Dış Politika’da yeni dönem: Afili Yalnızlık! Uzmanlar Dipnot’a değerlendirdi

Pazartesi, 26 Ağustos 2013 14:35

[wzslider autoplay="true" transition="'slide'"]

Son bir haftadır Türkiye’nin dış politikası ile ilgili yeni bir tarif ortaya çıktı. DEĞERLİ YALNIZLIK! Başbakan Recep Erdoğan’ın dış politika başdanışmanı, Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı İbrahim Kalın geçtiğimiz günlerde twitter adresinden bir tweet paylaştı.

‘Türkiye Ortadoğu’da yalnız kaldı’ iddiası doğru değil ama eğer bu bir eleştiri ise o zaman söylemek gerekir. Bu, değerli bir yalnızlıktır.”

Daha önce Türkiye’nin dış politikası ile ilgili bir çok terim kullanılmış ancak hiç bu kadar tartışılmamıştı.

Türkiye’nin son dönemdeki politikalarında yalnız kaldığı açıklamalarına hem twiiter’dan hem de muhalefet partisinden tepki gecikmedi. Peki ama Türkiye Ortadoğu politikalarında söylenildiği gibi yalnız mı, öylesi ise bu değerli bir yalnızlık mı yoksa bir tercih mi?

Galatasaray Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Beril Dedeoğlu:

“Diplomasi; bu tür zamanlarda kullanılan bir sanattır.”

Dış politikada “yalnızlık” eğer bir siyasi politika olarak seçildiyse ancak anlamlı olabilir. “Değerli yalnızlık” belirli değerlerin korunacağını gösterir. Bu değerler evrensel ilkelerse yalnız kalınabilir, çünkü farklı durumlarda bu değerler bazı devletlerin işine gelmeyebilir.

Bu tutum Türkiye için uygun değil, Türkiye kendini bir miktar korumaya çalışıyor. Bu yalnızcılık politikası ile değil çevredeki ilişkileri bozduğunu ileri sürerek oluyor.

Siyasette söylemler ve uygulamalar farklılık gösterebilir. Benzer şekilde iç ve dış siyasette de değişiklikler görülebilir. Diplomasi; bu tür zamanlarda kullanılan bir sanattır. Tarihte Birleşik Krallık “değerli yalnızlık” kavramını farklı tanımlar dâhilinde başarılı bir şekilde kullanmıştır.

Diğer yandan günümüzde Orta Doğu’daki şekillenme sürecinde Büyük Güçler bir bilek güreşindeler ve her biri kendi saflarında yerlerini alıyorlar. İran, Suriye, şimdi de Mısır konusunda bu durum devam ediyor. Bence bu bilek güreşi bir süre daha devam edecek; tüm güçler karşıdakinin ne kadar geri adım atabileceğini görerek hareket ediyorlar. Suriye’de Mısır’da bu tanımlanabilir, makul oyuncular Türkiye’nin isteklerini dikkate almıyorlar.

Şehir Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ferhat Kentel:
“Türkiye’nin taşıdığı değerler ya da göstermiş olduğu manzara şu anda evrensel değil.”

Değerli yalnızlık çok anlamlı bir söz değil galiba. Çünkü düne kadar bütün komşularıyla anlaşan konuşan, komşularıyla sıfır sorun yaşayan, dünya ile birlikte olan, AB ile birlikte olan Türkiye; neden yalnızlığın değerli olduğunu söylemeye başlıyor? Bu bence tartışılması gereken bir şey. Ama tabi bir de şu var; atıyorum bütün dünya insan haklarına zerre kadar değer vermez bir hale düşer zulm olur, siz tüm ülke olarak memleket olarak devlet olarak siz bütün haksızlıklara karşı çıkarsınız ve gayet değerli bir şey olur bu. “Ama siz gerçekten bu değerli yalnızlık derken bütün meselelerini çözmüş barışa her halükarda içeride dışarıda katkıda bulunan bir memleket misiniz” diye önce bir sormak lazım. Ne bilim gezi meselesinde gereken en doğru tavrı almamış bir devletin, değerli yalnızlık meselesi düşüncesi bence çok doğru değil. AB’nin Batı’nın tamam dünya kadar çifte standartı var ama siz batıyla konuşurken en konuşulması gereken bir dille mi konuşuyorsunuz? Yani bu yalnızlık denen şey değerli olmayıp içerisinde değersiz olan şeyler de olmasın. Yalnızlık var evet belli. Ama bu sizin sadece değerli olan bir şeyden değil. Mısır’da darbeye karşı tavır almak tabi çok değerli bir şey ama içeride de işte alınacak belli başka tavırlar da olmalı. Onlar da olsa öyle bir şey denilebilir belki. Ya da Batı’ya karşı da AB’ye karşı da alınabilecek çok değerli başka tavırlar da var. O değerli tavırlar çok alınıyor gibi gelmiyor bana açıkçası.

Bugün bence Türkiye’nin Avrupa’da sağda solda iyi ve olumlu bir imajı varsa bunun en önemli etkenlerinden biri bana göre Taksim Gezi’deki direniştir mesela. Taksim Gezi’de insanların eylem yapmış olmasıdır. Türkiye’nin demokrasisine, sosyal hareketine bir katkıda bulunmuştur. Dolayısıyla “Türkiye’nin Avrupa’daki imajını bozuyorlar” demesinler . Bu imaja katkıda bulunan bizzat Gezi’deki kültürdür. Orada bir sürü darbeci zihniyetli, kendisini solcu zanneden insan da vardı ama onların yanında esas olarak Taksim’deki ilk direnişin çok kıymetli bir tarafı vardı. Yani şu anda evrensellikten bahsederken, Gezi eylemini de katıyorsanız “Türkiye’nin yalnızlığına, demokratik haliyeti ruhiyetine” tamam öyle bir şey olabilir. Ama Türkiye’nin taşıdığı değerler ya da göstermiş olduğu manzara şu anda evrensel değil.

Emekli Büyükelçi Yalım Eralp:
“Ulusal menfaatlerinizi çok yakından ilgilendiren bir konuysa yalnız kalabilirsiniz!”

Şimdi dış politikada bazen yalnız kalınabilir. Ulusal menfaatlerinizi çok yakından ilgilendiren bir konuysa yalnız kalabilirsiniz; mesela Kıbrıs konusunda. Bu Türkiye’nin ulusal güvenliğiyle ulusal menfaatleriyle ilgili. Ama başka bir uluslararası meselede yalnız kalıyorsanız, bunun pek değerli bir yeri yok gibime geliyor. Şimdi bu tabi nereden çıktı, diye düşünülürse; İngilizler 19.yy’da dünyanın tek süper gücüyken memnuniyetle, çünkü çıkarları onu icap ediyordu. “Splendid isolation” yani ‘muhteşem yalnızlık’ tabirini kullandılar. Dünyada 90’lı yıllarda “The only super power” yalnız süper güç tabirini kullandı. Şimdi bu kullanıldığı zaman bu ülkenin menfaatlerine katkıda bulunan bir durumdur bu. Türkiye’nin durumunda Türkiye’nin menfaatlerine katkıda bulunan bir tutum değil. Yani değerli konusu neden kullanıldı, anlamıyorum. Aslında Sn. Kalın’ın ifade ettiği bir şey var, “Ortadoğu konusunda Türkiye yalnız ise” diyor; aşağı yukarı yalnız gibi. Dolayısıyla birinci kısımda değerli yalnızlık bir yorum meselesidir ama öbürü bir vakadır. Bir de yaptığınız şeyin dünyada gördüğü tepki nedir? ABD Beyaz Saray sözcüsünün yaptığı açıklama, benim 30-40 yıldır Türkiye ile ilgili olarak görmediğim sertlikte olan bir açıklama. Yani Beyaz Saray, Başkan Obama rahatsız olmuş. Araplar’a bakıyorsunuz ki Suudiler yakın dostumuz, onlar rahatsız; bu Arapların işidir sen karışma Türkiye demeye getiriyor.

Suriye’de yalnız kalma Mısır gibi olmadı, Suriye’de bir facianın devam ettiğini herkes kabul ediyor. Ama müdahale konusunda çekingen. Türkiye müdahale konusunda yalnız kaldı yoksa işin prensibi bakımından yalnız kalmadı. Ama Mısır konusunda işin prensibi bakımından da yalnız kaldı. Dikkat ediyorsanız, “Demokrasi sadece sandık değildir” lafı, gerek ABD gerek Avrupa ülkeleri tarafından sık sık kullanılıyor. Bu kadar sık kullanılma nedeni, bunun Türkiye içinde geçerlidir demeye getirmek istemeleri. Demiyorlar ama onu ima ediyorlar.

App. Store’dan iPad ve iPhone’nunuza indirmek için TIKLAYINIZ