En İyi Soğuk Savaş Filmleri

Pazar, 29 Kasım 2015 01:19

ALİ ARIKAN

Türkiye’nin Suriye sınırında Rus jetini vurmasıyla başlayan gerginlik, tüm dünyada Berlin Duvarı’nın yıkılmasından beri unuttuğumuz bir rüzgar estirdi. Soğuk Savaş yıllarının iç dağlayan, buz gibi fırtınası bir anda tüm dünyayı sardı. The Independent gazetesi de ön sayfasına düşen jetin görüntüsünü taşırken “Türk Füze Krizi” manşetini kullandı. Küba Krizi’ne yaptığı gönderme pek zarif veya ince olmasa da yapması gerekeni başardı.

Ne tesadüf ki bu hafta vizyona girecek olan Casuslar Köprüsü de (The Bridge of Spies) yine Soğuk Savaş’ın en gergin olaylarından biri olan U2 krizi ve sonrasında uçağın pilotu Gary Powers’la üst düzey bir KGB ajanını takas etmek için ABD ve Rusya’nın arasında gerçekleşen müzakereleri anlatıyor. Üç Oscar Ödülü sahibi, efsane sanatçı Steven Spielberg’in yönetmenliğini yaptığı filmin başrollerinde iki Oscar ödülü bulunan Tom Hanks avukat James Donovan rolünde; ona üç Tony Ödülü ve iki Olivier Ödülü bulunan Sovyet ajanı Rudolf Aben rolündeki Mark Rylance eşlik ediyor. Casuslar Köprüsü’nün senaristleri ise usta yönetmen ve senarist Coen Kardeşler.

Casuslar Köprüsü’ne hazırlanırken, Türkiye ve Rusya arasındaki taze krizden de ilham alarak, bu hafta en iyi Soğuk Savaş filmlerine bir göz atalım dedik.

Dr. Garipaşk (Dr. Strangelove or: How I Learned to Stop Worrying and Love the Bomb)

Tüm zamanların en iyi yönetmenlerinden Stanley Kubrick’in soğuk savaşa alternatif bir bakış açısı taşıyan filmde, Sovyetlere saldırmak isteyen çatlak general Jack D. Ripper karakterine odaklanırız. Bu tuhaf komutan, Rusların “Amerikan halkının vücut sıvılarını kirlettiği” gerekçesiyle SSCB’ye nükleer saldırı yapma kararı alır. Amerikan uçağı Sovyet sınırına yakın bir bölgede dönemin tipik devriye uçuşlarından birini yapmaktayken, mürettebat Ripper’dan saldırı emri alır. Ne var ki ABD Başkanı, Pentagon’daki danışmanlarıyla bir toplantı yaparak durumu değerlendirmektedir. Savaş yanlısı general Turgidson bu durumun komünizmle hesaplaşmak için güzel bir fırsat olduğunu belirtir. Fakat Sovyet Büyükelçisi, ABD makamlarına Sovyet savunma teknolojisinin geldiği son noktanın ürünü olan yeni bir “felaket silahı”ndan bahsedince tüm hesaplar değişir. Peter Sellers’ın belki de en iyi performansıdır. Ya bu, ya Being There.

Dr. Strangelove

Başkalarının Hayatı (Das Leben der Anderen)

Berlin Duvarı’nın bir kenti ikiye böldüğü bir dönemde, Doğu Almanya’da geçen film, Alman sinemasının son döneminin en önemli filmlerinden biri. Yüzeyde film, Honecker rejiminin meşrutiyetini devam ettirebilmek için ülke genelinde kurduğu Stasi makinasının küçük bir çarkı olan Yüzbaşı Gerd Wiesler’in hikayesidir. Wiesler, dinlemekle görevlendirildiği muhalif bir sanatçı ve onun sevgilisiyle uzaktan bir ilişki kurar. Kendi yalnızlığı yüzüne vurulur, içindeki insancıllık su yüzüne çıkar. Wiesler, gözetlediği tiyatro yazarının rejime karşı gelmediğini, şüpheli herhangi bir harekette bulunmadığını görür ve bu görevin altında başka bir amaç yattığını fark eder. Yazarın hayatına her gün daha fazla giren Wiesler, zamanla yazara kendisinin bile fark etmediği yardımlarda bulunur; böylece aralarında gizli bir dostluk kurulur. Sinema tarihinin en iyi son sahnelerinden biri de bu filmdedir.

Das Leben der Anderen

Köstebek (Tinker Tailor Soldier Spy)

John le Carré’nin Türkçe’ye “Köstebek” ismiyle çevrilen kitabı “Tinker, Tailor, Soldier, Spy,” sadece çok iyi bir casus hikâyesi değil, 20.  Yüzyıl’ın da en iyi romanlarından biridir.  Yazarın önceki hikâyelerinin kenarlarında görünen İngiliz gizli servis ajanı George Smiley’nin, MI6’in en üst kademelerindeki Sovyet köstebeğini bulma çabalarını anlatan eser, ismini Smiley’nin baş düşmanı Sovyet ajanından alan Karla Üçlemesi’nin de ilk kitabıdır.  İlk önce 1979’da BBC tarafından mini dizisi yapılmış, George Smiley’yi de Alec Guinness oynamıştı.  Hem kitap hem de BBC dizisi gibi, İsveçli yönetmen Tomas Alfredson’ın 2011 tarihli film versiyonu da harikadır. Kitapta da olduğu gibi flashback’lerle bezili filmde Alfredson sıklıkla olaydan birkaç sene önceki bir Noel partisine döner. Yüzeyde herkes mutlu, herkes gülmekte, Smiley bile eğlenmektedir. Lenin maskesi giymiş bir Noel Baba, casuslara Sovyet Milli Marşını söyletmeye başladığında ajanlar, Kızıl Ordu Korosuna taş çıkartırcasına kendilerinden geçer.  Ama işte o capcanlı yüzeyin altında bir şeyler çürümektedir.

Tinker Tailor Soldier Spy

Üçüncü Adam (The Third Man)

Orson Welles’in oyunculukta da farkını hissettirdiği “Üçüncü Adam”, İngiltere’nin en önemli filmlerden birisi olarak kabul edilir. Amerikalı ucuz roman yazarı Holly Martins’in, eski arkadaşı Harry Lime’in çağrısı üzerine savaş sonrası Viyana’sına gelmesi ve gelir gelmez de arkadaşının bir trafik kazasında öldüğünü öğrenmesiyle gelişen sürükleyici olaylar, Soğuk Savaş’ı tema olarak alan ilk yapımlardan da biridir. Üçüncü Adam’da Graham Greene’in unutulmaz kısa öyküsü, etkileyici ve unutulmaz bir şekilde beyazperde’ye yansıtılmıştır. Tüm oyuncu performanslarının birbirinden etkileyici olduğu filmde, özellikle Orson Welles’in oyunu sinema tarihindeki yerini alır. Filmin atmosferi “kara film” türünün en etkileyici örneklerinden birisi olarak Üçüncü Adam’ın sinema tarihine geçmesine de yol açmıştır.

The Third Man

-

Listenin devamını okumak ve Dipnot Tablet’in 245. sayısını indirmek için:

TÜRKİYE’NİN EN ÇOK OKUNAN TABLET DERGİSİNİ ÜCRETSİZ OLARAK

iPAD’İNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

 available-on-the-app-store

ANDROİD TABANLI TABLETİNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Get-it-on-Google-Play