GSMA Mobile World Congress’17 (Dünya Mobil Kongresi) de Öne Çıkanlar – II

Cuma, 10 Mart 2017 16:25

HAZIRLAYAN:ERGİ ŞENER
Mobil teknolojiler alanında dünyanın en önde gelen etkinliği olan GSMA Mobile World Congress (MWC – Dünya Mobil Kongresi)’e yönelik gözlemlerimi paylaşmaya devam ediyorum.

“IoT” – Connecting Everything (her şeyin internete bağlı olması) çılgınlığı:

Bu sene, Kongre’ye katılan hemen hemen tüm firmaların odaklarından biri de IoT (Internet of Things – Nesnelerin Interneti) ve uygulamalarıydı. Önümüzdeki 5 yıl içerisinde şirketlerin IoT odağında $5 trilyon harcamaları bekleniyor. Cisco’nun öngörüsüne göre de, 2020’ye kadar, 50 milyar IoT cihaz olacak ve bağlantılı cihazlar dünya nüfüsunu geçecek. Bu nedenle, işletmelerin IoT uygulamalarının, iş modellerine, operasyonel süreçlere etkilerini analiz etmeleri adına MWC oldukça önemliydi. GSMA tarafından Kongre sü-resince katılımcılarla gerçekleştirilen ankette de, IoT’nin ne kadar önemli bir gündem olduğu oldukça çarpıcı bir biçimde ortaya çıktı. Kongreye katıımcı ya da görevli olarak katılanlar arasında gerçekleştirilen anket sonucuna göre 2017 için en büyük iş fırsatı %48 oranında IoT olurken, bunu %15 ile mobil ödemeler, %14 ile de AI (artificial intelligence – yapay zeka) izledi.
Bugün her anımızda yanımızda bulunan Internet’in hayatımıza girmesiyle birlikte belirli evrimlerine tanık olduk. İlk olarak, arama motorları sayesinde bilgiye erişim, basın/yayın sektörünün dijitalleşmesi ve “e-mail”lere kolay ulaşım odağında başlayan kullanım; zamanla mesajlaşmaya, e-ticaret sitelerinden alışverişe, sosyal ağlara ve mobilden tüm bu kullanımlara erişimimize olanak verecek şekilde gelişti. Son olarak da “nesnelerin interneti” (Internet of Things – IoT) olarak tanımlanan tüm cihazların birbirine ve internete bağlanabilir olması dönemini yaşamaktayız. Internete bağlanarak, “akıl kazanan” araba, bisiklet ve ev esyalarından sonra, şimdi de akıllı belediyeler ve akıllı şehir planlamalarına başlanmış durumda. IoT’nin sağladığı değişime yönelik en güzel benzetmeyi birkaç sene önce yine MWC’de bir key-note sunumunda zamanın Ericsson CEO’su şu şekilde yapmıştı: “Eğer iki insan birbirine bağlanırsa, hayatları değişir; eğer her şey birbirine bağlanırsa dünya değişir” (If two people get connected their life changes, if everything connects, the life changes…). Bu sene MWC, IoT ile dünyamızın nasıl değiştiğini, hayretler uyandıran ve oldukça şaşırtan uygulama alanları ile oldukça somut bir biçimde gözler önüne serdi.
MWC’ye yönelik ilk paylaşımlarımda , daha çok kongrenin bu seneki yıldızı olan AI ve “chatbot”ların gelişimine değinmiştim. Chatbot lar ile başlayan ve her geçen gün daha da fazla hayatımıza girecek olan “x.bot”ları daha yakından ve IoT odağında da detaylı incelemekte yarar var. Öncelikle, fiziksel dijital asistanlarda, “Amazon’un Alexa”sının baskın tasarım (domi-nant design) halini almış olduğunu belirtmek gerekiyor. Pek çok operatör ve OEM, Alexa benzeri ürünlerini “akıllı ev” stratejilerinin ana odağı olarak konumlandırmaktalar. Bu doğrultuda, kongrede, birbirine benzer, hoperlörü olan ve ses ile komut verebildiğiniz, soru sorabildiğiniz, evdeki diğer bağlantılı cihazları ve sensörleri yöneten cihazlar oldukça revaçtaydı. Ko-re’nin önde gelen operatörlerinden SK Telekom, birkaç basamak ileriye giderek ve baskın tasarımdan sıyrılarak, standında, x.botların fiziksel olarak nasıl roller üstlenileceğini farklı örnekler ile en iyi şekilde somutlaştıran fir-malardan biriydi. Örneğin “petbot” olarak isimlendirdiği, tekerlekli dijital asistan ile sabit bir yerde bulunma ihtiyacı olmayan, evde evcil hayvan-larınızın yerini almaya aday bir ürün tanıttı. Ayna şeklinde ve “socialbot” olarak adlandırdıkları ürün ise resim ve video çekip paylaşmayı ko-laylaştırmak üzere tasarlanmış. x.bot furyasında çocuklar da unutulmamış, çocuklar için oyuncak ayı şeklinde tasarlanan “toybot”, hem uzaktan kamer-ası ile çocuğunuzu kontrol etmeyi sağlıyor, hem de gereken anlarda çocuğun anne babası ile kolayca iletişim kurmasına olanak veriyor.
x.bot lar ile evlerimize de hızlı bir giriş yapması beklenen IoT uygulamalarının, “yaşam tarzı” (connected life style) etkisi yaratması ve uzun süredir konuşulan “akıllı ev” vizyonunu gerçek anlamda gerçekleştirmesi için bir takım fonksiyonlarını geliştirmesi gerekiyor. Apple’ın HomeKit’i ya da Amazon’un Alexa’sında olduğu gibi trend, ayrı ayrı çalışan bağlantılı cihazların, bu vizyonunu destekleyecek şekilde gruplanmasını ve bir platform mantığında yönetilebilmesini işaret etmekte. Tüm bu yeni oluşumlar ve servislerle akıllı cihazlar ve evler arasındaki bağı sağlam-laştırarak, mobil cihazlara bağlılığımızı artırıyor.

x.bot lar fiziksel robotların beklediğimizden çok daha hızlı bir şekilde günlük hayatımıza gireceğinin açık bir göstergesi. Bu doğrultuda Pepper ve benzeri pek çok robot (hareket edebilen, konuşabilen, üzerindeki tablet ile de farklı etkileşimler sağlayan robotlar) farklı sektörlerde kullanılmaya başlanmış du-rumda. AI’ın gelişmesi ile birlikte robotların oldukça farklı alanlarda kul-lanılacağı da aşikar. Örneğin, Endüstri 4.0 olarak adlandırılan akımla birlikte üretimde pek çok süreci robotların güvenilir ellerine bırakıyor olacağız. Bu kongrede, robotların gerçek anlamda pek çok sektörde, özellikle belirli iş kollarında insanların yerini beklenenden de hızlı alacağına emin oldum. Davul çalabilen robotlardan, müşteri temsilcisi olarak görevlendirilen sem-patik robotlara, teslimatları ulaştıranlardan, çağrı merkezi desteği verenlere kadar pek çok farklı uygulama ile robotların fiziksel olarak neler yapılabileceği gözler önüne serildi. Voltran benzeri, kolları, gövdesi, başı ayrı ayrı programlanarak, hareket ettirilebilir olan dev robotlar da sergilendi. Bir robotu, hem özel eldiven ya da şapka ile hareketlerle ya da tasarlanmış özel cihazlar ile kontrol edilebildiği gösterildi.
Ancak oldukça sempatik ve arkadaş canlısı görünen, operasyonel anlamda insan-ların yoğunluğunu ve görevlerini devralması beklenen bu robotlar bu hızla gelişmeye devam eder ve yapay zekaları kontrol edilemez, birbirleri ile de iletişime ve etkileşime geçmeye başlarlarsa, insanlığı tehdit etme olasılığı da bulunuyor (yani bilim kurgu filmlerini yabana atmamakta yarar var.) Bill Gates, Elon Musk, Stephen Hawking de bu endişeyi taşımakta ve ara ara dile getirmekteler. Bill Gates gerçekleştirdiği bir açıklamada endişesini şu şekilde belirtmişti: “Süper zeka ko-nusunda çok kaygılıyım. Önce makineler birçok alanda işimizi görecekler ama bu aşamada süper zeka seviyesinde olmayacaklar. Bunu iyi yönetirsek olumlu sonuçlar alırız. Ancak birkaç on yıl sonra makineler bize kaygı verecek kadar zeki olacaklar. Bu konuda Elon Musk’la diğerlerine katılıyorum ve insanların bundan neden kaygı duymadığını anlamıyorum.”…
Kongre devam ederken, Google da, satın aldığı Boston Dynamics tarafından zor saha şartları için geliştirilen, tekerlekli son robotu Handle’ın yeteneklerine yönelik bir video yayınlayarak bu alandaki çalışmalarındaki son noktayı paylaştı. Google, geçen sene de insansı robot Atlas’ın geldiği noktayı yine Kongre sırasında tanıtmıştı, bu anlamda Google da Kongre’de resmi olarak yer almasa da ben bur-dayım dedirtti.

Introducing Handle: https://www.youtube.com/watch?v=-7xvqQeoA8c

IoT alanındaki bir diğer odağı da “akıllı araçlar” oluşturmakta. Teknoloji devleri gözünü evlerimize olduğu kadar arabalarımıza da dikmiş durumdalar. Bu anlamda, arabanın içindeki hakim işletim sistemi olmak ve uygulamaları yönetmek adına da önemli ve gizli bir yarış süregelmekte. Mobil alışkanlıkların, bu kadar etkili bir hal aldığı günümüzde, otomotiv üreticilerinin de arabalar arasında bilgi transferini, cep telefonları arasında olduğu kadar kolay bir hale getirmeleri gerekiyor. İlerleyen dönemlerde, arabaların, kendi aralarında ve farklı nesneler (trafik ışıkları, otoparklar, pe-rakendeciler, benzin istasyonları, araç servisleri, muayene istasyonları, vb.) ile haberleşme, konuşma ve sosyalleşme yetenekleri olması bekleniyor. IoT uygulamaları ile sürüş de daha kolay hale getirilmeye başlanmış durumda. Artık uygulamalar ile trafiğin yavaşladığına yönelik erken uyarı sistemleri, ya da trafik yoğunluğuna göre bilgi sağlama çok daha kolay hale gelmekte. İsrailli bir start-up, sürücünün hal ve hareketlerinden hareketle, dikkat seviyesini anında ölçümlemekte ve kritik seviyenin altına düştüğü anda uyarı mekanizmalarını devreye sokmakta.
Sürücüsüz araç insiyatifleri de son zamanlarda yine teknoloji dünyasının önde gelen temalarından. Tüm bu gelişmeler odağında,bu sene, Kongre’de pek çok önde gelen otomotiv firmasının da stand kurarak, bu alanda yenilikleri tanıtmalarını da izledik.
Nesnelerin Interneti konsepti içerisinde, araba, artık büyük veriye yönelik bir hareket problemi halini almış durumda. Otomotiv sektörü içerisinde yer alan oyunculardan, bunu anlayıp, dataya erişim ve doğru işleme yolunu bulanlar, fark yaratmaya başlayacak.

IoT’nin beslediği “Big Data”:

Bağlı cihazların çoğalması ve verilerin büyük miktarda artması analitik bir devrime de yol açmakta. Geniş kullanıcı kitlesine sahip kurum ya da uygulamaların, kul-lanıcılarının davranışlarını takip edip, anlamlandırmaları sonucunda, müşterileri ile daha yakın ve kişiselleştirilmiş bir iletişim sağlamaları; bu şekilde de müşterilerinin gözünde vazgeçilmez olmak adına önemli mesafe kaydetmeleri mümkün oluyor.
Özellikle big data üzerinden oldukça farklı katma değerli uygulamalar geliştirilmesi de mümkün olduğundan dolayı, büyük veriye sahip olan firmalar açısından da pek çok fırsat ortaya çıkmakta. Örneğin taksiler ile şehirlerin anlık trafik yoğunluğu ya da “network qulity” sinin (çekim kalitesinin) ölçümlenmesine; müşterilerin izledi-kleri yol, lokasyonları ve yoğunluklarına göre düzenlemeler yapılmasına, öngörü analizleri çıkarılmasına; doğru anda, doğru yerde kişiye özel mesajların çıkarılması sağlanarak müşteri ile daha yakın bir bağ kurulmasının sağlanmasına yönelik pek çok uygulama ve çözüm Kongre’de sergilendi. “Digital signage” sistemleri de Kon-gre’de öne çıkan uygulamalardı. Farklı teknolojiler ile bundle edilen sistemler, ka-meradan demografik ayrıştırma, akıllı telefon uygulamalarından da müşterinin ilgi alanı doğrultusunda kişiselleştirme yaparak, ilgiyi farklı şekilde çekmeyi sağlıyor.

Tags