Diyarbakırlı STK’lardan çözüm sürecine ilişkin ‘endişeli’ açıklama

Perşembe, 22 Mayıs 2014 17:07

Diyarbakır’daki bazı sivil toplum örgütleri adına basın açıklaması yapan Baro Başkanı Tahir Elçi, çözüm sürecinin somut ve birbirini takip eden pozitif gelişmelerle sürdürülmesi beklenirken, son zamanlarda toplumun sürece olan inanç ve güvenini sarsan, toplumu kaygılandıran gelişmeleri endişeyle izlediklerini söyledi.

Diyarbakır Barosu, Diyarbakır Sanayi ve Ticaret Odası, İnsan Hakları Derneği, Doğu-Güneydoğu Sanayici ve İşadamları Derneği, Diyarbakır Tabip Odası, Diyarbakır Sanayici ve İşadamları Derneği ile Mazlum-Der’in bulunduğu 7 sivil toplum örgütü, son günlerde bölgede yaşanan gelişmelere ilişkin bir basın açıklaması yaptı. Açıklamayı yapan Baro Başkanı Tahir Elçi, Kürt sorununun demokratik ve barışçıl yollarla çözümü yolunda, bugün daha fazla çaba ve sorumluluk gerektiğini belirterek, “Silahların sustuğu, can kaybının neredeyse yaşanmadığı bu süreçte, toplumun tüm kesimleri çatışmasız-barışçıl yaşamın önemini daha iyi kavramış, toplumsal sorunların demokratikleşme adımlarıyla çözümünün gerekliliğini yaşayarak tecrübe etmiştir.Bu sürecin somut ve birbirini takip eden pozitif gelişmelerle sürdürülmesi beklenirken, son zamanlarda toplumun sürece olan inanç ve güvenini sarsan, toplumu kaygılandıran gelişmeleri biz aşağıda isimleri yer alan Diyarbakır’daki meslek örgütleri ve sivil kurumlar da endişeyle izliyoruz” dedi.

“KARAKOL YAPIMLARINI ANLAŞILMAZ BULUYORUZ”

Henüz Kürt toplumunun temel beklentilerine ilişkin konularda somut gelişmeler yaşanmadığını ifade eden Elçi, “Silahlı güçlerin demokratik siyaset alanına dönüşüne imkan sunacak yasal-hukuki bir zemin oluşturacak düzenlemeler yapılmamıştır. Hükümetin bu yönde bir hazırlık içinde olduğuna dair somut işaretler de henüz ortaya çıkmamıştır. Bir yılı aşkın süredir silahlı bir çatışmanın dahi yaşanmadığı bu dönemde, bölgede karakol olarak tabir edilen yapıların yapımına hız verilmesini anlaşılmaz buluyoruz. Kürt meselesi gibi tarihi ve toplumsal bir sorunu diyalog ve müzakere yoluyla çözerek barışı yakalama fırsatı var iken, toplumu geren ve son günlerde çatışmalara zemin oluşturan karakol yapımını gereksiz bir uygulama olarak görüyoruz. Hükümeti, çözüm çabalarına zarar veren daha fazla karakol yapımına son vermeye çağırıyoruz”dedi.

PKK’YA ELEŞTİRİ

Bu konuyla bağlantılı zaman zaman görevliler veya sivil insanların bölgede silahlı militanlar tarafından alıkonulduğunu belirten Elçi, “Bu uygulamanın da doğru olmadığını, halen silahlı güçlerin elinde olan kişi veya kişilerin bir an önce serbest bırakılmasını talep ediyoruz. Bizi kaygılandıran meselelerden biri de bir süre önce Lice İlçesi’nin bir köyünde aynı aileden üç sivil insanın silahla yaralanmasıyla sonuçlanan olay olmuştur. Saldırının arkasında politik nedenlerin olduğu iddiaları, saldırıya hedef olan kişilerin bir siyasi parti mensubu oldukları bilgisi olayın vahametini ve endişelerimizi artırmaktadır. Kimden kaynaklanırsa veya kimlere yönelik olarak yapılırsa yapılsın, politik kanaatleri nedeniyle sivil insanların bu şekilde silahlı saldırıya hedef olmasını kabul edilemez buluyoruz. Bu tür olayların hiç kimseye ve hiçbir davaya yararı olmadığı gibi, Kürt toplumunun geleceği bakımından bu tehlikeli gidişata önemle dikkat çekmek isteriz. Kürt toplumunun tüm kesimlerini bu konularda sağduyulu olmaya, fikirsel ihtilaflarda şiddete başvurmamaya, söz ve etkinliklerinde de gerginliğe neden olacak ifade ve davranışlardan da kaçınmaya davet ediyoruz”diye konuştu

PKK – KDP GERGİNLİĞİ

Son zamanlarda Kürt siyasal kurum ve örgütleri arasında yaşanan gerginlikleri de kaygıyla izlediklerini ifade eden Elçi, “Irak Kürdistan Bölgesi’nde bazı siyasal ve sivil kurumların, hatta gazetecilik faaliyeti yapan haber ajanslarının kapatılmasını yanlış ve kabul edilemez bir uygulama olarak görüyoruz. 1990′lı yıllarda çatışma koşullarında ve ağır insan hakları ihlalleri altında evlerini terk eden göç eden ve halen 11 bin sivil mağdur insanın yaşadığı Mahmur Kampı’nda Kürdistan Hükümeti tarafından kamp sakinlerinin çıkışına in verilmediği biçimindeki haberleri şaşkınlık içinde izliyoruz. Kürt siyasal kurumları Kürdistan’ın her bölgesinde birbirlerine tahammül etmeli, siyasal rekabet, örgütlenme ve ifade özgürlüğü hakkına saygı duymalıdır. Kürt toplumu tarihindeki en acı verici olaylardan biri olan ve ‘Birakuji’ (Kardeş katli) olarak ifade ettiği olayları bir daha düşünmek bile istememektedir. Kürtlerin tüm siyasi kurumlarını toplumun bu beklentisini göremeye, gerginliği artırıcı uygulamalara derhal son vermeye davet ediyoruz.Kürt halkının siyasal ve sivil kurumları, özellikle böyle bir dönemde birlik ve dayanışma içinde olmalıdır”dedi.