Metrobüs Şoförleriyle Keyifli Bir Röportaj !

Salı, 30 Ağustos 2016 19:05

Bir Sonraki Durak: Metrobüs Şoförleri

Hazırlayan:Hümeyra Güzelsoy

Her yeni güne onunla başlayıp, her günü yine onunla bitiriyoruz. Vakit kazandırması ise onu kıyaslanamaz yapan şey. Zira 23 dk’da Kadiköy’den Zincirlikuyu’ya, 57 dk’da Zincirlikuyu’dan Avcılar’a götürüyor bizi. Bizden size her yerde bulamayacağınız bir bilgi; siyah olanların kliması daha kuvvetliyken sarı olanların kliması henüz zayıf. Lakin önümüzdeki seneye sarı metrobüsler de siyahların serinletme gücüne ulaşacak. Biz yolcu olarak çok kullanırız fakat çok da eleştiririz bu araçları. Binememek bir yandan, bindin mi inememek diğer yandan sabrımızı dener. Gelgelim biz böyleyken şoförlerde durum nasıl diye hiç merak ettiğiniz oldu mu?
Evet, biz merak ettik metrobüs şoförlerini ve kendimizi 2 şekerli çayla yanlarında bulduk. Aklımıza ne geliyorsa hunharca sorduk onlara. Onlar da tüm samimiyet ve iyi niyetleriyle kırmadılar, cevapladılar sorularımızı.

Öncelikle bir metrobüs şoförü günde ortalama kaç saat çalışıyor?

Minimum 8 saat çalışıyoruz. Gerektiği durumlarda 8 saatin üstüne artı 3 saat daha mesai yaptığımız oluyor.

Biz yolcu olarak bazen şoförlerle uzlaşamıyoruz ve hatta sayıp sayıp susmuyoruz. Peki şoförlerde durum nasıl diye sorsak, yolculardan en çok hangi konularda şikayetçisiniz?

Metrobüs boş ve müsaitken gelip şoför kabinin başında durup sanki çeyrek altın dağıtıyormuşuz gibi dikilen yolculardan,
İlerlemek yerine kapı önlerinde korkuluk gibi bekleyen yolculardan,
Metrobüsün panosundan okuduğu halde şoföre aracın nereye gittiğini soran yolculardan,
Dur düğmesine basmayı unutup bağırıp çağırarak inmek isteyen yolcudan,
Durak haricinde binip inmek isteyen yolculardan,
Özellikle geceleri binen sarhoş ve madde kullanmış yolculardan,
Metrobüs içerisinde yüksek ve sesin dışarı çıkacağı şekilde müzik dinleyen yolculardan,
Metrobüsün kendi sesi yetmezmiş gibi yüksek sesle ve uzun uzun telefonla konuşan yolculardan,
Arabanın içi müsait olmasına rağmen arkaya ilerlemeyen yolculardan,
Banyo yapmayan yani oldukça kötü kokan yolculardan,
Ve aynayı kapatan yolcudan oldukça şikayetçiyiz. Fakat mümkün olduğu kadar ses çıkarmamaya, müdahale etmemeye çalışıyoruz. Yine de dayanamadığımız durumlar oluyor tabi ki.

metrobüs

Metrobüslerde belli zaman dilimlerinde tıkış pıkış üst üste giden yolcularla karşılaşıyoruz. Öyle ki yapboz gibi bir hal alıyor içerisi.Siz şoför olarak ne söylemek istersiniz?

Elbette hoş bir görüntü değil. 140 kişilik metrobüse 160 – 170 kişi binince durum bu oluyor. Ama bize bakan tarafta sıkıntı yok. Tek söyleyebileceğimiz şey zaman kaybı yapması. Duraklarda yolcuların inmesi ve binmesi için çok daha beklemek durumunda kalıyoruz. Yani binemeyen yolcu şoförü oyalamış oluyor. Halbuki mevcut olan araç dolu ise bir sonrakine binseler, zaman kaybını ve araçların arka arkaya konvoy olmasını önlemiş oluruz.

Şoför ve yolcu arasında en çok tartışılan şeylerden biri de klimalar.Bu konuda siz ne demek istersiniz?

Öncelikle yaz aylarında araçlarda klimanın açık olması zorunludur. Hatta aracı çalıştırdığımızda otomatik olarak devreye girer klima. Bazı araçlarda klima yetersiz kalabiliyor, onlar da zamanla güçlendirilecek. Fakat klimanın yetersizliğini şoföre mâl etmemek lazım. Sonuçta aynı araçtayız ve biz de bunalıyoruz. Yolcular daha girmeden “araca klima var mı?” diye soruyorlar. Zaten klimasız araç servise çıkartılmıyor, İETT Genel Müdürlüğünün talimatıdır.

Metrobüste çok rastladığımız bir diğer şey ise taciz vakaları.Şoförü olduğunuz metrobüste,seyir halindeyken böyle bir vaka ile karşılaşırsanız ne yaparsınız?

Şoförler ‘Vitrin Çocuğu’dur.Bir kere biz olayı görmüyoruz,çünkü direksiyon başındayız.Direksiyon başından kalkma yahut herhangi bir olaya müdahale etmemiz kesinlikle yasak.Burada esas görev yolcularımızın.Yolcular mağdur olan kişiye sahip çıkmalıdır.Bir çok olaya maalesef şahit oluyoruz.Halk ne derse o olur.Halk şoförü durdurabilir böyle bir durumda,ve biz de indiririz tacizciyi.Onun dışında şoför kabininden çıkma yetkimiz yok.Bize verilen talimat budur.Şoför direksiyon dışında hiçbir şeye müdahale edemez.

Normal otobüs şoförlüğü ile metrobüs şoförlüğü arasında ne fark var?

Hiçbir fark yok.Seviye yahut maaş olarak aynıyız.Metrobüs şoförü zamanla mücadele eder,otobüs şoförü trafikle.Metrobüs şoförlüğü şu yönden sevilir;korna,siren sesi,ışıklar ve trafik yok.Metrobüs ile otobüsler arasında geçişler olabiliyor.Otobüs şoförü birkaç günlük bir eğitimle metrobüs şoförlüğü yapabilir.

Genellikle şoförler yolcular arasındaki kavgalara hiç karışmıyor.Bu konuda ne demek istersiniz?

Dediğimiz gibi can güvenliğimiz olmadığı için bizim hiçbir olaya müdahil olma yetkimiz yok.Tek yapabilceğimiz aracı durdurup inmelerini rica etmek.Rica etmek o da.Yoksa şoförün yolcuyu indirme yetkisi katiyen yok.

Şoförlere karşı şiddet olaylarını duyuyoruz sıkça.Sizler güvenliğiniz konusunda neler düşünüyorsunuz?

Öncelikle güvenlik görevlileri var, fakat kalifiye eleman değiller.Geçen burda olay oluyor,3 güvenlik görevlisi de yalnızca izliyor.Oysa boy,kilo,spor ve eğitim olarak gelişmiş kişiler olsa olay kısa sürede önlenirdi.Kriter olmalı, güvenlik görevlisi olabilmek kolay olmamalı.Ahbap çavuş kriteri var şuan maalesef.
Her türlü ama her türlü insanı taşıyoruz.Kimdir,nedir,neyin nesidir bilmeden 17 metrelik yerde 1 saat birlikte yolculuk ediyoruz.En hanımefendi yolcudan sarhoşa eşkıyaya kadar birsürü insan biniyor.Akbil basmayan yolcuya kuralları hatırlatsak üstümüze yürüyor.Dövülen,bıçaklanan,vurulan çok arkadaşımız oldu.Geceleri dahil 24 saat seyir halinde metrobüsler.Yeni bir uygulamayla gece 1 ile sabah 5 arası şoförlere güvenlik refakat ediyor.Bir nebze rahatlattı tabi bizi.Ama daha profesyonel çözümler olmalı.Benim yüzümü ezberleyip, sonradan gelip karşıma dikilen insanlar oluyor.Yetkililerin bu konuda daha fazla kafa patlatması gerekir.

Bazen çok kaba şoförlerle karşılaşıyoruz.Bu konuda da sizi dinlemek isteriz.

Burası kozmopolit bir iş yeri.Köyden iki insanla iletişim kurmayı bilmeden gelip çalışan da var,KPSS ile gelen de.Beş parmağın beşi de birbirinden farklı.Eğitim bizi ortak nokatad buluşturan olmalı.Ki zaten düzenli bir şekilde şoförler olarak eğitimlerden geçiyoruz.Üniversitelerde profesörlerden sürekli öfke kontrol eğitimi,ileri sürücü eğitimi,ilk yardım ve itfaiye eğitimi,davranış eğitimi ve hukuk eğitimi gibi dersler alıyoruz.Kendi aramızda puanlama sistemimiz de var.Yani her şey direksiyonla bitmiyor.Yine de hiçbir şoför art niyetli değildir.Sonuçta amacımız hizmet etmek ve paramızı burdan kazanıyoruz.

Sürekli araç kullanmak,yollarda olmak oldukça yıpratıcı olmalı.İnsanla yapılan bir iş her zaman zordur.Stres konusunda bir şeyler söyleyin bize.
Bir kere sabah aracı devraldığımızda kontrol yaparız.Araçta arıza,çizik vs var mı diye.İşte o andan itibaren stres başlar bizde.Gün içinde o kadar doluyor doluyoruz ki, eve gittiğimizde çocuğun en küçük şeyine çatar oluyoruz.Tahammülümüz standartların çok daha altında.Haftada 1 gün tatilimiz var.İnsan taşıyoruz,sorumluluğumuz çok daha fazla.160-180 insanın sorumluluğu altındayız.Ve bu ekstra stres yaratıyor.Her şeyiyle yorucu bir işimiz var.Metrobüs şoförlerinde göz hastalıkları çok yaygındır.Sürekli aynı noktaya odaklanmamız,farların sürekli direkt gözümüze vurması..İlerde bütün metrobüs şoförleri gözlüklü olacak!Antidepresana başlayan şoförlerimiz bile var.Siz düşünün nasıl bir stres..

Son olarak yolculara söylemek istediğiniz mesajları alalım sizden?

Hayatınızı emanet ettiğiniz kişilere saygılı olun.
Güleryüzlü olan yolcu bizi değerli hissettirir.
Günaydın,kolay gelsin,iyi akşamlar gibi selamlaşalım.
Her sabah kalktığımızda birbirimizi görüyoruz,bir olalım.
Birbirimizi sevmek yetmez,seviyeli ve saygılı olalım.
Biz onlara hizmet için varız.