Dizi Deyip Geçmeyin, Dizilerin Bir De Sosyal Mesajları Var

Pazar, 6 Mart 2016 10:00

GİZEM KABOĞLU

 

Geçtiğimiz hafta Kördüğüm adlı dizide bir Suriyeli kadın aile evine sığındı, kocasının Ege’de boğulduğunu, çocuklarıyla sokakta kaldığını anlatan kadının bakımına destek olan aile çocuklarını hastaneye götürdü, ona yardım etti. Hatta dizimizin ana karakteri Ali Nejat (İbrahim Çelikkol) bir tomar para vererek kadına yardım eli uzattı. İzleyicinin zaten günlük hayatında gördüğü ve yüz çevirdiği bu dramın ekranda reyting getirmesine ihtimal vermiyorum, aksine diziye kan kaybettireceğini düşünüyorum ancak elbette her şey izlenme oranı değil. Bu hamleler desteği, öne çıkarılmayı hak ediyor. Bu vesileyle bugüne kadar ekranda hangi sosyal mesajları gördük hatırlamak ister misiniz? Kimi organ bağışını gündeme taşıdı, kimi mezhep ayrılığı üzerine nefret söylemlerine karşı eleştiri getirdi, biri seks işçileri ile empati kazandırırken bir diğeri sokak çocuklarının sorunlarını ekrana taşıdı. İşte o dizilerden bazıları:

 

Dolunay: Sema Ergenekon’un kaleme aldığı dizi 2005 yılında atv ekranlarına geliyordu. Dizi sokak çocukları için mücadele eden bir gönüllünün aşkla karşılaşmasını konu alıyordu. Sokak çocuklarının, tiner bağımlısı çocukların suça meylinin ana haberlerde sıklıkla yer bulduğu dönemde dizinin rehabilitasyon ve hayata kazandırma önerileri dikkat çekmişti. “Onların” da çocuk olduğunu hatırlatan dizinin ekran ömrü uzun olmasa da akıllarda yer etti. Dizinin başrollerini Tan Sağtürk ve Yeşim Büber üstleniyordu, dizinin dillere dolanan şarkısı ise Erhan Güleryüz imzalıydı. Ayrıca projede gerçek sokak çocukları rol alıyordu. Dizi yayınlandığını dönem, Devlet Bakanı Nimet Çubukçu tarafından takdirle karşılanmış, dizi ekibi Başbakanlıkça ağırlanmıştı. Dizinin yönetmeni Hakan Mumcuoğlu’nun açıklamasına göre dizi devam etseydi, çekim için kullanılacak vakıf binası sokak çocuklarına destek olunacak bir merkez olarak belediyeye bağışlanacaktı ancak olmadı.

 

Güldünya: Adını töre cinayetine kurban giden Güldünya Tören’den alan dizi, 2008 yılında Star tv ekranlarına geldi. Kadına şiddetin gittikçe arttığı gündem içinde sığınma evlerinin önemine dikkat çeken dizinin başrollerinde Erhan Emre, Sanem Çelik ve Songül Öden yer alıyordu. Hikâyede Sanem Çelik, bağımsız, şehirli, güçlü bir kadın olarak ekrana geliyordu. Çelik’in canlandırdığı Gizem Özsoy, uzak olduğu yaşamlara, kız kardeşinin yaşadığı tecavüz sonrası intihar etmesiyle yaklaşıyor, sığınma evlerini dolduran hemcinsleriyle tanışıyordu. Ömrü 5 bölüm olan dizinin senaristleri; Yıldız Tunç, Murat Lütfü, Mehmet Bilal , Ethem Yekta , Atilla Özel, yönetmeni ise Ömür Atay’dı. Dizi “Aile içi şiddet sorununu gündeme getiren bir ağıt, kamu vicdanını harekete geçirecek bir çığlık” olarak lanse ediliyordu.

 

Bir İstanbul Masalı: Başrollerini Ozan Güven, Ahu Türkpençe ve Mehmet Aslantuğ’un paylaştığı dizide Selim ve Demir’in annesi Behiye Hanım’ın koruyucu ailelik girişimleri dizide geniş yer bulmuştu. Ayşe adlı bir kız çocuğu Arhan ailesine katılırken yasal prosedürler kadar duygusal açmazlar da dizide yer edinmişti. Sosyal pek çok konuya parmak basan dizi Türkiye’de ilk kez karikatür olmayan bir gay karakteri (Zekeriya) ekrana taşırken, cinsel yönelimini açıklaması üzerine baskı hissetmesi detayına kadar senaryoda konuya yer ayrılmıştı. Ayrıca dizide İsmail Hacıoğlu’nun can verdiği Ozan da sağır bir kıza aşık olmuş, işaret dili kullanımı ve sağır birinin yaşadığı zorluklar hikaye içinde anlatılmıştı. Dizinin senaryosunu Sertaç Ergin, Neşe Şen, Gökhan Horzum, Gaye Boralıoğlu ve Aydın Üredi kaleme alıyordu.

biristanbulmasalı

 

Suskunlar: Pozantı cezaevinde çocukların yaşadıkları, maruz kaldıkları şiddeti hatırlamamak elde değil. İşte tam da o dönemde ekrandaydı Suskunlar. Dört yakın arkadaşın kaza sonucu hapse girmesi ile başlayan hikaye yıllarca süren suskunluk ile devam ediyordu. Cezaevinde tecavüze uğrayan, darp edilen, işkenceye maruz kalan çocukların intikamı, dizinin ana konusunu oluştururken çocukların yaşadıkları ekrana getiriliyordu. 2 sezon süren projenin başrollerini Murat Yıldırım, Sarp Akkaya, Güven Murat Akpınar, Aslı Enver, Berk Hakman ve Pelin Akil paylaşıyordu. Pınar Bulut ve Anıl Eke’nin kaleme aldığı dizi, şiddet sahneleriyle tartışma yaratmış, gerçekle yüzleşmeye aracı olmuştu.

suskunlar

 

Sahra: Serkan Emiroğlu… O Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdi. Sahra dizisinde Mithat’ın down sendromlu kardeşini canlandıran Emiroğlu gerçekten de down sendromluydu. Başrollerini Arzum Onan ve Serhat Tutumluer’in canlandırdığı dizide, genç oyuncunun başarılı performansının yanı sıra down sendromu hakkında bilinçlendirici detaylar da dikkat çekiyordu. Ayça Mutlugil, Nuran Devres ve Nuray Uslu’nun kaleme aldığı dizinin konusu şöyleydi: Dizide üvey kardeşi Nil’in (Neslihan Yeldan) planladığı korkunç bir kazanın ardından herkesin öldü sandığı Sahra’nın (Arzum Onan) iyileştikten sonra Türkiye’ye dönmesi ile kocası Sinan (Okan Şenozan) ve üvey kardeşinden intikamı konu alınıyordu. Sahra yıllar sonra Mithat (Serhat Tutumluer) ile yeniden aşka kapılarını açıyordu.

 

Uçurum: Yabancı kadınların Türkiye’de seks işçiliğine zorlanması, şiddet görmesi ve borçlandırılarak pasaportlarına el konulması, ana haberlerin gündemlerini arasında arka sıralarda yer alıyordu. Uçurum ise konuyu prime time kuşağına taşıdı. Dizide Moldova’dan İstanbul’a çalışmak için gelen doktor Eva ve kardeşi Felicia’nın, Yaman’ın yönettiği fuhuş çetesinin eline düşürülmesi ve buradan bir şekilde kaçan Eva’nın kardeşi Felicia’yı kurtarmaya çalışması anlatılıyordu. Diziyi Kerem Deren yazıyordu. Atv ekranlarına gelen projenin başrollerinde  Mehmet Ali Nuroğlu, Lavigna Longhi, Funda Eryiğit, Esra Ronabar,Erdal Yıldız, Denise Capezze, Birkan Sokullu ve Selçuk Yöntem yer alıyordu. Dizinin yönetmenlerinden Ali Bilgin bazı sahneleri çekerken acı çektiğini itiraf etmiş ve dizinin aynı zamanda bir sosyal sorumluluk projesi olduğunun altını çizmişti.

 

Türkan: Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin kurucusu, Prof. Doktor Türkan Saylan’ın hayatını konu alan dizi, hastalıkların toplumsal algısını değil, kadınların okutulması konusunda da sosyal sorumluluk üstleniyordu. Ayşe Kulin’in Tek ve Tek Başına Türkan adlı eserinden esinlenilen projenin başrollerinde Pınar Öğün, Uğur Polat ve Özgürcan Çevik yer alırken senaryosu Oya Yüce imzası taşıyordu. Ergenekon operasyonu kapsamında evi aranan ve dernek yetkilileri gözaltına alınan Türkan Saylan’ın dizisi de 26 bölümde ekrana veda ederken sinema filmi olarak beyaz perde de bir nev-i final yapmıştı. Dizide Berivan adlı çocuk Türkan Saylan tarafından okutuluyor, lepralı hastalar tecrit uygulamasından kurtularak insan haklarına uygun şartlarda tedavi altına alınıyordu.

 

Hayat Devam Ediyor/Küçük Gelin:  Her iki dizi de çocuk gelin sorununa parmak basıyordu. Hayat Devam Ediyor’un senaryosunu Mahsun Kırmızıgül kaleme alırken başrollerini Meltem Miraloğlu, Fikret Kuşkan gibi isimler paylaşıyordu. Dizi reyting rekorları kırarken dizi sadece cinsel istismarı değil, aile içi şiddet konusunu da gündeme taşıyordu. Dizinin oyuncularından Şenay Gürler “Bu sorunda çözüm arayışında bulunmak sadece bir kamusal görev değildir aynı zamanda insanlık görevidir.” açıklamasında bulunmuştu. Küçük Gelin ise Samanyolu TV’nin adeta reyting kozuydu. Kanalın kapanmasıyla yayın hayatı sona eren dizinin senaryosu Erkan Çıplak tarafından kaleme alınıyor, başrollerde ise Çağla Şimşek, Barış Çakmak, Bengi Öztürk ve Arda Esen bulunuyordu.

 

Kayıp Şehir: Birden çok toplumsal sorunu gündeme taşıyan bir diziydi. “Öteki” bir çok kişiyle empati kurulması için emek harcamıştı. Seks işçiliği yapmış bir başrol vardı, iç göç yaşayan bir aile ise ikinci odaktı. Ailenin dedesi 6-7 Eylül hikayesinin de aktörüyken, Rum bir kadınla aşkı işleniyordu. Transeksüel bir karakter dizide marjinalleştirilmeden ekrana taşınırken daha ilk bölümde arabadan atılıyor, şiddetin nasıl meşrulaştırıldığı sorgulanıyordu. Dizide afro amerikan bir genç olan Daniel, “beyaz” bir genç kadına, Seher’e aşık olmuştu. Seher’in bu ilişkiden hoşnut olmayan annesi ise Daniel’ı polise ihbar etmiş. Genç adam polis kurşunuyla hayatını kaybetmişti. Daniel’ın ölümü üzerine dizinin senaristlerinden Murat Uyurkulak twitter hesabından, kamuoyunca tepki uyandıran Festus Okey davasına gönderme yapıldığını ilan etmişti. Dizinin senaryosu Yıldırım Türker, Murat Uyurkulak, Seray Şahiner, Tuğrul Eryılmaz, Yelda Eroğlu imzalıydı. Dizinin başrollerinde Gökçe Bahadır, Nik Xhelilaj, İlker Kaleli, Nazan Kesal ve Uğur Polat yer alıyordu.

 

Paramparça: 3 – 9 Kasım tarihleri arasında gerçekleşen organ bağışı ve nakli haftasına bazı sahneleriyle destek veren Paramparça dizisi, sosyal medyada da çok konuşuldu. Dizide Nuray’ın beyin ölümü gerçekleşmesiyle ailesi organlarını bağışladı. Uzun süredir doktorların organ nakli yapılması gerektiği uyarılarını göze alan Nuray’ın ailesi bu işe onay verdi ve Nuray’ın kalbi Deniz’in annesi uzun süredir kalp rahatsızlığı olan Nergis’e takıldı. Erkan Petekkaya, Nurgül Yeşilçay, Ebru Özkan, Barış Falay gibi isimlerin başrollerini paylaştığı dizi, Yıldız Tunç tarafından yazılıyor.

Kasaba: Antakya’da çekilen dizi, mezhep ayrımını ve mezhepler üzerine nefret söylemini eleştirerek ilk kez ekrana taşıyordu. Neşe Cehiz, Mümtazer Türköne, Mine Baysan, Bilal Babaoğlu, Korhan Günay, Didem Ayberkin’in kaleme aldığı dizinin ömrü pek de uzun olmadı.  Lale Yavaş, Murat Ünalmış, Talat Bulut’un başrollerini paylaştığı dizi Alevi bir işçi lideri olan Haydar Yağmur’un kasabaya gelmesiyle başlamış, mevsimlik işçilerin dramını da gözler önüne sererek izleyiciyi 60’lı yıllara götürecekti. Ancak ömrü vefa etmedi… Dizinin bitiminin ardından Alevi Bektaşi Federasyonları ‘kırk yılda bir bizimle ilgili bir iş yaptınız onu da kaldırdınız’ açıklamalarıyla gündeme geldi.

 

Fatmagül’ün Suçu Ne?: Vedat Türkali’nin aynı adlı romanından ekrana taşınan, senaryosunu Ece Yörenç ve Melek Gençoğlu’nun kaleme aldığı dizide, tecavüz mağduru bir kadının mücadelesi konu alınıyordu. Dizi oyuncuları katıldıkları cinsiyet eşitliği projeleri ile dizi süresince konuya dikkat çekti. Dizideki hukuk mücadelesi, kadına şiddete karşı eylem sahneleriyle de desteklenirken, dizideki tecavüz sahnesi ise çokça tartışılmış ve şiddet eleştirilirken estetikleştirildiğine dair eleştiri okları diziye yöneltilmişti. RTÜK, Kanal D’de yayınlanan dizinin 1. bölümdeki sahneleri cezalandırırken, dizinin ikinci kez yayınlandığı Kanaltürk TV’de kesilmiş sahneler ekrana gelmesine rağmen koruyucu sembol kullanılmadan şiddet etkisinin devam ettiği gerekçesiyle yine ceza uygulanmıştı.

fatmagül

 

Poyraz Karayel: En çok sosyal mesaja yer veren dizilerden biri de Poyraz Karayel… Dizide bugüne kadar fast fooda hayır, geçim derdi, çocuğa şiddete hayır, hayvan sevgisi, sermayenin eşitsiz dağılımı ve uyuşturucuya hayır gündemleri ekrana geldi.  Ethem Özışık’ın kaleme aldığı dizinin başrollerinde İlker Kaleli, Burçin Terzioğlu ve Musa Uzunlar yer alıyor. Dizide Celil Nalçakan’ın canlandırdığı Zülfikar karakterinin, bol sosyal mesaj içeren tiradları da dikkat çekiyor.

 

Son Çıkış: Uyuşturucunun zararları üzerine yazılan senaryosuyla dikkat çeken dizi TRT1 ekranlarına geldi. Farklı yaş gruplarından gençlerin uyuşturucu ile imtihanını konu alan dizide Furkan Palalı, Sultan Ulutaş, Tolga Güleç, Dolunay Soysert, Deniz Barut, Orçun Koray Kaygusuz ve Hakan Vanlı rol aldı. Yeşilay Bilim Kurulu Üyelerinin desteğiyle senaryosu hazırlanan dizide Fatih Özcan ve Ekin Pandır imzası bulunuyordu. Ancak dizinin ömrü beklenenden çok daha kısa oldu.

 

-

Yazının devamını okumak ve Dipnot Tablet’in 259. sayısını indirmek için

TÜRKİYE’NİN EN ÇOK OKUNAN TABLET DERGİSİNİ ÜCRETSİZ OLARAK

iPAD’İNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

 available-on-the-app-store

ANDROİD TABANLI TABLETİNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Get-it-on-Google-Play