İdam cezası geri gelir mi?

Pazartesi, 12 Mayıs 2014 10:12

İnsanoğlu var olduğundan bu yana, insan öldürmekte hep var olagelmiştir. Cinayet, bireyler tarafından kimi zaman bir tür cinnet halinde, kimi zaman soğukkanlılıkla işlense de, hümanist doktrine göre idam cezası, devletin tasarlayarak insan öldürmesidir.

Tarih boyunca insanlık, ölüm cezalarının haklılığını tartışıp durdu. Bu anlamda bilinen en eski tartışmalardan biri, ünlü Atinalı filozof Sokrates’in idamıdır. Sokrates, site tanrılarıyla alay etmek, tek bir tanrının varlığından söz etmek ve gençlerin ahlakını bozmak suçlamaları sonucunda baldıran zehri içirilerek ölüme mahkûm edilmişti. Günümüzde bu eylemler suç bile sayılmıyor. 20. yüzyılın başlarında, ABD’de elektrikli sandalye ile idam edilen İtalyan anarşistler Sacco ve Vanzetti’nin günümüzde suçsuzlukları kabul edilmiş görünüyor.

Ülkemizde de halen haksızlığı yaygın olarak dile getirilen idam kararları arasında; Başbakan Menderes ile iki bakanı, Deniz Gezmiş ve arkadaşları, yaşı büyütülerek asılan Erdal Eren’e ilişkin olanlar sayılabilir.

Dünyada ölüm cezasının kaldırılması tartışmaları, 18. yüzyılın ikinci yarısında, ünlü İtalyan hukukçu Beccaria tarafından başlatıldı. Beccaria’ya göre idam, kamusal bir cinayetti. “Suçlar ve Cezalar Hakkında” adlı (Dei delitti e delle pene) kitabında, idamın gereksiz ve kullanılamazlığını kanıtlamaya çalıştı. Beccaria’nın hümanist yaklaşımı 20. yüzyılda yasalarda karşılığını buldu. Günümüzde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne (AİHS) ek 6 nolu protokol idam cezasını, savaş ya da yakın bir savaş tehdidi dışında; 13 nolu ek protokol ise her koşul altında mutlak bir biçimde yasakladı. AİHS’ye taraf 47 devletten 46’sı 6 nolu protokolü -tek istisna Rusya- 43’ü ise 13 nolu protokolü onayladı (Ermenistan, Azerbaycan, Polonya ve Rusya dışında). Türkiye her iki protokole de taraf. Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı’nın 2. maddesinde de idam cezası yasaklanıyor. İdam cezasının kaldırılması AB’ye ya da Avrupa Konseyi’ne üye olmanın artık ön koşulu.

Türkiye’nin de imzaladığı BM Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesi 2 nolu ek protokol ile idam cezasına mutlak yasak getiriyor.

Ülkemizde 1984 yılından sonra idam cezaları infaz edilmedi. Türkiye, AİHS’ye ek 6 ve 13 numaralı protokolleri imzalayıp, parlamentodan geçirmekle 01.06.2006 tarihinden itibaren ölüm cezasını mevzuatından tamamen çıkartmış oldu.

Her ne kadar mevzuattan çıkmış olsa da, ülkemizde idam cezasının geri getirilmesi tartışmaları Başbakan ve kimi politikacılar tarafından zaman zaman dile getiriliyor. İlk önce 2012 yılında Sn. Başbakan, Öcalan için idam cezasını geri getirebileceklerini ima edip, halk idamın geri gelmesini istiyor demişti. Bu günlerde yine, çocuk tecavüzü olaylarından dolayı idam cezasının gerekliliğini vurgulayıp, “İdam gelmese dahi cezaların ağırlaştırılması konusunda talimatım var.” şeklinde basına demeç veriyor.

Toplumun çeşitli kesimleri ve bu arada hukukçuların hatırı sayılır bir çoğunluğu da idam cezasının hiç olmazsa bazı suçlar için geri getirilmesini istiyor.

Nuh Hüseyin Köse’nin (@nhkose) yazısının tamamını okumak için Dipnot Tablet dergiyi hemen ücretsiz indirin!

iPAD’İNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

ANDROİD TABANLI TABLETİNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN