Esad’a film önerisi; Wag The Dog

Pazartesi, 17 Aralık 2012 11:08

Dipnot Tablet Başyazarı Cüneyt Özdemir Londra’nın en şık restaurantlarından Sushi Samba’yı, Esad’a önerdiği “Wag The Dog” filmini ve şarkı söyleyerek izlenme rekorları kıran pazarcı Muhammed Şahid Nazir’i sizlere tanıtıyor;

[wzslider autoplay="true" transition="'slide'"]

SUSHI SAMBA

Bu fotoğrafları Londra’da gittiğim son yılların en şık restaurantlarından birinde çektim. Bir gökdelenin tepesindeki restaurantın asansörü bile roller coaster kıvamında. Londra’nın City olarak bilinen finans sektörüne ait gökdelenlerden birinin tam tepesinde. Norman Foster’ın turşuya benzetilen dünyanın en ünlü gökdelenine tepeden bakıyorsunuz. Londra’nın kötü yönlerini söylüyoruz iyilerini bahsetmekten çekinmeyelim. Her restaurant’da olduğu gibi en lüks restaurantlardan birinde olmamıza rağmen her tür insan mevcuttu. Bebek arabası ile Papermoon’a gidebilir misiniz? Gidemezsiniz. Oysa burada böylesine bir mekanda bile bebekli aileler vardı. Üzerinde kar montu olan bir adam da gördüm smokin olanı da… Her ne kadar insanlar birbirlerine mesafeli olsa hatta zaman zaman iş ayrımcılığa kadar gitse de yanyana durmakta aynı mekanlara takılmakta bir sakınca yok anlayacağınız. Yemek için masamızı beklerken barda takıldık. Şakkk Şaakkk sesler geliyor bir türlü anlam veremiyorum. Bir ara döndüm baktım meğerse arkamızdaki sarhoş ingiliz yanındaki kız arkadaşının poposuna vuruyormuş. Zaten bir sure sonra ceketi çıkartıp yere attı ve kızın önünde diz çöküp omuzlarına masaj yaptırmaya başladı. Biz masamıza geçerken ayakta öpüşmeye başlamışlardı…


ESAD’A FİLM ÖNERİSİ; WAG THE DOG

İlk çıktığınızda seyrettiğiniz kimi filmleri aradan bir kaç yıl geçip yeniden seyrettiğinizde filmin değerini anlıyorsunuz. Dustin Hoffman ve Robert De Niro’lu bu filmde bunlardan bir tanesi. Hollywood’un içinden çıkan pırlanta gibi bir politik hiciv. Tam da şu aralar Suriye ile yatıp kalkarken muhakkak tekrar seyredilmesinde fayda var. Tam da bu filmde geçen sahneleri en son Şam seyahatimde Esad’ın basın danışmanından dinlemiştim. Bayan Shaban kendisinin John Biden ile yaptığı bir konuşmayı bu filmin bir repliği gibi anlatmıştı. O Suriye’deki reformlardan bahsederken Biden kendince önemli bir konuyu masanın üzerine koymuştu. Reformların içeriğinden çok reformların nasıl algılandığının daha önemli olduğunu söylerken tam da bu filmde yaşanan ruh halini özetliyordu.

ONE POUND FISH

Muhammed Şahid Nazir’I tanıyor musunuz? Kendisi pazarcı. 1 pound’a 1 balık satıyor. Ama bunu yaparken sıradan pazarcılardan farklı bir yöntem izliyor. Şarkı söylüyor. Pakistan’ın Lahor’daki bir pazarcının üslubu ile bestelediği şarkıyı söylüyor. Sarıyor balığı veriyor müşterinin eline.. Arkadaşları biraz da kafa bulmak için çekip yükledikleri video şu anda 5 milyon kişi tarafından izlenmiş durumda. Son olarak İngiltere’deki x factor yarışmasına katıldı. Bir şakanın nerelere varabileceğini bizlere gayet net gösterdi. Bir pazarcının naïf şarkısının gösteri toplumunun elinde nasıl bir Ajdar’a dönüşebileceğini gösteriyordu. Sonradan ortaya çıkan klibi ise tam anlamıyla evlere şenlikti. Yeni bir fenomen doğuyor. Gösteri toplumunun yeni palyaçosu. Gangnam Style’da böyle başlamıştı unutmayalım… Hiç gülmeyin.

App. Store’dan iPad ve iPhone’nunuza indirmek için TIKLAYINIZ