FT: Erdoğan ülkenin de facto adli hakemi oldu

Perşembe, 9 Ocak 2014 14:28

İngiliz Financial Times gazetesinde bugün yayınlanan Daniel Dombey”in makalesi “Hükümete ve iş arkadaşlarına yönelik yolsuzluk soruşturmasının polislerin görevden alınarak duraksatılması, Türkiye’de nizamsızlığın kanunun hükmünü nasıl ele geçirdiğinin bir göstergesidir” cümlesi ile başlıyor.

Yazıda, Başbakan Erdoğan’ın polis, savcılık ve yargının içine işlemiş bir paralel devlet uyarısında bulunduğunu ancak muhaliflerinin onun “kanuna ölümcül bir darbe” indirdiğini söyledikleri aktarılıyor.

Yazıda, kimilerine göre Erdğan’ın paralel devlet iddiası saflığın da sınırlarını zorluyor. Çünkü 11 yıldır görevde olan hükümetin şimdi paralel devlet dediği yapı daha önceki müttefiki olan Gülen hareketi olduğu vurgulanıyor.

Soruşturmaların hükümete zarar vermeye yönelik olduğuna ilişkin emareler de var denilen yazı da, ikinci dalga soruşturmanın Başbakan’ın oğluna doğru ilerlediğini ama o noktaya ulaşamadan polislerin görevden alınması ile durdurulduğu anlatılırken, ikinci dağlanın hükümetin müteahit şirketlerle olan ilişkisini ve Erdoğan’ın daha önce ABD terör listesinde olan Suudi iş adamı ile yakın ilişkileri ve Türkiye’nin İran’a gönderdiği altın gibi konulara ışık tuttuğuna yer veriliyor.

Yazıda ayrıca Balyoz Davası kapsamında yargılandan ve tutukluluğu devam eden Çetin Doğan’ın damadı, ABD’de yaşayan Türk ekonomi profesörü Dani Rodick’in yapılan işlemin tam da Gülen cemaatinin “modüs operandı”sı, yani tipik çalışma tarzı olduğunu, ve bunun hedef belirleyip spesifik iddialar, çoğu zaman yetersiz deliller ile destekleme şekilde yapıldığını iddia ettiğini anlatıyor. Fakat Fethullah Gülen’in bu iddiaları reddettiğini ve soruşturmalar ile bir ilgisi olmadığını söylediğini belirtiyor.
Ergenekon ve Balyoz davalarının yeniden açılma sinyallerinin verildiğinin anlatıldığı yazıda, bunun iki amaca hizmet edeceğini, birici olarak Gülen cemattının itibarını zedeleyeceğini ve ikinci olarak da laik eski düzenin desteğini alacağını anlatıyor.

Bazı milletvekillerinin davaların yeniden açılmasının yargıya olan inancı daha da zedeleyeceğini söylediklerinin anlatıldığı yazıda HSYK değişikliklerinin de altı çiziliyor. Yazıda ayrıca Suriye’de giderken Hatay’da durdurulan TIR’ın Suriye’deki isyancılara silah taşıdığından şüphelenildiğini ancak polisin ve savcının TIR’ı incelemesinin istihbarat tarafından engellendiği ve savcı ve polislerin görev yerlerinin değiştirildiği anlatılıyor.
Yazıdan ne olursa olsun savcıların işlerini yapması, ülkenin de facto adli belirleyicisi olarak Başbakan’ın sözüne bırakılıyorsa bu sağlıklı bir gidişat değildir deniliyor.

Daniel Dombey yazısını: “Geçen sene ayaklanmalar sırasındaki ssert müdahelelerde Türkiye, eli ağır hükümetin devletin bağımsız erklerini yıprattığı Macaristan’a benzyordu. Bu gün ise gözlemciler tarafından temel hukukun işleyip işlemediğinin sorgulandığı Ukrayna’yı andırıyor” diyerek sonlandırıyor.