Hollanda: Geleneği finalde kaybetmek olan ülke…

Pazartesi, 7 Temmuz 2014 11:13

Dünya Kupası heyecanı devam ediyor. Cem Pelister, finale çıkması muhtemel olan Hollanda’yı ‘Geleneği finalde kaybetmek olan ülke’ yazısında Dipnot Tablet için kaleme aldı. Yazıdan bir bölüm:

 

Hollanda: Geleneği finalde kaybetmek olan ülke…

Hollanda’ya dair neler bilirsiniz? Bir çırpıda hemen akla gelenler; leziz peynirler, sular üzerinde yüzen bir ülke, fantastik başkent Amsterdam ve belki de sempatik inekler… Futbolla çok ilgili değilseniz ilk cevaplar bu şekilde sıralanabilir. Soru futbolseverlere sorulduğunda, ülkelere dair sıralamalar değişecektir. Mesela; İngiltere dendiği zaman hemen akla futbolu icat eden ülke iddiası düşer, sohbet Brezilya’dan açılırsa futbolun dans ederek oynanabileceği gelir akıllara. Arjantin demek Maradona demektir futbol delileri için, Barcelona kimileri için La Sagrada Familia ise biz futbolseverler için Camp Nou’dur. Hollanda dendiğinde her ne kadar Total Futbol akla gelse de tüm ulusun unutmak istediği bir de “Final Fobisi” vardır. Hollanda Dünya Kupası finalini üç kez ile en çok kaybeden tek takım, Portakallar başka bir tabir ile Dünya Kupaları’nın en büyük kaybedeni.

DİKKAT! TOTAL FUTBOL DOĞUYOR…

Tarihin en büyük ikincisi Hollanda’nın futbolda büyük başarılar elde etmesi için 1970′li yıllara kadar beklenmesi gerekti. Dahi teknik adam Rinus Michels’in Ajax’ında işlenen yepyeni bir futbol anlayışı bir ülkeye büyük başarılar getirmekle kalmayıp bütün dünyayı kendi etrafında döndürdü. Bu müthiş keşif tabii ki “Total Futbol” adı altında ortaya konan oyun sistemi. Hollanda’nın sular içindeki topraklarında yeşeren bu sistem futbol sadeleştiren bir akım oldu. O güne kadar her futbolcunun görevi oldukça sabitken bu anlayışa sahip takımlarda görevi sabit olan sadece bir oyuncu vardı o da kaleciler. 70′lerin başında Hollanda’nın iki büyüğü Feyenoord ve Ajax kadrolarında can bulan bu sistem ile iki takım da Avrupa’yı adeta dize getirdi. Hollanda’nın final fobisi de işte tam bu yıllarda başladı.

İLK KAYBEDİLEN FİNALİN ADRESİ BATI ALMANYA

1974 yılında Rinus Michels yönetiminde Batı Almanya’da düzenlenen Dünya Kupası’na katılan Hollanda bu 3. katılış için 1938 yılından beri bekliyordu. Aradan geçen bu kadar uzun zaman Hollanda’ya büyük bir felsefe katmıştı ve turnuvanın en çok merak edilen takımı konumuna gelmişti. O Hollanda’yı, 1970′te şampiyon olan Brezilya’nın kaptanı Carlos Alberto “1974′te tüm takımlardan farklı birşey deneyen sadece Hollanda’ydı, onlara kadar futbolda herşey aynıydı ama onlarla birlikte tüm bildiklerimiz değişti. Onların ‘’atlıkarıncanın döngüsüne benzer futbolunu izlemek bambaşka bir eğlenceydi” sözleriyle özetliyordu.

Hollanda’nın, final yolunda kurbanları arasında son şampiyon Brezilya ve bir diğer Güney Amerika temsilcisi Arjantin gibi güçlü ekipler vardı. Hollanda’ya liderlik eden Johan Cruyff ve arkadaşları için o yaz yaşananlar adeta bir peri masalı gibiydi fakat 7 Temmuz 1974′e gelindiğinde rüyanın sona erme zamanı da kapıya dayanmıştı. Rakip ev sahibi Batı Almanya’ydı ve her güzel şey gibi Hollanda’nın ilk şampiyonluk hayali de Paul Breitner’in gole çevirdiği penaltı kararı kadar, çirkin ve yanlış bir şekilde son bulmuştu. Kariyerinin son golünü bu maçta atan Gerd Müller skoru belirleyip Total Futbol temsilcilerini evine ilk ikincilikleriyle yollamıştı. Hollandalılar farkında değildi ama lanet yeni başlıyordu…

1978 ARJANTİN’DE İKİNCİLİK YİNE DEĞİŞMEDİ…

1974′te oynadıkları futbolla harikalar yaratan ama finalde ev sahibi karşısında kaybeden Hollanda 1978′te yine finale kadar yürümüştü ve tahmin edebileceğiniz gibi rakip yine bir ev sahibi Arjantin’di. Askeri darbe döneminde düzenlenen Arjantin 1978′de, kupaya futboldan çok şike iddiaları ve politik meseleler damga vurmuştu. Öyle ki bu yaşananlar Hollanda’nın yıldızı Johan Cruyff’u kupadan uzak tutmuş, dünyanın en büyük üç futbolcusundan biri olarak kabul edilen golcü oyuncu, yıllar sonra açıklayacağı “çocuğunun kaçırılma tehdidi” sebebiyle turnuvaya katılmayacaktı. Hollanda ilk maçta İskoçya’ya yenilse de finale çıkmayı başarmıştı. Finalde Portakallar bir kez daha bir ev sahibi ile karşılaşacaktı. Rakip Arjantin birçok şike ve haksız rekabet iddiaları ile finale gelip Total Futbol önüne set olmuştu. Cruyff’un eksikliğini finalde fazlasıyla hisseden Hollanda bir kez daha rakibe boyun eğecekti. Arjantin uzatmalara giden maçı Kempes’in harika oyunu ile 3­1 kazanarak tarihinin ilk kupasını müzesine götürmüştü. Kahramanımız Hollanda ise yine en büyük kaybeden olmuştu.

Yazının tamamı için:  

TÜRKİYE’NİN EN ÇOK OKUNAN TABLET DERGİSİNİ ÜCRETSİZ OLARAK

iPAD’İNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

available-on-the-app-store 

ANDROİD TABANLI TABLETİNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Get-it-on-Google-Play