Hayrünnisa Gül’ün kendisi ile özdeşleştirdiği Lincolnler!

Pazartesi, 27 Mayıs 2013 12:03

page_hayrunnisa-gul-kendimizi-lincoln-ailesine-benzetiyorum_364560525First Lady Sayın Hayrünnisa Gül, geçen gün Erzurum’da gerçekleştirilen Konuşan Kitap Şenliği’nde gazetecilerin sorularını yanıtlarken, eşi Sayın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’le en son Lincoln filmini izlediklerini söyledi. Bayan Gül, “Hikâyelerimiz birbirine çok benziyor. Lincoln’ün eşiyle ilgili sahnelerde kendimi onun yerine koydum. İzlerken insan duygulanıyor. Ben de onun yaşadıklarının benzerini yaşadım” diyerek Amerika’nın “The Great Emancipator” yani “Büyük Özgürlükçü” olarak bilinen 16. Başkanı Abraham Lincoln ve karısıyla aralarında bir paralellik kurdu. Bu hafta biz de Gül’ler ve Lincoln’ler arasındaki benzerlikler ve farkların neler olabileceğine bakıyoruz.

1- Lincoln’ler Beyaz Saray’a çıktıklarında ABD ne kadar bölünmüşse, Gül’ler Çankaya Köşkü’ne çıktıklarında da Türkiye belki o kadar bölünmüştü. İki ülkede de anlaşmazlık diz boyuydu. Vesayet tartışmaları, Köşk’te türban atışmaları, Ergenekon dalgaları arasında Türkiye gergin günler yaşıyordu. Aynen Lincoln’ler gibi Gül çifti de bu duruma serinkanlılıkla yaklaştı. Öyle ki, köşke çıkmalarından altı sene sonra hayatları boyunca AK Parti’ye oy vermeyecek pek çok kişi bile Gül çiftine saygı ve sempatiyle yaklaşıyor.

2- Hayrünnisa Gül’ü hem başörtüsünden hem de çeşitli farklı nedenlerden dolayı eleştirenler hatta eleştiri boyutunu aşıp hakaret edenler oldu. Lincoln’ın karısı Mary Todd Lincoln de Beyaz Saray’dayken eleştirilerin odağındaydı. Hayrünnisa Hanım nasıl Köşk’e çeki düzen verip dekorasyonuyla birebir ilgilendiyse, Mary Todd da Beyaz Saray’da aynısını yapmıştı. İki First Lady de çok eleştirildi; hatta MaryTodd’un harcamaları Kongre tarafından incelendi bile.

3- İki First Lady de hem evlerinde yaptıkları düzenlemeler hem de giyim kuşamlarıyla medyada bir hayli yer aldılar. Hayrünnisa Hanım’ın başörtüsü bazı kesimler tarafından nasıl konu edildiyse, Mary Todd’un giysileri de Washington’daki bazı çevreler tarafından çok eleştirildi. Hatta bu o kadar ileri gitti ki, Beyaz Saray, Mary Todd Lincoln’e gelen mektupların ona verilmeden tasnifi için özel eleman bile tuttu.

4- Hayrünnisa Gül de Mary Todd Lincoln de her zaman eşlerinin yanlarında yer aldılar, onların en büyük destekçileri oldular. Mary Todd, köleliğin kaldırılmasını sonuna kadar savundu. Eşi gibi o da İç Savaş’ı göze aldı. Aynı şekilde Bayan Gül de Abdullah Gül’ün kafasındaki Türkiye’yi demokratikleştirme ve ekonomiyi iyileştirme konularında her zaman onun yanında yer aldı.

Bunlar benzerlikler. Mary Todd Lincoln’ı Hayrünnisa Gül’den farklı kılan hususlara gelince:

1- Mary Todd Lincoln, zor bir kadın olarak bilinirdi. Hayrünnisa Hanım’ın ise çok daha sevecen bir imajı var. Mary Todd’dan Beyaz Saray’daki çalışanların ve Washington’daki politikacıların çoğunun sıtkı sıyrılmıştı. Daha birkaç sene önce kullanıma giren First Lady lakabı yerine “Mrs President” yani “Bayan Başkan” titrini kullanmayı yeğliyordu.

2- Evet, Mary Todd Beyaz Saray’a çeki düzen vermek için çok uğraştı ama ülke zor bir dönemden geçerken belki de gereksiz epey bir para harcadı. Fransız duvar kağıtlarından tutun en değerli porselenlere kadar Mary Todd, Doğu Yakası’ndaki en güzel eşyaları toplayıp Beyaz Saray’a koydurdu. Kişisel harcamaları da çoktu. 30.000 dolar’a yakın (bugünün parasıyla 500 bin dolar) bir borç içine girdi ve para karşılığında politikacılara, Beyaz Saray’ın siyasi sırlarını sattı. Lincoln’ın seçim kampanyasında Mary Todd büyük sorunlar yarattı. (Kampanya sırasında Mary Todd’un, New York’a giden bir gemide Rus denizcilerle sarhoş olduğu dedikodusu neredeyse kampanyayı bitirecekti.)

3- Son olarak, Mary Todd’un psikolojik sorunları vardı. Baş ağrısından çok çekti, sık sık depresyona girdi. O zaman bilinmese de şimdiki tarihçiler ve psikiyatrlar Mary Todd’un büyük ihtimalle bipolar kişilik bozukluğu olduğunu düşünüyorlar. Özellikle Beyaz Saray’dan ayrıldıktan sonra iktidar gücünü kaybetmeyi hazmedemedi. Beyaz Saray’a gelmeden iki çocuğunu kaybetmişti. Kocası öldürüldükten sonra ortanca oğlu Thomas da öldü. Mary Todd tam anlamıyla depresyona girdi ve dengesiz davranışlarda bulunmaya başladı. O kadar ki hayatta kalan tek oğlu Robert, Mary Todd’u akıl hastanesine yatırmak zorunda kaldı. Hastaneden çıktıktan sonra da psikolojik sorunları ölene kadar devam etti.

Hayrünnisa Hanım, sevecen, ideallerine bağlı, eşine yardımcı ve destek olan, çocuklarına düşkün bir şahsiyet imajı çiziyor. Mary Todd’la bu konularda bazı benzerlikleri var ama Mary Todd, sadece kocasının gücünden yararlanan ve iktidardan başka bir şey düşünmeyecek yapıda bir kadındı. Hayrünnisa Gül ise çağdaş, yenilikçi ve türban nedeniyle kısıtlanmasına rağmen evlendikten sonra üniversiteyi dışardan bitirecek vizyona sahip bir kişilik sergiliyor.

Ali Arıkan

App. Store’dan iPad ve iPhone’nunuza indirmek için TIKLAYINIZ