Festivallerin amiral gemisi Coachella suya iniyor!

Çarşamba, 21 Kasım 2012 08:25

Böyle en klişesinden bir girişle başlamak gerekiyor kimi durumlarda. Nietszche’nin “Müziksiz bir hayat hatadır” önermesi düsturumdur duyduğum ilk andan beri. Müzik için her yere giderim öyle söyleyeyim. Bir kaç senedir biletlerinin satışa çıktığı pazar sabahı Glastonbury festivali için saatlerce bilgisayar başında şansımın yaver gitmesini beklemekteyim. Biletler bu sene için satışa çıktığı gün sıra bana gelemeden iki saatte tükendi. Umudum Mart’ta piyasaya sürülecek ikinci partide. Yoksa ver elini Blur’un headline olacağı Primavera, cepte an itibariyle. Müzik festivallerinin ve konserlerinin arsız bir takipçisi olarak ise gördüğüm günden beri aklımdan çıkmayan ve son zamanlarda duyduğum en başarılı proje olan S.S Coachella’dan bahsetmek istiyorum bugün. .

Coachella Festivali 1999’dan bu yana düzenlenen üç günlük bir festival. Kaliforniya’da bir çölde yer alan Indio’da düzenleniyor. Rock-Indie-Hip Hop ve Elektronik müziğin en baba isimleri bu festivalde çıkıyor. Bugüne kadar çıkan gruplar arasında kimler var derseniz; Dr. Dre and Snoop Dogg, , Prince,Radiohead, Oasis, Daft Punk, , Madonna, The Cure, Florence and the Machine, Arcade Fire, Kanye West, The Black Keys, Rage Against The Machine, Beck, Gorillaz, Björk, Nine Inch Nails, The Strokes, The Chemical Brothers, Pavement, MGMT, The White Stripes, Jay-Z, Tool, The Prodigy, Beastie Boys, Swedish House Mafia ve Bon Iver’i sayabilirim…

Coachella’nın en önemli özelliği burada sahne alan grupların bir sonraki sezonda Avrupa festivallerinde hangi isimlerin çıkacağını bir anlamda müjdelemesi. Yani Coachella’nın headliner’larına bakarak Roskilde’de, Sziget’te, Reading’de kimleri görebileceğimizi bir anlamda öğreniyoruz. Her sene Coachella’ya giden kitle Avrupa’daki festivallere ne giyileceğinin trendini de belirliyerek trendsetter’lık işlevi görüyor. Yani festivallerin amiral gemisi Coachella.

Bu amiral gemi bu sene ise bir değişikliğe imza atarak bu sıfatına layık olmak adına suya inmeye karar verdi. S.S Coachella adı altında iki farklı zamanda festival bir cruise gemisinde düzenlenecek. Rota neresi kaptan derseniz o da güzel; Jamaika ve Bahamalar. 16-19 Aralık ve 19 -23 Aralık’ta üç gece dört gün boyunca geminin batmasına neden olabilecek isimler sahneye çıkacak. Geçen sene Efes One Love’da tüm başa gelen “telefon talihsizliklerine!” rağmen aklmızı başımızdan alan Pulp, bir kaç sene önce izlediğimiz ve yeni albümleriyle yine bizi dans pistlerinde dört döndüren Hot Chip festivalin headliner’ları. Rapture, Grimes, Black Lips, ve War Paint ise kalbimizin daha da hızlı atmasına neden olan ve orada olmam gerekiyor, hayatta kaçmaz dedirten isimler. Sahi tüm bu grupları bir arada, denizin üzerinde, okyanus rüzgarı ve denizin içine gömülen güneş eşliğinde seyretmek ve yüzmekten daha güzel bir festival olabilir mi? Cruise’a katılanların iyi bileceği gibi ; bir geminin içinde uçsuz bucaksız denizin ortasında gece faryap yol almak olağanüstüdür.İster akşam Rapture’dan “How Deep is your Love?” dinleyerek samanyolunun altında dans edip sabah yoga sınıfında ter atarak akşamki Black Lips maratonuna hazırlanın, ister Jarvis Cocker “Common People’ı söylerken havuzun içinde dalıp çıkıp bir de sesini suyun içinde duymaya çalışın. Sabah Warpaint havuz başında çalarken Bloody Mary’nizi içip ayılmayı deneyin, ya da hangoverların en büyük ilacı denizde bir kaç kulaç atın. . Gemi dört gün açık denizde kalacak değil, arada uğradığınız limanlarda ister rom içip yerel takılara dadanın, ister kamaradan o gün boyunca hiç çıkmayın :)

Festival demek dizine kadar çamura batmak, güneşin altında kalıp nafile sığınacak bir gölge aramak, tuvaletlerden şikayet etmek, bizim ülkede saatlerce bira kuyruğunda bekleyip sonra biranın bittiğini öğrenmek ( evet , bira biten biranın sponsor olduğu festivalimiz de oldu; Eksen on Fair:), çadırda konaklayıp ikişer üçer saatlik uykularla sersem sersem dolaşmak, karavan kiralayıp önüne kurulup uzaktan festival alanını seyretmek demek esasen. Şimdi ise karşımızda lüks bir cruise gemisinde istediğin zaman air condition’lı odan da uyuyabileceğin, kendi duşunda istediğin kadar zaman geçirebileceğin, emrine amade bir gemi dolusu personel var. Nasıl olur? Festival ruhu gemide yaşanır mı? O gemi batar mı:) ? Bunları hep birlikte Aralık sonu gibi göreceğiz.

Biletler şu anda kişi başı 250 dolar, kamara fiyatları ise 500 ve 1500 dolar arasında. Aranızdan giden olursa büyük bir mutlulukla Coachella Günlüğünü yayınyacağımı buradan duyurmak isterim. İmkanınız varsa kaçırmayın.. Daha fazla bilgi için de tıklayın; .http://ss.coachella.com/