Ergi Şener yazdı: Perakendenin Geleceği

Pazar, 14 Şubat 2016 10:11

ERGİ ŞENER

Teknoloji ve teknoloji ile birlikte iş modellerinde gerçekleşen inovasyonlar, pek çok sektöre olduğu gibi perakendeye yönelik olarak da yıkıcı etkiler göstermekte. Eskiden, perakende yöneticilerinin öncelikli stratejileri, yeni mağazalar açmakken, son yıllarda hızla artış gösteren e- ve m-ticaret uygulamaları ile fiziksel perakendecilikte çarpıcı bir dijital dönüşüm gözlemlemekteyiz… Perakenciler, mevcut mağaza ağlarının yanında, müşterilerine yeni kanallar ile erişim sağlayarak satışlarını artırma yarışına girmiş durumdalar. Tek bir kanaldan, çoklu kanala geçiş yapan müşteriler de, artık “bütünleşik müşteri” (integrated shopper) olarak tek, basit ve kullanışlı bir deneyim beklentisi içerisindeler. Bu hafta perakende sektörünü etkileyen ana trendleri ve etkilerini paylaşmak istedim.

 

Tüketiciler teknoloji alışverişlerini önceliklendiriyor

Teknoloji ile birlikte tüketicilerin, tüketici alışkanlıklarının ve tüketici trendlerinin de değiştiğini gözlemlemekteyiz. Günümüz müşterileri de artık yeni teknolojileri öncelendirmekteler ve özellikle hayatlarını kolaylaştıran, zaman kazanmalarını sağlayan, hayatlarına değer katan tüm yeni teknolojileri hızla kucaklamaktalar. Ayrıca, bunları kullanıp, çevrelerine de yayarak, pozitif WOM (world of mouth) ile bu teknolojilerin virus misali hızla yayılmasına da öncülük etmekteler. Teknoloji alışverişlerinin perakenciliğe bir de bambaşka bir boyutta etkisi olmakta. Örneğin, her yıl Apple, yeni ürünlerini piyasaya çıkardığında, geleneksel perakendecilerde negatif bir etkiye sebep olmakta. Bildiğiniz üzere Apple (ve tabi ki diğer teknoloji devleri) sürekli müşterilerinin “mutlaka sahip olması gereken” inovasyonlar üzerinde çalışarak, her yıl iPhone, iPad, MacBook gibi geleneksel ürünlerini yenilerken; bir yandan da Apple Watch, Apple TV gibi yepyeni ürünler ile müşterilerin harcamalarını sürekli artırma eğilimindeler. Öte yandan, müşteriler, bu tarz teknolojik oyuncakları aldığında, kıyafet, ev eşyası ya da diğer alacaklarını ertelemek zorunda kalıyor, çünkü pek çok müşteri açısından bu durum bütçelerini oldukça aşıyor. Bu durum, hayatın bir gerçeği durumuna geldiği için, bu tarz yeni teknoloji lansmanları sırasında, mağazalar müşterilerini mağazalara çekebilmek için farklı arayışlar içerisine girmeliler.

 

“Millennial”ları anlamak

Generation Y olarak da adlandırılan “millennial”lar (1980 – 2000 arası doğan jenerasyon) alışverişe yönelik oldukça farklı alışkanlıklara sahip. Bu jenerasyon, “sharing economy” (paylaşım ekonomisi) modellerinin de etkisiyle daha az şeye sahip olup, ihtiyaçları anında, daha çok kiralama eğiliminde. Bu segmente yönelik olarak artık, pek çok moda tasarımcısı tasarım giysilerini online sitelerde kiralama modeline başlamış durumda. “Millennial”lar iyi servise prim verip, bir şey almadan önce mutlaka internetten ya da mobilden detaylı araştırma yapmaktalar. “Millennial”ları “gerçek zamanlı” (real time) müşteriler olarak, günün ihtiyaçları doğrultusunda alışveriş yapıp, yarının gerekliliklerini ihtiyaç anına kadar bekleten, aynı zamanda “son dakikacı” (last minute) müşteri olarak nitelemek mümkün. Perakende yöneticilerinin “millennials”lara hitap edecek, onları markalarına bağlayacak yöntemler bulmaları daha da önem kazanacak. Çünkü “millennials”lardan sonra gelen Generation Z’de de bu eğilimler devam etmekte.

 

Apple Store deneyimi yaygınlaşıyor

Fiziksel mağazaların, gelişen diğer kanallarda mümkün olmayan, müşterinin ürüne dokunup, hissetmesinden kaynaklanan ve bu nedenle de keşif sürecini başkalaştıran bir özelliği bulunuyor, bu nedenle de perakende açısından fiziksel kanalların yok olmasını beklemek gerçekçi değil. Pek çok perakendeci müşterilerinin taleplerini daha kişisel ve eşsiz bir alışveriş deneyimi ile karşılamak üzere denemeler gerçekleştirmekte. Bunun bir sonucu olarak, mağazalar artık daha çok showroom haline gelmeye başlıyor.  Örneğin, ülkemizde de yeni açılan meşhur İtalyan restoran zinciri, Eataly, alışveriş deneyimini, restoranlar, şarap tadımı, sanat etkinlikleri ve yemek dersleri ile birlikte sunarken; Starbucks ana vatanı, Seattle’da tadım merkezlerini hayata geçirdi.

 

Sanal mağazalar

“Digital signage” özelliği ile kişiye özel ekranı değişebilen, vending makinaları ya da ekranlar, sanal mağaza konseptleri, AR (augmented reality – artırılmış gerçeklik) uygulamaları, alışveriş düğmeleri ile pek çok yeni kanal günbegün hayatımıza girmekte.

 

Şimdiye kadar sanal mağaza konseptini en iyi uygulayan firma Güney Kore’de Tesco oldu. Tesco e-ticaret satışlarını artıracak bir kanal arayışındayken, hayata geçirdiği uygulama ile oldukça ses getiren, “case study” olan ve son birkaç yıldır kullanımı hızla artan bir kanalı müşterilerin hizmetine sunmuş oldu. Sanal Mağaza olarak adlandırılan uygulama (bir diğer deyişle “alışveriş duvarı”), fiziksel ürünler yerine, ürünlerin resimlerinin ve her resmin altında da bir QR kodun yer aldığı, özel tasarlanmış afişler ve akıllı telefon uygulamasından oluşmakta. Uygulama kadar, uygulamanın devreye alındığı yerler, başarının altında yatan temel faktörlerden birini oluşturuyor. Tesco bu uygulamayı özellikle metro istasyonlarında ve otobüs duraklarında başlattı. Bu afişleri gören müşteriler, akıllı telefon uygulamaları ile satın almak istedikleri ürünlerin QR kodlarını taratıyor, ödemelerini yapıyor ve teslimat zamanını istedikleri şekilde oluşturarak ürünleri evlerine gittiklerinde teslim alabiliyorlar.

Bu uygulamanın başarısının ardından, Tesco faaliyet gösterdiği diğer ülkelerde de benzer uygulamaları hayata geçirdi. İngiltere’de havaalanlarına yerleştirilen alışveriş panoları ile Kore’dekine benzer bir deneyim, tatilden ya da seyahatlerinden dönmekte olan müşterilere, “eve geldiğinizde dolu bir buzdolabınız olsun” (come home to a full fridge) sloganıyla sunulmakta. Tesco, Kore’dekine benzer derecede başarılı bir analizle bu sefer, sık uçan ve ortalama bir saat havaalanında boş zamanı bulunan İngiliz müşterilerinin zamanlarını verimli kullanmalarını sağlıyor.

 

IKEA’da İsveç’de lanse ettiği yeni mobil uygulaması ile almak istediğiniz ürünün evinizde nasıl duracağını, AR teknolojisi ile ı size gösteriyor.

Haftaya, perakendeyi etkileyen trendleri paylaşmaya devam edeceğim.

 

-

Yazının devamını okumak ve Dipnot Tablet’in 256. sayısını indirmek için

TÜRKİYE’NİN EN ÇOK OKUNAN TABLET DERGİSİNİ ÜCRETSİZ OLARAK

iPAD’İNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

 available-on-the-app-store

ANDROİD TABANLI TABLETİNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Get-it-on-Google-Play