Hüseyin Çelik: Feyzioğlu kendisini yasama ve yürütme yerine koyuyor

Çarşamba, 8 Ocak 2014 13:53

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Çelik’in konuşmasından satır başları şöyle:

“FEYZİOĞLU KENDİSİNİ YASAMA VE YÜRÜTME YERİNE KOYUYOR”

“Bütün medyamız da buna teşne. Sayın Fevzioğlu’nu hangi kanala çıkaracaklarını bilemiyorlar. Yeniden yargılamaya evet, eksikleri gidermeye evet ama askeri vesayate hayır. Sayın Fevzioğlu kendisini yasama ve yürütme yerine koyuyor. Bu gibi durumlarda kendilerine rol biçenler de çıkar. Kemalistlerin fetva emini Sayın Kanatoğlu çıktı ve bazı şeyler söyledi. Ne olması gerektiğine TBMM karar verecek ne olmadığına da TBMM karar verecek. Millet egemenliği temelinde hukuk sistemimizin geliştirilmesi için her tür önerilere açığız.
Ancak Feyzioğlu kusura bakmasın bu yol çıkmaz yoldu.”

ULUDERE SORUŞTURMASINDA TAKİPSİZLİK KARARI

“Diğer konu Uludere olayıdır. Ben MYK sonra olay zamanı açıklama yaparken olayda sevdiklerini kaybeden herkese başsağlığı diyerek konuşmaya başladım ve bu bir operasyon kazasıdır demiştim. Burada bir hata, eksik varsa, kasıt varsa gereği yapılacaktır demiştim. Burada kasıt meselesi olduğunu düşünmek dahi istemiyorum dedim. Sivil mahkemeler takipsizlik kararı vermişti. Askeri mahkeme de burada bir hata var diyorlar. Adını koyup kaçınılmaz bir hata var diyorlar. Hadisenin ardından rızkını kazanmaya çalışan insanların vefat ettiğini, ailelerin acılarını biraz dindirmek için, onların insanca yaşayabilmeleri 20 bin lira yerine Sayın Başbakan isteğiyle şartlar zorlanarak 120 bin lira ödedik. PKK buna kan parası dedi. Biz şehit ailelerine yardım ediyoruz. Bu kan parası değildir dedik. Onlarla empati kurmak için her şeyi yaptık. Ben bu kararı nihai ve son karar değildir. Temyiz yolu açıktır. Ayrıca Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilinir. AİHM’e baş vurulabilinir. Henüz hukuki yollar tükenmemiştir. Bu karar benim vicdanımı tatmin etmemiştir.

MUHALEFETE ELEŞTİRİ

Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun partimize ve Sayın Başbakan’a karşı ağır ithamları var. Dün 11 maddeye birlikte yapalım gibi çağrısı var. Muhalefetin bazı konularda iktidarı iş yapmaya çağırması güzeldir ancak ardından Suriye konusunda iki eliniz kandadır deniyor.
Şimdi bu şekil konuştuğun kişilerle nasıl ortak iş yapacaksın? Diyor ki Sayın Kılıçdaroğlu Bakanlar Kurulu’na bak çete orada. Ben edep yahu diyorum.

Sayın Bahçeli de konuşuyor. 17 Aralık’tan beri muhalefet liderleri topyekün Bakanlar Kurulu’na yükleniyor.
Sayın Bahçeli sizin bakanınızın oğlu, kızı, kuzeni, kardeşi değil kendisi Yüce Divan’da yargılandı. O zaman bir AKP’li çıkıp bütün MHP’lileri suçladı mı?

Sayın Kılıçdaroğlu 247 milyardan bahsediyor. Bu para nereden çıktı? Nasıl bu parayı buldunuz? Bakanların oğullarıyla alakalı bir takım ithamlar var. Mahkeme bu konuya bakıyor. Şayet biri hukuksuzluk, yolsuzluk yaptıysa, rüşvet aldıysa bu er geç ortaya çıkacaktır. Ancak iddiaları doğru saymak olmaz.

Başbakan’ın mal varlığı soruluyor. Başbakanlık sitesinde Başbakan’ın özgeçmişi altında malvarlığı vardır ve sürekli güncellenir.
Biz Sayın Kılıçdaroğlu’nun iddialarına, ithamlarına önem vermiyoruz. Ancak CHP’ye oy veren vatandaşlarımızı ciddiye aldığımız için açıklama yapıyoruz.

İşten el çektirilen belediye vardır, genel ahlaka aykırı tavrından Ak Parti’den ayrılan var. Bizim belediyelerimize yönelik soruşturmalara izin veriyoruz.”

İNTERNET YASAKLARI

Çelik bugün Hürriyet’te Yalçın Doğan’ın internet yasakları üzerine olan yazısıyla alakalı bir soruya ise şu cevabı verdi; “Türkiye Çin’e benzemez. Ancak internet medyası ve sosyal medya kuralsız olsun, herkes istediğini yapsın denebilir mi? Bu konuda dünyada kimi kurallar vardır. Denetimli internet zamanı çıkarılan yaygarayı hatırlıyor musunuz? Ben Milli Eğitim Bakanı olduğum zaman tüm okullara filtre taktırdım. Çok da maliyetliydi. Ancak isteyenler filtre takmadan internete girebilir. Demokrasilerde isteyen istediği seçeneği seçebilir.”

Yeniden yargılama ile ilgili bir soru sorulunca da, “Yeniden yargılanma, bitmiş, son noktası konmuş davalar içindir. Buradan İstanbul 13. Ağır Mahkemesi’nin değerli üyelerine sesleniyorum. Ergenekon davası için karar çıktı ancak 5 aydır gerekçeli kararı çıkmadı.
Yeniden yargılanma demek bu insanların temiz çıkacağı anlamına gelmez. Yeniden yargılanma öğrencinin sınav kağıdını görmesine benzer. Yani 3 alan öğrenci kağıdına bakmak ister ama bu kağıdın 9 olacağı anlamına gelmez.

Kamuoyunda sanki bu olaylar 17 Aralık’tan sonra çıktı, bu insanlar çıkacak algısı yanlıştır” dedi.