HAFTANIN KİTABI: Gökdelen

Pazar, 30 Eylül 2012 11:07

Üstadımız kendisi; İngiliz roman ve hikaye yazarı üstad J.G Ballard’ı Güneş İmparatorluğu’ndan Çarpışmaya, Süper Kent’ten Kokain Geceleri’ne gözümüz kapalı takip ettik.

O gözümüzü bilmediğimiz bir dünyada açmamızı sağladı. Bilmkurguyla harmanlanmış, estetik, seksi, neon teknolojili bu dünyadan bizimkine geri dönmek istemedik. Şimdi de karşımıza Gökdelen çıktı bu hafta Ayrıntı yayınları sayesinde. Arka kapak sorularına baktığımız zaman yine üstadın dünyasına bir an evvel adım atmamız gerektiğini biliyoruz. Bütün mesele bir an evvel eldeki 1Q84′ü bitirebilmekte…

Her şeyin kontrol altında olmasının değişmez kural olduğu modern dünyada, kontrol mekanizması bozulursa birden, modern insandan geriye ne kalır?

Dış dünyadan izole, sakinlerinin tüm ihtiyaçlarını dışarı çıkmadan giderebilecekleri bir sisteme sahip, upuzun gökdelenlerden oluşan dev bir site dışarıdan nasıl görünür? Gazete ve televizyonlardaki lüks site reklamları gibi mi? Güvenli? Sıcak? Zengin? Huzurlu?

“Gökdelen”in hikâyesi tam da böyle bir dünyada başlıyor. Gökdelen sakinlerinin kalplerine yayılan küçük nefret tohumları, “üst, orta ve alt kattakiler” arasında giderek vahşileşen akıl almaz derecede şiddetli bir savaşa dönüşüyor. Kaosun merkezinde ise sitenin kalbi olan tüketim katedrali, dev bir alışveriş merkezi yer alıyor.

Sonrası Ballard’ın ağzından anlatılan bir modernizm masalı. Ve tüm modernizm masalları gibi, sonu iyi bitmiyor. Ballard’ın çizdiği distopik dünya korkutucu, şiddet dolu ama gerçek: Erk, yetki ve sahip olma arayışıyla, bu arayışın getirdiği kırgınlık ve kızgınlıklarla harmanlanmış bir tüketim kültürünün patlaması…

 

Tags