Herkesin hayali işte böyle bir hayat

Çarşamba, 6 Mayıs 2015 16:35

İstanbul’u terk etti,

Kamboçya’ya yerleşti

Köy halkı için çorba yapmaya başladı…

Her şey yolunda giderken bir yazı okuyup Kamboçya’ya yerleşmeyi düşündünüz mü hiç? Ayn, İstanbul’da gayet güzel bir hayatı varken bu kararı verdi ve Kamboçya’da bir köye yerleşti. 52 baraka ve 300’den fazla insanın olduğu bu köydekiler yaşamlarını çöp toplayarak geçiriyorlar. Ayn, işte bu insanlar için aşevi kurdu, onlara yemek yapmaya başladı, çocuklar için alanlar oluşturdu. Birçok insanın ‘like’ butonuna basarak destek olduğunu düşündüğü günümüzde, gerçekten harekete geçti ve dünyanın uzak bir köşesinde daha önce hiç tanımadığı insanlar için fark yaratmaya başladı. Kimliğini gizli tutan Ayn, kendini süper kahraman olarak tanımlıyor ve yaptıkları ile bunu hak ediyor. Aşevinin yeterli olmadığını düşünen Süper Kahraman Ayn, köyde bir de okul inşaatına da başladı. Biz de Ayn’ın hikayesini ve Kamboçya’daki yaşamını Dipnot Tablet için konuştuk.

Türkiye’de Kamboçya’nın nerede olduğu birçok kişi bilmiyordur ama siz ani bir kararla oraya gittiniz ve bir aşevi kurdunuz. Hikaye nasıl başladı? 

Doğruyu söylemek gerekirse gitmeye karar verdiğimde ben de bilmiyordum. Açtım Google’ı nereye gidiyorum ben diye baktım. İklimini görünce en azından sıcak bir yermiş diye kendi kendime sevindim. Her şey bir yazı okumamla başladı. Çöp toplayarak geçinmeye çalışan bir köyü anlatıyordu yazı. Benim tek başıma bir ayda harcadığım parayla koca bir köy hayatta kalmaya çalışıyordu. Ben de ekmeğimi onlarla paylaşmaya karar verdim.

Her şeyi olan birinin Türkiye’den sıkılıp gitmesi mi sizin hikayeniz yoksa gerçekten bir şeyler yapmalıyım ihtiyacının bir sonucu muydu?

Türkiye’deki hayatımı o kadar çok seviyordum ki sıkılıp gitmek gibi bir şey mümkün değildi. Tamamen yaşadığım hayattan utandığım için geldim buraya. Yaşadığım hayat dediysem öyle bir elim yağda bir elim balda da değildi. Arabalarım, katlarım, yatlarım yoktu. Kiramı ödeyip rahat rahat alışverişimi yapacak, tatile gidecek, canımın istediğini yiyebilecek kadar kazanıyordum. Ama onların yaşadığı hayatın yanında lüks bir hayattı bu. Sadece kedim için aldığım mamanın fiyatı bile orada bir sürü insanın karnını doyuruyordu. Oturduğum yerden ah ah, vah vah etmek yerine harekete geçmeye, gerçekten bir şeyler yapmaya karar verdim ve buradayım.

Kamboçya’ya gittiniz ve ilk gördüğünüz manzara neydi?

Şehre gece geldiğim için bir şey görememiştim. Sabah erkenden kalkıp keşfetmeye çıktım ama yön duygum yok denecek kadar az olduğu için şehrin nehir tarafına değil de iç taraflarına gitmişim. Tamam, gelirken çok büyük beklentilerle gelmemiştim ama en azından nefes alabilmeliydim. Öyle şeyler pişiriyorlardı ki sokakta nefes alamıyordum. Sokağın her yerinde bir şeyler pişirip satıyorlardı. Yakından baktığımda çoğunun böcek olduğunu gördüm.

Peki, nasıl anlaşıyorsunuz? Bir günününüz nasıl geçiyor?

En büyük şanslarımdan biri de vücut dilimi iyi kullanmam. Konuştuklarından hiçbir şey anlamıyorum, onlarda beni anlamıyor ama her işimi halledebiliyorum. Sabahları işe gitmemek için yıllardır freelance çalışan biri olmama rağmen sabah erkenden kalkıp köye gitmeyi çok seviyorum. Çocukların beni beklediğini bilmek beni heyecanlandırıyor. Sabah yardımcım gelip beni motoruyla alıyor, 09.30 gibi köyde oluyoruz. Yardımcı kadınlarımız yemekleri yapmaya başlamış oluyor. Geldiğimi gören çocuklar bahçeye gelmeye başlıyor. Onlarla oyun oynuyoruz, eğleniyoruz. Öğleden sonra sefer taslarını evlerine götürüyorlar. Biz de aşevini kapatıp eve dönüyoruz. Sonra yapmam gereken işler varsa onları yapıyorum. Akşamları da buradaki Türk arkadaşlarımla buluşuyoruz.

Picture 207‘Türkiye’de aç mu yoktu, neden gittin?’ diyenler elbet olmuştur. Bir cevabınız var mı onlara?

Tabii ki var. Benim gücüm buradakileri doyurmaya yetmiş, buraya gelmişim. Onlar da bana bunu soracaklarına oradakilere yardım etsin. Birbirimizi yargılamak yerine hep birlikte açlığa karşı savaşalım.

Bir de anonim olma durumunuz var. Bir süper kahraman olarak neden kendinizi gizliyorsunuz?

Ben 2009′dan beri anonimim sosyal medyada. Bu benim tercihim. Tamam, internet hayatımızın kilit noktasında, ben de belki bir internet bağımlısıyım ama bir o kadarda güvensiz bir ortam burası. Bir fotoğraf paylaştığınızda bunu hiç tanımadığınız insanların önüne seriyorsunuz ve bu beni rahatsız ediyor. Onun için yıllar önce böyle başladım ve böyle devam etmek istiyorum. Etrafımda bir sürü anonim insan var ve ben onların ne adını ne yüzünü merak ediyorum. İnsanların beni merak etmesine de anlam veremiyorum. Hem zaten süper kahraman dediğin gizli olur!

Bundan sonraki planınız nedir?

Ben paramı Türkiye’den kazanıyorum ve kazandığım para her geçen gün değer kaybediyor. Doların yükselişi beni de vurdu bu topraklarda. Yarın ne olacağını bilemediğim için burada bir şeyler yapmam gerekiyor. Ölüm Tarlaları’nın karşısındaki boş araziyi kiraladım. Oraya hem aşevi, hem okul hem de bir sağlık kabini yaptırıyorum. İnşaat pazartesi günü başladı Ağustos ayında bitmiş olacak eğer bir aksilik olmazsa. Bunun için bir kampanya başlattım ve yaklaşık 10 gün sonra bitecek. Bir paket sigara parasıyla bile bağış yapabilir, dünyanın öbür ucundaki insanların hayatına dokunabilirler. Detaylı bilgi için linki inceleyebilirler.   http://www.fongogo.com/p/aynebilim-asevi-ve-kelebek-parki

Söyleşinin devamı ve Dipnot Tablet’in 215.sayısını indirmek için:

TÜRKİYE’NİN EN ÇOK OKUNAN TABLET DERGİSİNİ ÜCRETSİZ OLARAK

iPAD’İNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

 available-on-the-app-store

ANDROİD TABANLI TABLETİNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Get-it-on-Google-Play