Ekranın Hulusi Kentmen’i: Bir Ahmet Mümtaz Taylan Portresi

Perşembe, 21 Ağustos 2014 11:31

Gizem Kaboğlu, bu hafta, Ekranın Hulusi Kentmen’i olan Ahmet Mümtaz Taylan portresini Dipnot Tablet için kaleme aldı. 

Adı geçtiğinde izleyicinin yüzüne tebessüm konduran oyunculardan biri. Kimin portresini yazmalıyım diye düşünürken aklıma ilk düşen kişi Ahmet Mümtaz Taylan. Gezi parkı isyanının ilk günlerinde sağduyu çağrısı yaptığı açıklamaları ile aklınıza geliyor kiminizin, kiminiz Başbakan Erdoğan’ın sanatçı toplantısı kadrosundakilerden olarak adını geçiriyor, kiminiz Leyla ile Mecnun’un İskender’i ile anımsıyor, kiminiz için tanrı olmayan köşe yazarlarından, kalbi kaleme dokunanlardan biri olarak bahsediyor.

Tek kimliğe sığamayanlardan olan Ahmet Mümtaz Taylan, NATO’nun baş ressamı annenin, hukukçu ve madenci bir babanın çocuğu olarak 1965 yılında doğdu. Babasının öz annesinden sonra yaptığı ikinci evliliği ile kendi deyimiyle iki anne verdi hayat ona… Şimdilerde “baba denen eksikli bir birey” aynı zamanda, bir kızı var. Sektörde Cumartesi günleri çalışmamayı sözleşmesine yazdıran tek oyuncu olarak bilinen Taylan, kızıyla geçirdiği için Cumartesileri tapulu bir baba. Röportajlarından, yazılarından biliyorum bu detayları. Köşe yazılarında sık sık bahsediyor hayatına dokunanlardan, çocukluğundan, ilk gençliğinden… İlk tıraşından başlıyor anlatmaya, Can Yücel’den, Nazım Hikmet’ten bir dize sıkıştırıyor satır arasına ve bambaşka bir hikayeyle, annesinin hazırladığı rakı sofralarıyla noktalıyor metni. Sizi bilmem ama ben birbirinden ayrı olan ancak bağlantıyı anlatanın izahıyla kurabileceğimiz anılar, notlar ve şiirleri kullanımıyla Ercan Kesal benzerliği yakalıyorum yazılarında.

ahmet3Diyarbakır ile ilgili yazdığı notlarda bildiği her şeyin yanlışlığını ispatlayan anılarını okurlara anlatan oyuncunun hararetli zamanları anlattığı satırlarda bile öfke en az hissedilen duygu. Yılların sakinleştirdiği telaşından bahsediyor röportajlarında. Olgunluk izlenimi bundan olsa gerek diyorum okurken, hakikaten bağırdığını veya hiddetlendiğini hiç hatırlamıyorum konuk olduğu programlarda. Onu hatırlatırken Diyarbakır’daki yılları, Devlet Tiyatrosu deneyimi, yönetmenliği kadar TV izleyicisinin zihninde bu sabun köpüğü dünyada bıraktığı izlenimi de biraz düşünmek gerek diyorum.

Ekranda Kurşun Yarası, Çapkın, Ezo Gelin gibi onlarca işle yer alsa da özellikle gençlerin aklında Leyla ile Mecnun’daki rolüyle belirginleşti Taylan. Leyla ile Mecnun’da komedi dizisinin belki de en içli karakteri İskender’in babacanlığı TV’nin Hulusi Kentmen’i benzetmesinin haksız olmayacağının kanıtıydı. Kısa ama parmak izi belirgin bir iş olan Cinayet’te evladını kaybeden bir baba olarak yürek dağlamıştı geçen sezon. Şimdilerde Güzel Köylü’nün evde sözü geçmeyen Egeli Hüsnü Bey’i olan ünlü oyuncu kendisi hakkında yazılan neredeyse her iletide görüldüğü üzere “baba” kelimesine denk düşüyor.

Sinema da Ahmet Mümtaz Taylan’ın iz bıraktığı ve bahsedilmesi gereken mecralardan biri. Bir Zamanlar Anadolu ile Cannes’ın kırmızı halısını adımlayan oyuncu, İnşaat, Made in Europe filmleriyle ödüllenirken Saklı Hayatlar ile Rusya’dan En İyi Erkek oyuncu ödülünü evine götürdü.

Tamamı için:

TÜRKİYE’NİN EN ÇOK OKUNAN TABLET DERGİSİNİ ÜCRETSİZ OLARAK

iPAD’İNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

 available-on-the-app-store

ANDROİD TABANLI TABLETİNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Get-it-on-Google-Play