“Er Bradley Manning: Kahraman mi, Vatan Haini mi?”

Pazar, 4 Ağustos 2013 11:45

fotograf(3)Amerikan tarihinin en büyük bilgi sızıntısını gerçekleştiren Er Bradley Manning’in davasında alınan karar Manning için kötü ama Amerika’da basın özgürlüğü için iyi bir sonuç olarak görülüyor.

ABD ordusunda istihbarat analisti olarak görev yapan 25 yaşındaki Er Bradley Manning orduya ait yüzbinlerce gizli belgeyi Wikileaks’e sızdırmaktan askeri mahkemede yargılandı ve Casusluk Kanunu uyarınca suçlu bulundu. Casusluk Kanunu, sızdırılan belgeler nedeni ile devletin zarar gördüğünün kanıtlanmasını şart koşmuyor. Manning’in sızdırdığı dünyayı sarsan belgeler arasında Bağdat hava saldırısı videosu da vardı. 2007 yılında Bağdat’ta, ABD ordusuna ait bir Apaçı helikopterinden açılan ateşte aralarında Reuters haber ajansı foto muhabirinin de bulunduğu onlarca kişi hayatını kaybetmişti. Bu anın görüntülerini ele geçiren Manning, videoyu Wikileaks’e vermesinin ardından, 2010 yılında tutuklanmıştı. O günden beri cezaevinde olan Manning geçtiğimiz Salı günü yapılan duruşmada “düşmana yardım” suçundan beraat etti, ama casusluktan suçlu bulundu. Askeri mahkemenin Manning için verdiği karar belli ama ABD kamuoyu henüz karar vermiş değil. Zira yasalar gereğince 100 yıldan fazla hapis cezası alsa da bazıları için Bradley Manning gerçek bir kahraman.

Wikileaks’in kuruşucu ve bir yılı aşkın bir süredir kaçak olarak Londra’daki Ekvador elçiliğinde kalan Julian Assange, Bradley Manning davası ile ilgili olarak Obama yönetiminin yaklaşımını “aşırı ve tehlikeli milli güvenlikçilik” olarak tanımladı. Bradley Manning’in bir kahraman olduğunu söyleyen Assange ayrıca kamuoyunu ilgilendiren belgelerin kamuoyuna ulaştırılmasının asla ispiyonculuk olarak tanımlanamayacağını söyledi. Manning olayında en çok öne çıkan ikilem de bu nokta. Bradley Manning yasalara aykırı hareket etti etmesine; peki ya halkı birinci dereceden ilgilendiren bir olaya ait gizli belgeleri ortaya çıkarmak ve tüm dünyayı bilgilendirmek neden bir insana ömür boyu hapis cezası getirsin? İşte kahraman ile vatan haini arasındaki o çizgi tam da burada yer alıyor. Yasalar eğer kötüyü cezanladırıyorsa, bu davada kimin kötü kimin iyi olduğu pek de açık değil. Manning kendisinin de mensubu olduğu fakat suç işlediğine inandığı orduyu halka ihbar ediyor. Ordu ise Manning’i askeri mahkemede yargılayıp 136 yıl hapis cezası veriyor. Tam da burada Amerikalıların Manning hakkında kendilerine sorduğu soru devreye giriyor. “Siz olsaydınız ne yapardınız?” Mensubu olduğunuz ordunun kesinlikle yanlış olduğuna inandığınız eylemlerini gizlilik ve sadakat uğruna saklar mıydınız, yoksa hayatınızın bundan sonraki kısmını hapiste geçirmek pahasına bu olayı ortaya mı çıkarırdınız?

Manning davası bu etik dilemmaya sıkışıp kalmış bir dava. Sonuçları ise sadece Manning’i ilgilendirmiyor. Son yıllarda intenet üzerinden yapılan bir çok sızıntı devletlerin sırlarını bir bir ortaya çıkarıyor. Julian Assange ve Bradley Manning’in ardından Edward Snowden da, CIA’e ait gizli belgeleri ele geçiren ve ABD’ye ait diplomatik sırları ortaya çıkartan son isim. Şu an halen Moskova’daki Sheremetyevo havaalanında transfer bölümünde kalan 29 yaşındaki Snowden da tıpkı Assange gibi kaçak. Manning’in Casusluk Kanunu ile yargınıyor olması Snowden için de kötü haber. Çünkü Snowden da ABD tarafından yakalanırsa tıpkı Manning gibi Casusluk Kanunu ile yagılanabilir. Sivil özgürlük aktivistleri Casusluk Kanunu’nun Obama yönetiminde hortladığını ve Obama yönetiminin tüm Amerikan hükümetlerinin toplamından daha fazla sayıda casusluk davası açtığını söylüyor ve “Nixon’ın yapamadığını yaptı” diyorlar. Bu dava örnek teşkil edeceğinden bundan böyle devlet içinde bir yolsuzluk ile karşikarşıya gelen bir Amerikan vatandaşının olayı ihbar etmekten korkacağını, bunun ABD için uzun vadede kötü sonuçlar doğuracağını söylüyorlar. Fakat beterin de beteri var diyenlere göre Manning davasının olumlu bir yönü de var: Manning en azından “düşmana yardım” suçundan yargılanmıyor. Manning’in “düşmana yardım” gibi ağır bir suçtan beraat ettiği dava, Amerika’da basın özgürlüğü konusunda gitgide yükselen endişeleri biraz da olsa dindirmeye yaramış görünüyor.