Drogba’nın İstanbul aktarmalı Londra dönüşü

Çarşamba, 13 Ağustos 2014 18:08

Cem Pelister bu hafta bir efsanenin hayatını, futbol yaşamının bilinmeyenleri Dipnot Tablet için kaleme aldı. Bir efsane Drogba’nın portresi bu hafta Dipnot Tablet’te.

 

Drogba’nın İstanbul aktarmalı Londra dönüşü

Futbolda taraftarları mutlu etmenin en kolay yolu her zaman için yıldız transferler yapmak olmuştur. Bu hamleler çoğu zaman facia ile sonuçlandı ve olan kulüplerin kasasına oldu. Drogba transferi bu bahsettiğimiz senaryoların biraz daha dışına çıkabilecek bir hamle olmuştu, hem Galatasaray hem de Türk Futbolu adına… İlerleyen satırlarda ufak detaylar ile Drogba’nın efsaneler şehri İstanbul’da, nasıl çok kısa bir zamanda unutulmayanlar arasına girdiğini hatırlayacağız ve bugün Chelsea’ye, bir bakıma yuvasına dönen bu büyük yıldızın, aslında bizler için tam olarak ne ifade ettiğini irdelemeye çalışacağız. Özetle bu hafta portreler köşemizi gerçek bir futbol efsanesi için ayırıyoruz.

Peri Masalı Ardından Bilinmeyene, Asya’ya Yolculuk

Drogba’nın tüm futbol yaşamını böyle bir köşeye sığdırmak mümkün değil, bu sebeple onun hayalinin gerçekleştiği güne geri dönerek, yazıya oradan start verelim… 19 Mayıs 2012’ye yani Şampiyonlar Ligi Finali’nin oynandığı güne gelene dek Drogba, Chelsea’de tam 11 kupa kaldırmıştı. Sekiz senede 11 kupa çok az oyuncunun görebileceği bir başarı ama onun görmeyi umduğu, hayallerini süslediği kupa bir tane idi ve o da hiç beklenmedik bir sezon da gelecekti. 19 Mayıs 2012 günü Drogba’nın Chelsea’de son maçına çıktığı çok açıkça bilinen bir gerçekti. O gün Şampiyonlar Ligi Finali’nde son kez maviler içinde sahaya çıkan Drogba çok geç gelen kafa golü ile önce maçı uzatmalara taşıdı daha sonra da son penaltıyı büyük bir soğukkanlılık ile ağlara gönderip Chelsea taraftarlarını sevinç çığlıklarına boğdu. Ertesi gün atılan manşetlerde neredeyse Chelsea’den daha çok Drogba’dan bahsediliyordu. Yaşlı olduğu gerekçesiyle sezon başında gözden düşenler listesinde olan bu büyük yürekli adam, böyle düşünenlere Avrupa’nın en büyük kupası ile cevap vermenin gururunu yaşıyordu. Her ne kadar peri masalı gerçeğe dönüşmüş olsa da o son penaltı ile birlikte Londra’dan ayrılma zamanı gelmişti. Chelsea’de yazılı olmayan bir kural vardı ve Drogba yaşında olan oyunculara en fazla bir yıllık, oldukça cüzi rakamlar içeren sözleşmeler uygun görülmekteydi. O dönem Anelka’yı da kadrosunda barındıran Çin ekibi Shanghai Shenhua’nın önerdiği haftalık 200 bin Sterlinlik kazanç, muhtemelen hepimizin kararsız kalmasını ortadan kaldırmaya yetecektir, Drogba için de böyle oldu. Tüm kariyerini sırt çantasına yerleştiren Drogba, belki de bir daha rekabetçi futbol arenasına dönmeyi ummayarak, geleceğini garanti altına alabileceği Çin’e gitti. Bu yeni macerasına da çok kısa sürede alışsa da her şey planladığı gibi gitmedi Drogba’nın. Shanghai Shenhua vaatlerini yerine getiremeyecek duruma geldi. Paranın musluğu kesildi, yıldızlar Asya kıtasından kaymaya başladı. Drogba da sadece para için geldiği bu kıtada, istediğini bulmayınca hemen yeni arayışlara geçti. Kariyeri ve şansı onun yeni bir kulüp bulmasında oldukça etkili oldu. Bu kez karşısında hem para hem de Şampiyonlar Ligi’ne dönüşün müjdesi olan Galatasaray fırsatı belirmişti. Bu kararı vermek de güç olmadı…

drogb

İstanbul Semalarında Benzersiz Bir Yıldız

Günler, hatta haftalar süren Sneijder transferi henüz mutlu sonla bitmişti ki Drogba bombası çok fazla kendini belli etmeden patladı. Benzer bir transfer hilesi ile zamanında Ribery’yi kaybeden Galatasaray bu kez kurnaz tüccar tarafındaydı ve Drogba’yı ödenmeyen maaşlarını gerekçe göstererek bonservis bedeli ödemeden İstanbul’a getirmeyi başaracaktı. Her ne kadar bonservis ücreti verilmese de Drogba’nın 1.5 yıllık maliyeti Galatasaray için 10 Milyon Euro’nun üstünde oldu.

Drogba eşi benzeri olmayan bir şekilde bu büyülü şehre adımını attı. Üstüne yurdum medyası tarafından yapıştırılan “Sırf para için gelen futbolcu” imajından kendini arındırması için sadece birkaç maç forma giymesi yetti. Artık o taraftarlar için bambaşka bir oyuncu haline geliyordu. O sezon Galatasaray’ın yıllar sonra Şampiyonlar Ligi’nde 2000 ruhunu andıran bir performans ortaya koyması da Drogba’nın efsaneler listesine girmesine büyük katkı sağladı. Ana başlıklar halinde, aklımızda kalan Drogba’yı şöyle hatırlamak gerekir. Metin Oktay’ın Galatasaray için olan önemini hemen kavrayıp gol sevinçlerinde onunla aynı şekilde sevinmesi ilk akla gelen jestiydi. Galatasaray forması giydiği günlerde her zaman sahada en fazlasını vermeye çalışırken saha dışında da yaptığı yardımlar ve gerçek bir abi görüntüsünde oluşu da unutulmayanlardan. Türkiye’de olan bitene de kayıtsız kalmamıştı Drogba. Her ne kadar o mütevazılığını bozmayıp yaptığı yardımları dillendirmese de birçok Türk futbolcunun kariyeri boyunca yapmadığını o sadece 1.5 senede yapmayı başardı. Gönüllerde gerçekten taht kurarak, kendi tabiriyle kalbinde Galatasaray’a yer ayırarak bu yaz başında kendisi gibi heybetli şehir İstanbul’a veda etti.

Dipnot Tablet 177. sayısını indirmek için:

TÜRKİYE’NİN EN ÇOK OKUNAN TABLET DERGİSİNİ ÜCRETSİZ OLARAK

iPAD’İNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

 available-on-the-app-store

ANDROİD TABANLI TABLETİNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Get-it-on-Google-Play