Dünya Tarihini Değiştiren “Çanak Çömlek”ler!

Pazartesi, 13 Mayıs 2013 10:57

[wzslider autoplay="true" transition="'slide'"]

Eski ile yeninin devran ettiği eskinin mi yeniye, yeninin mi eskiye yenik düştüğünü anlayabilmenin güç olduğu mühendislik harikası bir proje ile 8500 yıllık teknolojinin karşılaşması: Yenikapı Kazıları

Yenikapı Kazıları’nı birçok vatandaş Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “Çanak, çömlek yüzünden Marmaray Projesi gecikti” sözleri ile tanıdı. Arkeoloji dünyasını ayağa kaldıran bu sözler sonrasında televizyonlarda günlerce arkeoloji ve kazılarda bulunan kalıntılar konuşuldu. Türkiye vatandaşı Başbakan’ın çanak çömlek dediği ancak dünya tarihini değiştiren buluntular ile böylece tanışmış ve tarihe bir nebze de olsa tanıklık etmiş oldu!

Türkiye tarihinin en kapsamlı arkeolojik kazısı olan Yenikapı Kazıları’na 2004 yılında 4 ayrı bölgede 58.000 m2’lik alanda başlandı ve Roma İmparatoru I. Constantin (M.S. 379-395) tarafından yaptırılan antik dünyanın en büyük limanı Theodosius Liman Kompleksi bu bölgede çıkarıldı. Böylece dünya tarihi bugüne kadarki en geniş batık grubu olarak görülen 36 adet geminin de sahibi oldu.

Marmara Denizi Bir Tatlı Su Gölüydü O Zamanlar
Türkiye’nin en iyi 60 arkeoloğunun görev yaptığı kazılarda bulunan gemiler, neredeyse yeni bir çağ başlattı. Kazılara devam ettikçe limanın tabanında, kum, çakıl ve taş birikintisi altında, bu kentin bilinen ilk sakinlerine, başka bir deyişle günümüzden sekiz bin yıl önce, Marmara Denizi’nin bir tatlı su gölü olduğu dönemde, bu alana yerleşmiş olan Neolitik Dönem insanına ait buluntular gün ışığına çıkarılmaya başlandı. O dönem yaşamış insanların yaptıkları konutlara ait izler, pişmiş toprak ve taştan yapılmış çeşitli aletler ile dünyada bugüne kadar tespit edilmiş en eski ahşap aletler bu kazılarda ortaya çıkarıldı. Ok, yay, kano küreği gibi buluntular dünyanın en eski ahşap eserleri olarak korumaya alındı. Dokuz yıldır süren işte bu kazılarda neolitik dönemden başlayıp kesintisiz olarak günümüze kadar ulaşan ve kent tarihine ışık tutan 38 binden fazla envanterlik eser belgelendi. Tüm bu eserler bulunduktan sonra belgelendi, tek tek fotoğrafları çekildi ve restorasyon ekibine bakımları yapılmak üzere teslim edildi. Şu anda tamamı İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmek üzere muhafaza ediliyor.

İlk İstanbullular’ın Ayak İzleri Bulundu

Ayrıca Neolitik dönemde yaşamış insanlara ait mezarlar ile neolitik dönem İstanbul’un ilk yerlilerine ait binlerce ayak izi bulundu. Theodosius Limanı katmanı altında ilk İstanbullular’ın iskeletlerine rastlandı. Bu buluntular sadece Anadolu tarihine değil, Avrupa tarihine ışık tutacak bilimsel özellikler içeriyordu. İstanbul’un bilinen tarihi bir anda tepetaklak oldu, çünkü bu bulgulara göre İstanbul’da yaşam 2700 yıl önce değil, 8500 yıl önce başlamıştı.

Şehrin MÖ. 7.yy’da Megaralılar tarafından kurulduğu efsanesi de yıkıldı. Neolitik Dönem yerleşmesinde elde edilen sonuçlara göre, Anadolu kültürünün İstanbul üzerinden Avrupa’ya geçtiği kesinleşti. Türkiye basınında çok ilgi gösterilmese de dünya basınının odak noktası bir anda bu kazılar oldu.

Kazılar tam gaz devam ediyor… Yine bu hafta Başbakan Erdoğan’ın gündeminde işte dünya tarihine ışık tutan bu kazılar vardı! Erdoğan “Bizi içeriden vurmasalardı 4 yıl önce Marmaray’ı açacaktık” diyordu. Marmaray 4 yıl gecikti ama bu dört yılda dünya tarihine, dört adım daha yaklaşıldı. Bilim dünyasında yeni bir çığır açıldı. Kazılarda bulunan eserler sadece Türkiye’nin kültür mirasına değil, evrensel mirasa ait olduğu için çok ama çok büyük önem taşıyor.

Yani Marmaray kazıları bizim fark edemediğimiz ve küçük bir adım olabilir ama insanlık için gerçekten çok büyük bir adım.

Ece Eliboloğlu

Dipnot Tablet AppStore ve Google Play Market’te. Hem de ücretsiz…