının da durumu derin bir ilgi ile karşıladığını belirtiyor. Annie İngiltere’de Türk, Pakistan ve Fas’lı müslüman topluluklarına girmeye çalıştığını ve 3 yıl boyunca gittiği camide bir kişinin bile kendisine “Bayramın mübarek olsun” demediğinden şikayet ediyor. Kanser hastalığı geçirdiğinde ise yaşlı bir din adamı dışında tek bir Müslüman arkadaşının gelip kendisi için dua etmediğini anlatan Annie, İslam ile kavuştuğu sükunet, bilgelik ve huzurun bu ufak rahatsızlıklara değdiğini söylüyor. Sonunda Afrikalı müslümanlar tarafından kabul gördüğünü anlatan Annie “İngiltere’deki Müslümanların çoğu göçmen ve etnik kimlikleri camiye çok sıkı bir biçimde bağlı. Camide beyaz yüz görmek istemiyorlar. Biz bunun öncüleriyiz. Bir gün gelcek müslüman olmuş beyazlar birer kaçık olarak görülmeyecek” diyor.

Kristiane Backer (47) Televizyon sunucusu, Londra

Kristiane Backer

Almanya’da çok dindar olmayan protestan bir ailede büyüdüğünü anlatan Kristiane, MTV Avrupa’yı sunmak üzere Londra’ya taşınıyor. Bob Geldof’tan David Bowie’ye kadar bir çok yıldız ile röportaj yaptığını, hem çok çalışıp hem de çok eğlendiğini anlatan Kristiane “ama hep birşeyler eksikti” diyor. Tam bir buhran anında Pakistan’lı ünlü kriket oyncusu İmran Khan ile tanıştırıldığını, İmran Khan’ın kendisinde İslam kitapları verdiğini anlatıyor. Daha sonra İmran Khan ile Pakistan’da bir geziye giden ve burada tanıştığı müslümanların cömertliğinden ağırbaşlılığından ve fedakarlığından çok etkilendiğini söyleyen Kristiane böylece İslama karşı ilgisinin arttığını ve 1995 yılında müslüman olduğunu anlatıyor.

Kristiane müslüman olmasının ardından medya tarafından menfi bir kampanyaya maruz kaldığını söylüyor. Hemen ardından TV kanalı ile kontratının iptal edildiğini söyleyen Kristiane daha sonra Fas’lı bir TV yapımcısı ile evlendiğini fakat eşinin çalışmasına ve erkeklerle herhangi bir münasebetine izin vermediğini anlatıyor. Eşinin bu davranışını İslam’a değil kültürel unsurlara bağlayan Kristiane, eşinden ayrıldıktan sonra şimdi İslam dışı kurallar yerine manevi değerlere daha çok önem veren güvenilir bir müslüman eş arıyor.

Guardian gazetesinin yayınladığı bu makalenin altına çok sayıda yorum da yapıldı. Yorumlarda İslam ile ilgili yoğun bir tarışma başlarken İngiltere’de her yıl binlerce kadının müslüman olmasına karşılık her yıl kaç kadının İslam dinini terkettiği de soruldu.