Hümeyra Güzelsoy, Eypio ile Tıklanma Rekorları Kıran Şarkısını Konuştu

Salı, 23 Ağustos 2016 10:32

GÜNAH BENİM,SUÇ BENİM!

Hazırlayan: Hümeyra Güzelsoy

İçimizde bir yerde farkında olmadan verdiğimiz o sessiz kavga… Konuşamadığın yârinin sesleriyle, hatırlamaktan çekindiğin hasretliklerle, belki sistemin çılgın aktivistleriyle, gerçekleşemeyen düşlerin yahut yetmeyen paranın bastırılması zor derdiyle yüzleştiğin zaman ve mekan tanımayan kavgan… Ateş düşmeden daha yakıyorsa kalp mahallini, konuşmadan anlaşılmak gibi bir beklentin de mevcut, söveceğin pek çok şey birikmişse hele haznende; bu şarkıyı muhakkak bir kez dinlemeli. Günah benim,suç benim!
Eypio ve Burak King zira tam sizlik yani bizlik sözleriyle meydan okumaya hazır bir şarkı hazırladı.110 milyona ulaşmak üzere olan bir izlenme sayısı ve dünya listelerindeki yerleriyle kendilerini dahi şaşırtmayı başardılar. Bundandır ki bugün barda, radyoda, kafede bıkmadan tekrar tekrar onları dinliyoruz. İster arabesk diyin siz ister rap. Onlar habersiz gelen şöhretin heyecanı ve sarhoşluğuyla kendilerini bir bakmışsın televizyon programında bir bakmışsın gazetede buldular. Durum böyle olunca biz de kendilerine büyük bir heyecanla ulaştık ve keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

Günah benim,suç benim..Her yerde ama her yerde duymaya başladık. Öyle ki farkında olmadan sözlerini ezberlemişiz. Art arda bu kadar manalı cümle nerede, nasıl ve hangi egemen hissiyatla oluşturuldu?

Sanırım rap yapmamdan kaynaklanıyor. Rap müziği ayakta tutan lirik kalitesidir. Her bir cümle anlamlı ve kendi içinde uyumlu olmak zorunda. Yani “kuşlar böcekler, aşkım bitanem” yaz gitsin şeklinde bir şey olmaz rap müzikte, en azından benim için. Yazmayı ve müzik yapmayı seven bir insanım. Ne hissediyorsam, ne yaşıyorsam onu yazıyorum. Böylece dinleyene de bir şeyler geçiyor. Günah Benim’in her cümlesi ayrı bir slogan, bu yüzden dinleyen neyi, hangi cümleyi isterse kendiyle özdeşleştiriyor. Samimi cümleler var, tepeden bakan ve klişe cümleler yok. Sokakta ve gerçek hayatlarda ne varsa o var, e tabii biraz da isyan var. Zeytinburnu çocuğu olmamın etkileri var belki de biraz. Sokaktan gelen cümleler ve hisler daha etkili oldu sanırım. Tabii bunun böyle olacağını ben de bilmiyordum, hesap falan yapmadık. Hep müzik yapan bir rapciydim ama underground yapıyordum işimi. İlk bandrollü işim Günah Benim. Eskiden ne söylüyorsam onu söyledim ve insanlar sevdi.

En son 110 milyona yaklaşan bir dinlenme sayınız var. Rap sevmeyen ve tercih etmeyenler dahi sizi dinliyor. Bu şarkının bu kadar sevilmesinin sebebi sizce nedir?

İnsanlara farklı ve samimi geldi şarkı. Hesap, kitap ya da ticari kaygı güdülerek yapılan bir şarkı, bir ürün değil Günah Benim. Derdi olan bir şarkı, hiç bir cümlesi susmuyor, yumruk üstüne yumruk. Dinleyen bu isyanı sevdi belki de. Öte yandan evet, rap dinlemeyen, sevmeyenler de şarkıyı sevdi. Kafalarındaki rap gibi değil çünkü. Dediğim gibi ben kendimi hep müzik yapan rapci gibi düşündüm, nakarat ve melodi benim parçalarımda hep vardı. Rapin birçok türü var, benimki de onlardan biri.

Gerek sosyal medyadan gerekse sanat camiasından aldığınız tepkilerden bahsedebilir misiniz? Bir de şarkıyı muhakkak herkes bir kere dinlemiştir, fakat gördüklerinde tanıyolar mı sizi?

Tepkiler çok iyi. Bu da bizi çok mutlu ediyor tabii. Günah Benim’i bu olumlu tepkiler ve paylaşımlar bugüne getirdi zaten. Şarkı ilk kez 28 Aralık 2015′te çıktı dijital müzik platformlarında. Youtube’da yayınlanmaya başladı. Herhangi bi PR ya da reklam yapmadık. Kendi kendine yayıldı, elden ele, kulaktan kulağa. İlk andan beri iyi gidiyordu zaten şarkı, İlk haftasında Spotify Türkiye’de en çok paylaşılan şarkı oldu, Youtube’da en çok dinlenen şarkı oldu. Öte yandan sosyal medyada paylaşıla paylaşıla ve yapılan yüzlerce cover sayesinde mayıs ayında inanılmaz bir ivme kazandı şarkı. Cem Yılmaz gibi ünlü isimler hesaplarında paylaştı. Bizim yapamadığımız tanıtımı ünlü ya da ünsüz insanlar yaptı. Günde 1 milyon kez tıklanmaya başladı. Dev müzik bütçemiz yoktu ama doğru bir şarkımız varmış demek ki. Ben yıllarca underground rap yaptım ve hep bekledim. Doğru zamanı… Birgün “ünlü” olmayı değil, “herkesin yaptığım müziği dinlemesini” istedim. İkisi çok farklı şeyler, ün geçici bir şey. Ünlü olmak için yapılan işlerde belki samimiyet denen şey unutuluyor. Evet şimdi sokağa çıktığımda insanlar beni tanıyor, fotoğraf çektiriyor, şarkımızı söylüyor. Bunlar çok güzel şeyler. Şarkımızı birçok sanatçı söylemek istiyor, beğeniyor. Bunlar da güzel şeyler. Kısacası mutluyuz.

eypio ara görsel

Eypio ne demek,yahut bir şeyin kısaltımı mıdır? Neden bu isim?

Asıl adım Abdurrahim. Okulda hocalar ve arkadaşlar hep Apo derdi. Lise sonrası Hollanda’ya gittim ve orada yaşadım uzun yıllar. Rap’e de orada başladım. Yabancı gruplarla çalıştım. Müzik yaptığım yabancı arakadaşlar benim ismimin harflerini İngilizce kısaltma gibi telaffuz ederek Ey-pi-o şeklinde söylemeye başladılar. Rap’lerde Apo da diyordum Eypio da. İsmin hikayesi bu şekilde yani öyle çok da özel bir anlamı yok Eypio’nun. Hayal kırıklığı yaratabilir ama durum bu :)

Şarkılar bir yana, biz sizi tanımak istiyoruz. Gerçek hayatta isyankar mısınızdır, yoksa mutlu ve pozitif misinizdir?

Evet pozitif ve rahat bir insanımdır. Espri yapmayı ve gülmeyi severim. Mutlu olmaya çalışıyorum tabii her insan gibi. Öte yandan sert bi karakterim var, dobrayımdır, yeri gelince çok sert olabilirim. İsyankar mıyım? Evet hayatta kendi adıma ve başkaları adına kabul edemediğim bazı durumlar var ve bu konuda konuşmaktan çekinmem.

Eypio çocukken yaramaz mıydı diye sorsak? Başarılı sanatçımızın okuldan atılma hikayesi mi varmış yoksa?

Yaramaz, oradan oraya atlayan, koşturan bir çocuk olmamışım asla. Kendi halinde bir çocukmuşum. Çaktırmadan ufak ve sinsi yaramazlıklar yapıyormuşum sadece. İlkokula kadar Konya’da yaşadık. Ailem 1980′de Afganistan’daki savaş nedeniyle Türkiye’ye göç eden Afgan Türkmenleri. Kalabalık ve müzik dolu bir ailede büyüdüm. Çocukluğum yaramazlıkla değil de Hintçe, Farsça, Türkmence ya da Türkçe müziklerle geçti. Ben de elime süpürge alıp şarkı söyleyen bir çocukmuşum. İlkokulda İstanbul Zeytinburnu’na taşındık. Ben de Zeytinburnu çocuğu olarak yetiştim. Liseden atıldım evet, ekstra bir şey yapmadım açıkcası. İki sene üst üste sınıfta kalınca attılar. Ben de Hollanda’ya gittim. 7 yıl orada yaşadım. Farklı işlerde çalıştım, bir yandan da rap yaptım. 24 tane ülke gezdim. Belki de lisede öğrenebileceğimden çok daha fazlasını gezerek öğrendim.
Ünlenmenizle hayatınızda değişen ve değişmeyen 3 şeyi sorsam size?
Değişenler; daha fazla tanınmaya başladım, konserler nedeniyle daha çok gezmeye başladım, müzikle ilgili çok daha fazla sayıda profesyonel insanla tanıştım.
Değişmeyenler; müzik yapıyorum hala, hedeflerim hala aynı ve arkadaşlarım da değişmedi.

Henüz çiçeği burnunda bir albüm çıkardınız.Bundan sonraki gelecek planlarınız neler? Biz Eypio ve Burak King’i nerelerde göreceğiz?

Yeni işler çıkacak evet, bir yandan da konserler devam edecek. Single’lar çıkacak önce, sonra da albüm olacak. Gelecek planlarım aslında eskiden neyse o; kendi müziğimi yapmak. Umarım yeni yeni işleri de sever insanlar.