Hayal gücünün ötesindeki dünya: TOKYO

Salı, 29 Nisan 2014 14:29

Teknoloji, çılgınlık, saygı, hızlı adımlar ve düzen… Tokyo’yu ilk olarak bu kelimelerle anlatmaya başlamak istiyorum.

Havalanına ilk adım attığınızda Japon teknolojisinin merhabası sizleri karışılıyor ve bu teknolojik dünya,şehirden ayrılana kadar peşinizi bırakmıyor. Şehrin her yerinde karşınıza o kadar farklı makineler ve insanlar çıkıyor ki zaman zaman başka bir gezegende yaşadığınızı düşündüğünüz bile oluyor.

Birbirinden renkli sokak aralarında sürekli oradan oraya koşturan Japonların yaşamını görünce aslında biraz da üzülüyorsunuz çünkü belli ki burada insanlar hayatı bizlerden çok daha hızlı ve bir o kadar da iş stresiyle geçiriyorlar. Hatta bu iş stresi ve yoğunluk zaman zaman öyle bir hale geliyor ki bazı Japonlar hiç uyumadan çalışmaya kalkışarak hayatlarını bile kaybedebiliyorlar.

Şehrin köşe başlarında birbirinden çekici lokantalar, ateri salonları, Manga satan dükkanlar ve rengarenk mağazalar tüm turistlerin ilgisini çekiyorlar.

Özellikle Japonlar ile bütünleşen Manga denen çizgi roman temalı mekanlar her saat başı dolup taşıyorlar.Ülkemiz de de Tsubasa, Pokemon ve daha onlarcası yayınlanan bu çizgi dünyanın kahramanları, Japonların hayatlarında büyük yer tutuyor. Özellikle kendilerine sevimli ve çocuksu bir imaj vermeye çalışan Japon kızları için Hello Kitty tarzı oyuncaklar hayatlarından hiç eksik olmuyor. Bu yüzden de Japonlar 30 hatta 40 ‘lı yaşlarında bile çocukça oyunlar oynayıp mutlu oluyorlar.

Tokyo’nun 35 milyonluk devasa nüfusunun olması şehri ister istemez sıkışık ve stresli bir hale sokuyor. Fakat turistler için iş koşturmacası olmadığından bu yoğunluk ilk zamanlarda pek hissedilmiyor.

Tokyo’da taksicilerden tutun da köşe başlarındaki garsonlara kadar herkesin sürekli önünüzde eğilip kalkması hiç birimizin hayatında görmediği bir saygı ritüleline tanıklık etmememize neden oluyor. Açıkçası ben bu kadar yoğun derecede saygı duruşundan zaman zaman rahatsız oldum. İster istemez insanların robotlaşmış olduklarını düşünmedim dersem yalan olur.

Tokyo sokak ve caddeleri her ne kadar iş hayatının koşturmacasıyla dolu olsa da şehrin birçok yerinde sakin park ve bahçelere rastalamak insanı bu stresten uzaklaştırıyor. Günlük hayatın stresinden kaçmak isteyen Japonlar da zaman zaman bu parklarda vakit geçiriyorlar.

Tokyo’da en beğendiğim şeylerin başında kesinlikle çevre temizliğinin geldiğini söylemek istiyorum.Sokaklar ve cadde araları o kadar temiz ki çıplak ayakla saatlerce yürümeye cesaret edebilecek duruma geliyorsunuz. Şehir merkezi tertemiz ama büyük binaların sıkışıklığıyla ne yazık ki biraz bunaltıcı. Şehrin dış taraflarına çıkınca bu yoğunluktan kurtulup daha sakin bir Tokyo manzarasıyla karşılaşıyorsunuz.

Tokyo’da çok sayıda alışveriş merkezi var fakat fiyatlar çok ucuz değil. Gözlemlediğim kadarıyla her köşe başına yerleştirilen plazma televizyonlardan sürekli tüketime yönelik reklamlar yapılıyor. Bu kadar reklamı görünce ister istemez koskoca Tokyo şehrini büyük bir alışveriş merkezine benzetiyorsunuz.

Sokaklarda sigara içmek yasak olduğu için belli yerlerde sigara içenlere özel kulübeler bulunuyor. Şehirde herşey tam anlamıyla otomatiğe bağlanmış durumda ve turist olarak etrafınızda yaşanan bu robotik yaşama hiç kapılmak istemeyip sadece Tokyo’nun tadını çıkarmaya odaklanıyorsunuz.

Bu rengarenk şehirde yapmak istediklerinizi listelemenizi öneririm çünkü Japon kültürü misafirlerine inanılmaz derecede zengin bir yelpaze sunuyor. Benim Tokyo turumda şu etkinlikler bulunuyor:

Dünyaca ünlü Sumo güreşlerini izlemek, Meiji Shrine’ı gezip bol bol fotoğraf çekmek, Tokyo Tower’da harika bir mola, Yoyogi Parkında şehrin yoğunluğundan uzaklaşmak, arkadaşlarla Japon KTV salonlarında çılgınca şarkılar söylemek, suşi lokantasında deniz ürünlerinin tadına bakmak, Japon Manga dükkanlarını gezip hayal gücünün sınırlarını zorlamak, Shinjuku Gyoen National Garden’da sakin bir öğleden sonra yürüyüşü, Shibuya Crossing’de kalabalığa karışıp kaybolmak ve Tokyo’nun dünyaca ünlü metrosunda kısa bir yolculuk.

Şimdiden sizlerin Tokyo turunda yapacaklarını merak etmeye başladım bile. Ha,unutmadan 2020 Olimpiyatlarının Tokyo’da düzenleneceğini bir kez daha hatırlatayım da bu şehri görmek için bir nedeniniz daha olsun. Bu arada Japonların İngilizceleri çok ama çok kısıtlı bu yüzden en sevimli el kol hareketlerinizi de hazırlamayı unutmayın.

Tokyo’da buluşmak dileğiyle.

Rıfat Karlova (@Karlova)

TÜRKİYE’NİN EN ÇOK OKUNAN TABLET DERGİSİNİ

iPAD’İNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN 

ANDROİD TABANLI TABLETİNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN