Fotoğraf Makinasına Sığmayan Cennet İsviçre

Cuma, 26 Haziran 2015 16:11

Ah bir zengin olsam, ta ta ta ta ta ta ta ta taa ………………….

Boşluğu doldurdunuz mu bakıyım? Ne yapardınız? Ben mi? Alaska’dan başlar, dünyayı bir uçtan bir uca şaşalı şekilde gezerdim. Bir de bol bol alışveriş yapardım elbette.. Şimdi yürüdüğüm dünyanın en ünlü alışveriş caddelerinden birisi sayılan Zürih’teki Bahnhofstrasse’ye sıkça gelirdim herhalde… Şu an yan yana dizili butiklerin vitrinlerini süsleyen, astronomik fiyatlarına bakıp, sadece çapkınca göz kırpmakla yetindiğim saatlerden, koca bir koleksiyon oluştururdum. Audemars Piguet, Chopard, Vacheron Constantin, Patek Philippe, Zenith saymakla bitmiyor ki… Ana tren istasyonunun hemen çıkışında başlayan bu cadde Zürih gölü kıyısındaki Bürkliplatza kadar uzanıyor. Cadde öğlen saatinde İngilizce konuşan, şık takım elbiseleriyle yürüyen bankacılarla dolu… Neyse ki tren istasyonuna yaklaştıkça Mango’su H&M’i kendini gösteriyor da rahatlayıveriyorum. Zürih’e gelirseniz bu caddede uğramanızı tavsiye edeceğim iki yer var: Birisi Sprüngli, İsviçre’nin güzel cafelerinden biri bana kalırsa… Pastalar, makaronlar, çikolatalar harika… Kahvaltı, yemek menüleri de var. Ben ise, üst katına çıkıp, buralara gelmişken güzel bir “Bircher muesli”yiyeyim dedim. Gelen pespembe, kıvamlı yoğurtlu karışımını yerken yaşadığım mutluluğu anlatamam. En çok da taptaze böğürtlenlerin, ahududuların ağzımda patlarken bıraktığı mayhoş tadı sevdim. Diğer adresimiz, yine bu caddenin tren istasyonuyla buluştuğu noktaya çok yakın olan Mercur dükkanı ki burda çeşit çeşit taze çikolatalardan istediğiniz miktarlarda alabiliyorsunuz. Bir köşede ise çikolatanın yapılışını ve kalıplara yerleştirilmesini izleyebilirsiniz. “Şu dükkanda kalıp bir süre çıraklık mı yapsam, iş öğrenirim” diye düşünmeden edemiyorum. Çikolata filminde, bu işle iştigal eden Juliet Binoche’un karizması kimde var canım?

s-d8f8f279b17e37c24f76bbdb2dc059bb7a132c0aZürih baştan sona yürüyerek gezilebilecek bir kent. Size tramvaylar da yardımcı olabilir. Bir göl kıyısı (Zürih gölü) kenti burası. Varlıklı ama bunu göstermeyi çok da sevmeyen bir kent bana kalırsa. Eski şehrin ortasından Limmat Nehri geçiyor. Merkez tren istasyonundan itibaren göle kadar nehrin iki kıyısında ve paralel sokaklarında bol bol yürünebilir… Şirin ve diğer İsviçre şehirlerine göre oldukça hareketli buraları. Bu sokaklardan bir önerim var sizlere: Cafe Schober’e gidip sıcak çikolata için derim. Nefisti… Öyle ki, bir süre için damarlarımda ılık çikolata dolaşıyormuş gibi hissettim.

Zürihte bir de Bürkliplatz’dan tekne ile Zürih gölü gezisi yapmalı. İsteğinize göre 1,5 saatten 4 saate kadar değişik seçenekler var. Bazı tekneler yemekli. Göl kıyısında ilerleyen teknemiz küçük kasabaların küçük iskelelerinde durup yolcu alırken, evleri inceliyor ve bu yemyeşil sakin hayatı izliyorum. Nasıl bir şey acaba, kaos ve karmaşadan bu denli uzak olmak?

178971_10150891037853191_74131356_nÇok vaktim yok bu şehirde. Zaten iki gün rahat yetiyor. Merkezin dışındaki mahallelerdeki yaşamı da merak ediyorum. Neyse ki gideceğim Endonezya restoranı “Dapur” bu mahallelerden birinde. Enteresan geliyor, neden orada acaba? 14 veya 11 numaralı tramvay ile gidilebiliyor. Cumartesi akşamı. Merkezden uzaklaştıkça sokaklar ıssızlaşıyor. Pencereler bile sımsıkı kapalı… Hani bizde, pencerelere yastık koyup gelen geçeni seyreder teyzeleri arıyor gözüm. Yok, burada hiç insan yok. “Acaba yanlış bir yerlere mi geldim” duygusu uyanıyor insanda. Ürkütüyor bu sessizlik. Derken durağa geliyorum, restoran ise birkaç yüz metre ötede. Dapur’u benim gibi baharatlı Asya mutfağını sevenlere öneririm. Yemeklerdeki o nefis acıyı ta kulaklarınızda hissedebilirsiniz. Tipik İsviçre mutfağı; fondü, röşti, rakleti denemek isterseniz Swiss Chuchi’ye gitmenizi öneririm.

Hazırlayan: ZEYNEP NEFESOĞLU GÜLDER

Dipnot Tablet’in 222. sayısını indirmek için:

TÜRKİYE’NİN EN ÇOK OKUNAN TABLET DERGİSİNİ ÜCRETSİZ OLARAK

iPAD’İNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

 available-on-the-app-store

ANDROİD TABANLI TABLETİNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Get-it-on-Google-Play