İldem Wilson yazdı: “İngiltere’nin AB hikayesinde son bölüm: BREXIT”

Pazar, 28 Şubat 2016 10:00

İLDEM WİLSON

 

Kısaca “Brexit” adı verilen Britanya’nın AB’den “exit” etmesi süreci on yıllardır bitmek bilmeyen bir hikayeydi. Hem AB üyesi olan hem de sürekli AB’den şikayet eden bir ülke olarak İngiltere, bu hikayede artık son bölümü okuyor. Hikayenin sonunu ise kimse tam olarak tahmin edemiyor.
1973 yılında AB’ye katılan (o tarihte adı henüz Ortak Pazar) İngiltere’nin, blokla ilişkisinde bir ayağı hep dışarda oldu. Kıta Avrupasındaki diğer ülkelerin aksine kendini hep Avrupan’dan ayrı gören ve böyle de görülmek isteyen İngiltere, ilk AB referandumunu birliğe katıldıktan 3 yıl sonra denedi; ama İngilizlerin %65’i AB’de kalmak istedikleri yönünde oy verdiler. Yine de İngiltere’nin AB’deki pozisyonu eğreti olarak devam etti. 1992 yılında AB ile yaptığı bir pazarlık ile de Avro Bölgesine katılmaktan imtina eden İngiltere, daha sonra değişen hükümetlere rağmen bu kararından geri dönmedi. Avrupa Birliği bürokratik yapısı, ekonomik sınırlamaları, İngiltere’ye uyumlu olmayan yasal düzenlemeleri ve sınır politikaları ile hiç bir zaman İngilizlerin tam olarak içine sinmedi.

Sonunda İngiltere 1975’deki referandum sorusuna geri döndü: “AB’de kalalım mı, çıkalım mı?”. Bu yıl 23 Haziran’da İngiltere bir kez daha aynı soruya yanıt vermek için refrandumda sandık başına gidecek. Bu tarihi referandumun sonucunda İngiltere’ye ne olacağı konusunda, ülke tam olarak ikiye bölümüş durumda. İngiltere’de referandum anketleri ise pek yardımcı olmuyor, zira sonuçlar çoğunlukla “fifty-fifty”. Geçen yılki seçim sonuçlarının da anketler tarafından yanlış tahmin edilmiş olması, anketlere güvenmemek için ayrı bir sebep.
Brexit konusunda sadece İngiliz halkı ikiye bölünmüş değil. Ana muhalefet partisi AB’de kalma yanlısı, ama İngiliz hükümetinin kendisi bile ikiye bölünmüş durumda. Konservatif Parti başkanı ve Başbakan David Cameron, AB ile İngiltere’nin şikayetçi olduğu konular konusunda sıkı bir pazarlık yapılması ancak yine AB üyesi olarak kalınması gerektiğini savunuyor. Fakat pek çok kabine üyesi ve milletvekillerinin yarıya yakını, AB’den çıkma kampanyasını destekliyor. AB’den çıkma yanlısı olan milletvekillerinden en önde geleni ise Boris Johnson. Londra Belediye başkanı Boris Johnson, Konservatif partinin ikinci adamı olarak gösteriliyor ve İngiltere’de popülerliği yüksek olan bir siyasetçi. Gelecek seçimlerde de partinin başına geçmesi ve başbakan olma ihtimali de çok yüksek. Okul yıllarından beri sıkı dost olan David Cameron ile Boris Johnson, ilk kez AB konusunda karşıt taraflarda bulunuyorlar.

 

Cameron neden AB’de kalmak istiyor?
Cameron AB’nin, İngiltere ekonomisine pozitif etkisinin büyük olduğu görüşünde. Üye ülkelerle ticaretin kolaylığını, Avrupa’dan gelen genç, çalışkan ve kalifiye elemanların ekonomiyi büyüttüğünü ayrıca devletin sağladığı sosyal hizmetlere de yarar sağladığını vurguluyor. Cameron ayrıca İngiltere’nin güvenliği açısından AB’nin önemli olduğunu savunuyor ve İngiltere AB’den çıkarsa dünyadaki statüsünün zarar göreceği konusunda uyarıyor.

Boris Johnson neden AB’den çıkmak istiyor?
Johnson ve diğer AB karşıtları, İngiltere’nin AB olmadan daha güçlü olacağı görüşünde. Her yıl milyonlarca sterlin üyelik harcı verdikleri AB’nin, İngiltere’ye ayak bağı olduğunu savunan çıkma yanlıları, bu masrafın geri dönüşünü almadıkları görüşündeler. Bütün bunlardan öte, en çok öne çıkan sebep ise göçmenler. AB karşıtları İngiltere’nin kendi sınır kontrolü olması gerektiğini, Avrupa’dan özgürce İngiltere’ye seyahat edilmesinin sınırlandırılması gerektiğini düşünüyor. Fakat AB’nin de en önemli prensiplerinden biri üye ülkeler arasında vize ve sınır kapısı gibi zorluklar olmadan ülke içinde gezer gibi gezme özgürlüğü olması. Bir diğer unsur da AB’nin git gide bir tür “Avrupa Birleşik Devletleri”ne dönüşme yolunda olması. İngiltere buna katılmak ve daha da sıkı bir AB yönetimine bağlanmak istemiyor

Öngörüler
İngiltere’nin AB’den çıkma yönünde oy vermesi durumunda AB’nin ciddi bir kriz yaşayacağı ve tamamen dağılacağı yapılan tahminler arasında. Aynı zamanda İngiltere’nin ise Brüksel ve Berlin desteğini kaybedip, ABD tarafından da görmezden gelineceği endişesi var. AB’den çıkmak, İngiltere’nin yalnızlaşmasına yol açacak diyenlere karşın, AB’den çıkmayı savunanlar bir tür “değerli yalnızlık” teorisi öne sürüyorlar.

 

-

Yazının devamını okumak ve Dipnot Tablet’in 258. sayısını indirmek için

TÜRKİYE’NİN EN ÇOK OKUNAN TABLET DERGİSİNİ ÜCRETSİZ OLARAK

iPAD’İNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

 available-on-the-app-store

ANDROİD TABANLI TABLETİNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Get-it-on-Google-Play