GSMA Mobile World Congress 17′ (Dünya Mobil Kongresi) de Öne Çıkanlar

Çarşamba, 1 Mart 2017 17:18

HAZIRLAYAN: ERGİ ŞENER
Her sene, GSMA (Global System for Mobile Communications Association – Global Mobil İletişim Sistemleri Birliği) tarafından düzenlenen ve dünyanın en büyük mo-bil teknolojiler etkinliği olan Mobile World Congress (MWC – Dünya Mobil Kon-gresi) bu sene, 27 Şubat – 2 Mart tarihleri arasında, 12. kez Barselona’da gerçekleşmekte. Mobil endüstrisinde öncü bir yeri ve oldukça prestijli bir repustasyonu bulunan MWC’nin bu sene mottosu “The Next Element” (Bir sonraki ele-ment) olarak belirlenmiş. Kongre, mobil teknolojilerin hayatımızın temel gereksinimlerinden biri olarak günlük hayatımızın her anını nasıl etkilediği üzerinde duruyor. Tam anlamıyla, mobil dünyanın kalbinin attığı ve mobil dönüşümün etkilediği her sektörün ve oyuncunun gelişmeleri takip etmek üzere yer aldığı bu etkinliğe yönelik izlenimlerimi Dipnot Tablet için seri şeklinde derledim.

MWC 2017 Preview: https://www.mobileworldlive.com/videos/feature-mwc17-preview/

Bu derlemeyi gerçekleştirirken, pek çok haber sitesinde yer aldığı üzere, ilk kez tanıtılan, lansmanı yapılan ürünleri ve servisleri anlatmaktansa; genel olarak öne çıkan kavramları, yeni teknoloji trendlerini ve bu trendlerin son kullanıcılara ya da sektörlere etkilerini, pazardaki konumlarını ve beklentileri kendi gözlemlerim doğrultusunda aktarmayı tercih ettim. Yani bir anlamda, şu anki skoru paylaşmak-tansa, maçın gidişatını ve buna yönelik olarak da skorun nasıl şekillenebileceğini yorumlamaya çalışacağım (Efsane buz hokeyi oyuncusu Wayne Gretzky’nin belirt-tiği üzere önemli olan topun gideceği yere doğru kaymak, topun olduğu yere değil… – I skate to where the puck is going to be, not where it has been…)
MWC’ye, 2010’dan beri düzenli olarak katılmaktayım. Bu sure boyunca da, tartışılan konuları, bu konuların değişimini (ya da bazılarının artan bir odakla aynı kalmasını), çok büyük beklentilerle lanse edilen teknolojilerin ve servislerin yok oluşlarını, bir bölümünün ise yaşamımızı nasıl ciddi biçimde değiştirdiğini ve bun-ların sebeplerini gözlemlemeye çalışıyorum. İlk katıldığımda, 56.000 kişilik katılım ile rekor kıran Kongre, dünyada düzenli olarak gerçekleşen pek çok kongre ya da etkinliğin önemini kaybetmesine ya da tamamen tarihe karışmasına nispet ederce-sine, artan bir ilgi ilgi devam ediyor. Bu sene, yeni bir rekor kırarak, 200 ülkeden, 110.000’den fazla katılımcı ile gerçekleşen MWC; mobil teknolojilerin hayatımızı ve dünyamızı önemli ölçüde değiştirdiğini ve insanların da bu alana yönelik sürekli bir beklenti içerisinde olduklarını bir kez daha kanıtlar nitelikte. Sanal gerçeklikten, yapay zekaya; giyilebilir cihazlardan, akıllı ev ve arabalara; mobil ödemelerden, her ilgi alanına yönelik uygulamalara kadar, mobil teknolojiler dünya çapında inovasy-onun temelini oluşturuyor. Nitekim, Google’un eski CEO’su Larry Page’in belirttiği üzere, “artık ‘mobil öncelikli’ bir dünyada değil, “sadece mobil” olan bir dünyada yaşıyoruz. (We are no longer in a mobile first World, we are in a mobile only World). MWC’de bunu doğrular nitelikte.

Bana göre bu kongrenin bir önemi de yeni teknolojilerin standartlaşması ve gerekli regulasyonların düzenlenmesi adına da “input”ları sağlaması. Pek çok yeni teknoloji trendine yönelik GSMA tarafından belirli çalışma grupları oluşturularak, standartların belirlenmesi adına operatörler ve ekosistemde yer alan partilerden temsilcilerin katılımı ile süreçler oluşturulmakta. Yeni teknolojilerde gerekli olan standartlar ve regulasyonların tanıtımı, teknolojileri ilk kullanan oyuncuların geri bildirimleri, başarılı örneklerin paylaşılarak, fikir alışverişinin ve beyin fırtınalarının gerçekleşmesi adına kongre çok yoğun bir gündem ile geçiyor. Ben de 2010 – 2013 yılları arasında GSMA’in Mobile Payment (Mobil Ödeme) çalışma grubundan yer alarak NFC (near-field communications) teknolojisinin standartlarının oluştu-rulması çalışmaları içerisinde yer almış, bir dönem bu oluşuma başlandık da etmiştim. Bugün, Apple (Apple Pay servisi ile), Samsung (Samsung Pay servisi ile), Google (Android Pay servisi ile) gibi OTT (over-the-top) olarak nitelendirilen teknoloji devleri bile ödeme çözümlerinde o zaman belirlenen standartlar doğrul-tusunda hareket etmekteler. Global dünyamızda, bu standartlar, lokal olarak sağlanan servislerin tüm dünyada aynı deneyim ile kullanılmasını sağlamakta. NFC desteği olan tüm POS larda, dünyanın neresinde olursanız olun, temassız mobil ödeme işlemini gerçekleştirebilmektesiniz.

Bu sene Kongre’de öne çıkan konuların başında, AI (artificial intelligence – yapay zeka) ve yansımaları, x.bot lar (x.bot benim verdiğim bir isim, chatbot ile başlayan furya, socialbot, petbot, toybot, vb. ile artarak devam etmekte) VR (virtual reality – sanal gerçeklik) uygulamaları, IoT (Internet of Things – nesnelerin interneti) hega-monyası, IoT’nin gelişimi ile birlikte “Lora” gibi yeni standart çalışmaları, robotların artan kullanım alanları ile Endüstri 4.0 uygulamaları, mobil ödeme sistemleri ve mobilde güvenliği artıracak biometrics uygulamaları geliyor.

Y ve Z Jenerasyonlarının mobil teknolojilere olan etkileri

Öne çıkan teknolojilerin detayına girmeden önce, Y ve Z jenerasyonlarının mobilin sürekli artan etkisindeki önemini incelemkte yarar var. Mobil jenera-syonlar olarak da nitelendirilen Y ve Z jenerasyonları artık tüm sektörleri ve pazarları domine etmeye başlamış durumda. Hemen hemen tüm servisler ve akla gelebilecek her şey için ilk referans kaynağı olarak telefonlarını gören bu jenerasyonlar, daha kolay, kusursuz ve akıllı deneyimler tasar-lanması konusunda mobil endüstriyi de ciddi bir biçimde etkilemeteler. Y jenerasyonun global harcama gücü $2.45 trilyonu bulurken, sosyal medya ile doğan ve büyüyen Z jenerasyonu da mobil cihazları üzerinden “on de-mand” hizmet alma beklentileri ile yeni iş modellerinin gelişmesini tetikley-erek, dijital dönüşümü de hızlandırmaktalar. “Mobile-only” odağında talep-lerini dile getiren bu jenerasyonlar, sadece ihtiyaçları doğrultusunda değil, aynı zamanda inançları ve hisleri doğrultusunda kararlarını vermekteler. Müşterilerin “mobil kimlik”leri üzerinden tanındığı ve öncelikli kanal olarak da tüm iletişim mobil üzerinden sağlandığı dünyada, bu jenerasyonların beklentilerini anlayıp, anlamlandırarak, uygulamalar geliştirilmesi pek çok teknolojiye de yön vermekte.
Cihazlar
Kongre’ye Apple’ın katılmayışı, Samsung’un da “hero model”i olan Galaxy serisinin yeni modeli Galaxy S8 lansmanını gerçekleştirmemesi, diğer üreti-ciler açısından önemli bir fırsattı, ancak bence bunu iyi değerlendiren pek olmadı. Bir supriz yeni akıllı telefonları ile tekrar yükselişe geçmeyi hedefleyen Nokia’dan geldi. Nokia efsaneleşmiş modeli 3310’un yenilenmiş ve günümüze uyarlanmış akıllımsı versiyonunu, “modern bir klasik” olarak MWC’de lanse etti. Efsaneleşmiş yılan oyunu ve geleneksel melodilerin ye-ni versiyonları da 3310’da tekrar sunuldu, cihazın en ilgi çekici yanlarından biri de oldukça ucuz bir fiyat ile sunuluyor olması. Nokia’nın dışında LG, Sony, Huawei, Blackberry de yeni akıllı telefonlarını MWC’de lanse ettiler, Samsung ise yeni tabletlerini lanse etti. Hayatımızın vazgeçilmezlerinden olan mobil uygulamalara yönelik olarak da konferansta ilginç veriler paylaşıldı. Her ne kadar artık her firma bir uygulama geliştiriyor olsa (keşke sadece bir uygulamada kalınsa; her firma artık her servisi için pek çok uy-gulama geliştirmekte ve gerçek anlamda bir uygulama kirliliği olmaya başlamış durumda) da mobilde geçirdiğimiz zamanın %80’i kişinin 3 favori uygulamasında geçmekte… Kongreden çıkarılacak olan en büyük derslerden biri de önümüzdeki dönemde, mobilde iş birliklerinin ve populer uygulamalara olan entegrasyonların artacağı doğrultusunda.
Yıllardır telefonlar daha akıllı hale gelip, ekran büyüklükleri artarken, şarj sorununa yönelik beklenen, somut gelişmeler tüketici seviyesine indirgenemedi. Bu yıl da kablosuz şarj çözümleri oldukça revaçtaydı. Telefonların kablosuz şarj desteği ile piyasaya sürülmesinin artış göstermesi ile birlikte, artık telefona ekstra herhangi bir aparat takmaya gerek kalmaksızın, direk kablosuz şarj ünitesinin üzerine konulması ile şarj yapılabilecek (Apple’ın yeni iPhone modelinde, iPhone 8, kablo girişini kapatarak, sadece kablosuz şarj opsiyonunu destekleyeceği söylentileri, bu alandaki odağı oldukça artırmış, ancak Apple’ın hangi protokolü kullanacağı lans-mana kadar yanıt bekleyen bir soru durumunda). Bu sene, akıllı telefonlar kadar, telefonlara takılabilen ya da telefon özellikleri ile birlikte çalışan farklı aparatlar ilgi çekti. VR gözlükler, 360 derece kameralar, telefonları projektöre dönüştüren ya da external battery desteği sağlayan pek çok farklı aparatın tanıtımına şahit olduk.
Gelişen AI ile hayatımıza giren “chatbot”lar:
Geçen sene odağın VR’da olduğu Kongre’ye bu sene gerçek anlamda AI damgasını vurdu. Pek çok işletmenin, iş süreçlerine ve sektörlerine yönelik uygulamalara AI’ı nasıl entegre edebilecekleri konferansın ana gündem maddelerinden biriydi. Her populer teknolojide olduğu gibi, AI konusunda da gerçeği ve “hype”ı ayırmak gerekiyor. AI’ın populerleşmesi ile birlikte, teknoloji dünyasında pek çok yeni akım AI ile ilişkilendirilir olmaya başladı ve her şeyde AI aranır oldu (AI’a olan yatırım miktarlarının artmasının da bunda doğrudan ve önemli bir etkisi bulunuyor). En basit tanımıyla, AI, bir sistemde biriken datayı anlamlandırarak, uygun bir yanıt ile geri dönüş yapılabilmesine olanak sağlayan sistemleri tanımlamak için kullanılan bir teknoloji terimi. Tanımdan ortaya çıktığı üzere, teknoloji ile gerçekleştirile-bilecekler gerçekten sınırsız, MWC de bu sene bunu kanıtkar nitelikteydi.

20170227_125250

Farklı markalar tarafından, pek çok yaratıcı uygulamanın sunulmasının yanında, bu senenin öne çıkan AI uygulamaları, sanal kişisel asistanların günlük hayatımıza olan etkisi ile birlikte chatbot’lardı. Siri, Google Assistant, Microsoft Cortona gibi sanal dijital asistan uygulamaları AI’ın tüketici el-ektroniği cihazların içine girerek son kullanıcıların hayatına ne kadar nüfuz etmiş olduğunu anlamamız açısından öne çıkan önemli uygulamalar. “Chatbot”lar ilerleyen dönemde kişilik kazanarak, vazgeçilmezlerimiz arasında olacak. Robotlardan, hem soruyu doğru yanıtlamasını, hem de yanıt verirken soruyu soran kişinin niyetini, ruh halini, “mood”unu (modunu) hesaba katmasını beklemek bugün için biraz fazla olsa da, son zamanlarda bu alandaki gelişmenin boyutu ve hızı o kadar büyük ki; yakında bir kul-lanıcının bir makine yerine insanla konuşup konuşmadığının ayrımını yap-masının neredeyse imkansız olacağı diyalog sistemleri göreceğiz. Fizilsek chatbotlar da Amazon’un Alexa’sının etkisi gerçek anlamda kendini göstermiş durumda. Alexa’ya benzer kişisel dijital asistanlar, “smart home” konsepti için de bir platform merkezi olmayı hedefliyor. Bu doğrultuda, kapıyı açmaktan, televizyon kanallarını değiştirmeye, evdeki sensörlerin ayarlarını gerçekleştirmekten, çocukların kontrolüne kadar her şeyi bu chat-botlar üzerinden gerçekleştiriyor olacaksınız.
Chatbot’ların ardından “physical bots” olarak da adlandırılan fiziksel robot-ların da oldukça farklı sektörlerde kullanımına yönelik pek çok farklı kul-lanım kongre bünyesince kendini gösterdi. Temel insani duyguları an-layarak, davranışını konuşmacısının ruh haline göre uyarlayabilen ilk insan robotu, Pepper’ın etkisi oldukça fazlaydı. Pepper benzeri pek çok asistan robot kongre alanında stand görevlilerine de destek oldu.