Fotoğraflarla Taksim Toplu Kışlası

Perşembe, 14 Mart 2013 13:55

[wzslider autoplay="true" transition="'slide'"]

Sanat tarihçisi Süleyman Faruk Göncüoğlu, 1938′de yıkılan ve günümüzde yeniden inşa edilmesine karar verilen Topçu Kışlası’nın bugüne kadar yayımlanmayan fotoğraflarını paylaştı.

İstanbul üzerine çalışmalarıyla tanınan ve 100 bine yakın fotoğraf arşivi bulunan Göncüoğlu, Sultan Abdülmecid döneminde yapılan, 1860-1908 yılları arasında 1. Topçu Alayı Kışlası olarak bilfiil kullanılan ve 1938′de yıkımına karar verilen Topçu Kışlası’na ait arşivindeki bazı fotoğrafları gün yüzüne çıkardı.

Göncüoğlu, Cumhuriyet’in ilanından sonraki İstanbul ve Taksim bölgesi hakkında bilgi verdi.
O dönemde İstanbul’un ”terk edilmiş, sahiplenilmemiş, harabe” bir şehir görüntüsü verdiğini söyleyen Göncüoğlu, şehrin Türkiye Cumhuriyeti’ni temsil edebilecek ve kadim bir şehre yakışır nitelikte yeniden imar edilmesi için 1938′de çalışmalara başlandığını söyledi.

Doktor olan, yurt dışında da görevlerde bulunan dönemin İstanbul Valisi ve Belediye Başkanı Lütfi Kırdar’ın doğu ve batı şehirlerini çok iyi tanıyan, idealist birisi olduğunu ifade eden Göncüoğlu, Kırdar’ın öncelikle Taksim bölgesinde bazı düzenlemelere gittiğini aktardı.

Süleyman Faruk Göncüoğlu, şu bilgileri verdi:

”İstanbulluların gitmeye korktuğu Taksim bölgesi, 1920′den itibaren çekim merkezi oluyor, dönemin gökdelenleri denilebilecek 6 katlı apartmanlar inşa edilmeye başlanıyor ve kentin elit kesimi yaşamaya başlıyor. Bu çekim alanı karşısında Topçu Kışlası’nın vaziyeti ve etrafındaki eklentiler, ciddi bir sıkıntı doğuruyor. Kışla ayrıca eroin ticareti ve afyon işlenmesi için kullanılmış. Burası, 1933′e kadar devletin gözetiminde ve devlete gelir sağlayacak bir unsur olarak, hem Türkiye’de yetiştirilen afyonun işlendiği hem de İran üzerinden Afganistan’dan gelen eroin ve afyonun Kasımpaşa’dan gemilere yüklenerek Avrupa’ya ve Amerika’ya yönlendirildiği yer. Eroin işlenmesi, Milletler Cemiyeti’nin notaları ve baskıları sonucunda 1933′te yasaklanmış ama 1937′ye kadar gayri resmi devam etmiş.
Kışlada, 2. Abdülhamid’i tahttan indirmek için 24-25 Nisan 1908′de yaşanan ve tarihe Tarihe 31 Mart Vakası olarak geçen olaylarda birçok masum asker katledilmiş. Kışla, İstanbul’un işgali yıllarında da işgal kuvvetleri tarafından kullanılmış. Kışla, Anadolu’da bağımsızlık savaşı veren ordumuza ve halkımıza yardımcı olanların tutuklanıp getirildiği ve işkence görüldüğü bir yer. Bu nedenle eski İstanbullular buraya pek iyi gözle bakmazlardı. Hatta yaşlı insanlar o dönemde önünden geçerken şehit edilenler için bir Fatiha, üç İhlas suresi okurdu.”

Göncüoğlu, bunların hiç birinin hatırlanmaması için 1938 yılında Topçu Kışlası’nın yıkılmasına karar verildiğini ve 1939′dan itibaren buna başlandığını belirterek, yerine de Paris’teki örnekleri gibi Gezi Parkı yapılmasının kararlaştırıldığını kaydetti.
Topçu Kışlası’nın iç avlusunun, o dönemde bir spor dergisi yayımlayan Çelebizade Said Tevfik Bey’in önerisi üzerine 1920′den itibaren stadyum haline getirildiğini belirten Göncüoğlu, şunları kaydetti:

”Taksim Stadyumu, 18 yıl İstanbul sporuna hizmet etmiştir. Türk Milli Futbol Takımı ilk maçını 26 Ekim 1923′te Romanya’ya karşı bu stadyumda oynamıştır. Maç 2-2 berabere sonuçlanmıştır. Güreşte ilk milli karşılaşma olan Balkan Güreş Şampiyonası, atletizmde ilk milli karşılaşma Balkan Atletizm Şampiyonası, bisiklette ilk milli karşılaşma Türkiye-Bulgaristan müsabakası ve binicilikte ilk milli müsabaka Türk-Bulgar milli konkurhipikleri burada yapılmıştır. 1923 ile 1936 yılları arasında Türkiye Milli Futbol Takımı’nın 9 maçına ev sahipliği yapan eski kışla binası, futbolun dışında güreş, atletizm ve bisiklet yarışlarının da düzenlendiği yer olmuştur. Taksim Stadyumu, yaklaşık 8 bin kişi alabiliyordu.

NTV