Dünya yazarları dijital gözetlemeye karşı birlik oldu

Salı, 10 Aralık 2013 11:50

Aralarında dünyadan J.M Coetzee, Günter Grass, Umberto Eco, Paul Auster, Tomas Tranströmer, Björk; Türkiye’den ise Orhan Pamuk, Yaşar Kemal, Murathan Mungan ve Buket Uzuner’in de bulunduğu yazar ve sanatçılar “Dijital Çağda bir Demokrasi Savunması” başlıklı bir manifesto yayınladılar. Manifesto Birleşmiş Milletleri sanal takibe karşı Uluslararası Dijital Haklar Beyannamesi oluşturmaya davet ediyor. Manifesto bugün dünyanın en büyük gazetelerinde yayınlandı.

Amerikan’ın elektronik casusluk kurumu Ulusal Güvenlik Ajansının tüm dünyada yürüttüğü dinleme ve izleme opersyonları CIA eski çalışanı Edward Snowden tarafından duyrulmuştu. Snowden’in sızdırdığı belgelerle ortaya çıkan ve kitlesel gözetlemeye karşı 10 Aralık İnsan hakları günü dolayısı ile dünyanın önde gelen 530 yazarı “Dijital Çağda bir Demokrasi Savunması” bildirisini yayınladı. Dün de Google, Yahoo, Apple, Microsoft, AOL, Facebook gibi dünyanın önde gelen teknoloji firmaları ABD başkanı Barack Obama’ya açık mektup yazarak izleme faaliyetlerinin bireylerin özgürlüğüne zarar verdiğini söylediler ve “Devlet İzlemesinde Reform Yapın” adlı bir grup oluşturdular. Dün yapılan bu çağrıyı, bugün dünyanın en önemli yazarlarının “Dijital Çağda bir Demokrasi savunması” başlıklı manifestosu takip etti.

İşte o manifesto:

“KİTLESEL gözetlemelerin son aylarda arttığı bilinen bir gerçek. Devlet, birkaç tık ile cep telefonunuza, e-mailinize, sosyal ağlarınıza ve internette yaptığınız aramalara ulaşabiliyor.

Politik eğilimlerinize, eylemlerinize ulaşılabiliyor. İnternet şirketlerinin işbirliği ile bilgileriniz toplanıyor ve depolanıyor, böylece yapacağınız tüketim ve alışkanlıklarınız öngörülebiliyor.
Bireyin dokunulmaz bütünlüğü demokrasinin temel taşıdır. İnsan bütünlüğü bedenin ötesindedir. Bütün insanların düşüncelerinde, kişisel çevrelerinde ve iletişimlerinde gözetlenmeme ve rahat bırakılma hakkı vardır.
Bu temel insan hakkının içi, kitlesel gözetleme amacı ile teknolojik gelişmelerin devletler ve şirketler tarafından kötüye kullanımı yoluyla boşaltılmış, hükümsüz kılınmıştır.
Gözetleme altında olan biri artık özgür değildir; gözetleme altında olan bir toplumda ise demokrasi yoktur. Demokrasinin geçerliliğini sürdürebilmesi için, demokratik haklarımız gerçek alanda olduğu kadar sanal alanda da uygulanmalıdır.

* Gözetleme, özel alan ihlalidir ve düşünce ve ifade özgürlüğünü tehlikeye sokar.
* Kitlesel gözetleme her bir vatandaşı potansiyel şüpheli olarak görür. Tarihi miraslarımızdan biri olan masumiyet karinesini alt üst eder.
* Gözetleme, devlet ve şirketler gizlilik içinde hareket ederken bireyi şeffaf kılar. Gördüğümüz gibi bu güç sistemli olarak kötüye kullanılır.
* Gözetleme hırsızlıktır. Bu bilgiler kamu malı değildir: bize aittir. Davranışlarımızı öngörmek için kullanıldığında, başka bir şeyden yoksun bırakılırız: demokratik özgürlüğün olmazsa olmazı olan hür irade ilkesi.

Herkesin, demokratik vatandaşlar olarak, kişisel verilerinin yasal yollardan hangi ölçüde ve kimler tarafından toplanabileceğine, saklanabileceğine, işlenebileceğine karar verme; bu verilerin nerede saklandığı ve nasıl kullanılacağı hakkında bilgi sahibi olma; verilerin yasal olmayan biçimlerde toplanması durumunda silinmesini sağlama HAKKINA SAHİP OLMASINI TALEP EDİYORUZ.

TÜM DEVLETLERİ VE ŞİRKETLERİ bu haklara saygılı olmaya davet ediyoruz.
TÜM VATANDAŞLARI bu hakları korumaya çağırıyoruz.
BİRLEŞMİŞ MİLLETLERİ dijital çağda insan haklarının korunmasının önemini kabul etmeye ve Uluslararası Dijital Haklar Beyannamesi oluşturmaya davet ediyoruz.
TÜM DEVLETLERİ bu anlaşmayı imzalamaya ve bağlı kalmaya davet ediyoruz.”

Kampanya websitesi: http://www.change.org/petitions/a-stand-for-democracy-in-the-digital-age-3