Erdoğan Fransa liderine seslendi: “Açıkla”

Pazar, 13 Ocak 2013 10:07

Başbakan Erdoğan, Paris’te 3 PKK’lının infazına ilişkin, “Fransa, bu olayı aydınlatmalı, Fransa Devlet Başkanı terör örgütü mensuplarıyla neden görüştüğünü açıklamalı” dedi.

Başbakan Erdoğan, Çırağan Sarayı’nda gerçekleştirilen Anadolu Aslanları İşadamları Derneği’nin (ASKON) 8. Olağan Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, “Bir tek güvenlik görevlimiz şehit düşmesin, bir tek genç bile dağa gitmesin, nerede olursa olsun bir tek anne bile ağlamasın, üzülmesin” diyerek gece gündüz yoğun bir mücadelenin içinde olduklarını ifade etti.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, şöyle konuştu:

“Buradan bir kez ifade ediyorum; Allah’ın izniyle bu mesele çözülecek… Bugün ya da yarın, er ya da geç, Türkiye’nin huzuruna, kardeşliğine, büyümesine ve kalkınmasına ayak bağı olan bu cerahat mutlaka sökülüp atılacak. Şu anda devam eden süreçte kararlılıkla yol alıyoruz. Umutluyuz, iyimseriz, sürece olumlu bakıyoruz ama aynı zamanda temkinliyiz ve dikkatliyiz. Geçmişte, başlattığımız süreçlerin, iyi niyetli girişimlerin nasıl provoke edildiğini, sabote edildiğini çok iyi biliyoruz. Önümüzdeki süreçte bu tür vakaların yaşanabileceğini de ihtimal dahilinde görüyoruz. Her ne olursa olsun, hangi engel çıkarılırsa çıkarılsın, vazgeçmeden, yılmadan ve yıkılmadan inatla kardeşlik için mücadeleye devam edeceğiz.”

“Terör ayağımızda bir pranga”

Başbakan, Türkiye’nin, terör meselesiyle meşgul olarak, terör meselesine büyük kaynak ve mesai sarf ederek yoluna devam edemeyeceğine dikkat çekti.

PKK’ın, daha en başından itibaren Türkiye’nin büyümesinin, yükselmesinin, güçlenmesinin önünde bir bariyer, Türkiye’nin ayağında bir pranga olduğunu ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:

“Terör hiçbir zaman hedefine ulaşamadı ve ulaşması da asla mümkün değil. Terör, benim Kürt kardeşlerime de bugüne kadar acıdan, ölümden, gözyaşından başka hiçbir şey ama hiçbir şey vermedi. Terörün hiçbir gerekçesi olamaz. Terörün hiçbir mazereti, hiçbir bahanesi olamaz. Hele bugün, demokrasinin standartları yükselmişken, hak ve özgürlükler genişletilmişken, siyasetin kanalları sonuna kadar açıkken, terör, hiçbir şekilde makul ve mantıklı gösterilemez.

Devletin kademelerinde yer almaksa benim Kürt kardeşim devletin kademelerinde en üst düzeyde yer almıştır. Ülkemde parlamenter sistem içerisinde parlamentoda yer almaksa benim Kürt kardeşlerim parlamentoda yer almış, bunun yanında bölücü terör örgütünün uzantıları da parlamentoda yer almıştır.

Bu ülkede, bizim dönemimize kadar, on yıllar boyunca devam eden, var olan o zulmü, mezalimi, baskıyı, sindirmeyi, asimilasyonu, ret ve inkarı, bizler de yaşadık, sizler de yaşadınız. Birçok yerlerde biliyorsunuz, o malum dönemde, birçok iş adamlarımız fişlendi. Onların ürünleri ne yazık ki birçok yere sokulmadı. Onlarla alışverişler engellendi. İş yerlerinin çökmesi için ne gerekiyorsa bunlar yapıldı.

Ben de, yol arkadaşlarım da siyasete girdiğimiz o ilk gençlik yıllarımızdan itibaren hep engellendik, hep hukuksuz şekilde ötelendik, itildik. Ama hiçbir zaman şiddeti bir yöntem olarak aklımızdan geçirmedik. İnançlarımıza, fikirlerimize, milletimize inandık ve işte bugünlere geldik. Sizler, iş adamlar olarak, 28 Şubat’ı en sıcak, en yoğun, doğrudan muhatap olarak yaşadınız. İş yerleriniz kapatıldı, ticaretiniz engellendi, yatırımınız engellendi, kredi alamadınız, bulamadınız, rekabet imkanlarınız elinizden alındı ve ayrıca bir de karalandınız. Ama hiçbir zaman şiddete, hiçbir zaman hukuksuzluğa, yasa dışı yollara tevessül etmediniz ama şimdi hamdolsun çok farklı bir konuma geldiniz.”

Fransa liderine çağrı

Erdoğan, infazın süreci sabote etmeye yönelik bir girişim, PKK’nın kendi içinde bir hesaplaşması da olabileceğini ifade etti.

Fransız devletinden, bu olayı derhal aydınlatmasını, suçluları derhal bulmasını, soru işaretlerini en hızlı şekilde ortadan kaldırmasını beklediklerini dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Terör örgütünün kurucuları arasında yer alan, Paris’te suikast sonucu öldürülen ve Interpol tarafından da Kırmızı Bülten’le arananlar var bunların içinde. Çok daha ilginci Fransa Devlet Başkanı’nın yaptığı açıklamada ‘düzenli görüşmelerimiz oluyor’ ifadesi şecaat arz ederken sirkatin söylemektir. Avrupa Birliği’nin terör örgütü ilan ettiği bu örgütlerin mensupları ve Kırmızı Bülten ile aranan bu insan veya insanlar sizinle nasıl düzenli olarak görüşebilir. Bu nasıl bir siyasettir? Tabii işi kovalıyoruz. Neticesini şöyle veya böyle alırız veya alamayız. Ama yasaların bize tanıdığı haklar neyse, bu haklarla bu işi kovalıyoruz.”

Paris’te suikast sonucu öldürülen Sakine Cansız’ın 2007′de Almanya’da gözaltına alındığını, Türkiye’nin iade talebine rağmen serbest bırakıldığını anlatan Erdoğan, en son 5 Kasım 2012′de Fransa Interpolü’ne bir mesaj gönderdiklerini ve bu teröristin Paris’te olduğunu bildirdiklerini, ancak Fransa’nın hiçbir adım atmadığını aktardı.

Başbakan Erdoğan, “Fransa bu olayı derhal aydınlatmalıdır. Ayrıca, Fransa Devlet Başkanı bu terör örgütü mensuplarıyla neden görüştüğünü, ne görüştüğünü, hangi tasarım dahilinde bu teröristlerle iletişim halinde olduğunu da derhal Fransız, Türkiye ve dünya kamuoyuna açıklamalıdır” dedi.

“Bu terör örgütü, pirüpak bir örgüt müdür?”

Bu süreçte herkesin soğukkanlı ve sağduyulu olması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, “Açıklama yaparken, herkes, üzerindeki sorumluluğu hissederek, sürecin hassasiyetini gözeterek açıklama yapacak” ifadesini kullandı.

PKK’nın uzantısı siyasi partinin ilk andan itibaren hükümeti ve devleti suçlamaya başladığını ifade eden Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

“Örgüt içi bir hesaplaşma olabileceği ihtimalini sorgusuz sualsiz reddettiler. Niye? İşlerine gelmedi, çünkü ucu onlara dokundu. Sorumsuzca devleti, hükümeti itham ettiler. Allah aşkına soruyorum: Bu terör örgütü, pirüpak bir örgüt müdür? Bugüne kadar hiç mi böyle infazlar yapmadı? Benden bir şeyleri açıklamamı mı istiyorsunuz? Hatırlatayım. Mazlum Doğan, Mahsum Korkmaz başta olmak üzere, örgüt içinde nice genç, nice çocuk kurşuna dizildi, infaz edildi, cesetleri, mezarları bile annelerinden saklandı. Bunların hepsi bizim belgelerimizde mevcut. Paris’te öldürülen Sakine Cansız’ın nişanlısı Mehmet Şener de örgüt tarafından infaz edildi. Bunlar olmayan şeyler değil. Bunların cibilliyetinin gereği bu.”

“Süreci nihayete ulaştıracağız”

Bugün suçu devlete atmaya çalışanların, daha ilk andan itibaren devleti itham edenlerin, geçmişte örgüt içi infazları sorgulayamadığını, bugün de bu cesareti gösteremeyeceğini belirten Erdoğan, “Sebebi, failleri her ne olursa olsun, biz bu provokasyonların, bu hadiselerin süreci engellememesi için tedbirlerimizi aldık ve almaya devam edeceğiz. Bu süreci inşallah nihayete ulaştıracağız, inşallah, Türkiye’ye, aziz milletimize ölümlerin durması sevincini yaşatacağız. Hiç kimsenin endişesi olmasın. Kimse tedirgin olmasın” diye konuştu.

Şehitlerin hatırasına asla halel getirmeyeceklerini, onlar karşısında mahcup olacak bir girişimin içinde asla bulunmayacaklarını kaydeden Erdoğan, tam tersine şehitlerin de ruhunu muazzez edecek bir kardeşlik yolunda ilerlediklerini söyledi.

Başbakan ayrıca şunları söyledi:

“Geride bıraktığımız 10 yıl içinde, son derece samimi şekilde, tamamen kardeşlik hisleriyle terör meselesini sona erdirmek için çok önemli adımlar attık.

Bir yandan terörün bahanelerini tek tek ortadan kaldırdık. Bir yandan terör bataklığını azimle sebatla kurutmanın gayreti içinde olduk. Bir yandan, tek bir geri adım atmadan terörle mücadele ettik. Terörle mücadele sürecinde hep yalnız bırakıldık. Yazılı ve görsel medya bu mücadelede gerekli desteği vermedi.

Tam aksine terör örgütünün propagandasını yaptı, attıkları başlıklarla köşe yazarlarıyla destek verdi. Samimiyetle bu çalışmaları sürdüreceğiz. Bu sıkıntıyı da er veya geç Allah’ın izniyle aşacağız. Bütün saldırılara, tehditlere, provokasyonlara rağmen her zaman çözümü savunduk”

Tags