Dijital Dönüşüm Hayatımızı Nasıl Etkiliyor?

Perşembe, 4 Ocak 2018 10:26

Hazırlayan: Ergi Şener

2018’de de dijital dönüşüm, yönetim kurullarının ve CEO’ların en öncelikli gündemlerinden biri olmayı sürdürecek. Ancak, dijital dönüşüm stratejilerini belirlerken, bu sürecin kapsamlı bir değişim ile ilgili olduğunu ve uzun bir yolculuk olduğunu unutmamak gerekiyor. Bununla ilgili olarak, geçen haftaki yazımda, dijital dönüşümün, hareketli bir hedef olarak, sürekli olarak gelişen, değişen ve güncellenmesi gereken bir strateji olarak ele alınması gerektiğine değinmiştim: http://www.dipnot.tv/dijital-donusum-bir-yolculuk-varis-noktasi-degil/90780/.

Dijitalleşme, bir şirketin ürün ve servislerini nasıl tasarladığı, nasıl geliştirip, ürettiği, satış noktalarına ulaştırdığı gibi süreçlerin tümünü değiştirirken; aynı zamanda iş süreçlerinin, iş modellerinin, yönetimsel süreçlerin, bilgi sistemlerinin ve organizasyon yapısının da yeniden tasarlanmasını gerektirmekte. Cisco’nun öngörüsüne göre, bugün faaliyet göstermekte olan işletmelerin % 40′ı gelecek on yıl içerisinde yok olacak. Bunların %70′i kendilerini dijital olarak dönüştürmeye çalışacak, ancak süreç içerisinde yalnızca %30′u başarılı olacak.

Yeni teknolojiler ve bu teknolojilerin tetiklediği dijital dönüşüm, müşteri beklentilerini de değiştirerek, işletmeleri müşterilerin yeni beklentilerini karşılamaları doğrultusunda çözümler sunmaya zorlamaktadır. Yeni çözüm arayışları, müşteri deneyiminin doğru kurgulanması ve dijitalleşmenin sağladığı değer teklifleri de eklenince oldukça çarpıcı sonuçları da beraberinde getirmekte. Bu yazımda, dijitalleşmenin hayatımızı etkileyen örneklerini paylaşmak istedim;
Bildiğiniz üzere, Apple son iPhone modelini “iPhone X” markası ile pazara sürdü. Roma rakamı ile belirtilen “X”, iPhone’un 10. yılına ithafen kullanılan bir simge. 2007 yılında ilk iPhone ile birlikte, mobil devrim de hız kazandı ve pek çok mobil uygulama ve dijitalleşme ile birlikte yeni meslek alanları da hayatımıza girmeye başladı. Dünya Ekonomik Forumu (World Economic Forum) tarafından hazırlanan bir video 10 yıl önce olmayan, ancak bugün tüm işletmeler açısından olmazsa olmaz olarak nitelendirilecek meslek alanlarını bize hatırlatıyor. 10 yıllık geçmişi olan mesleklerin bir bölümü: Mobil uygulama geliştiriciler, bulut bilişim uzmanları, büyük veri analistleri, Uber söförleri, drone operatörleri, Y jenerasyonu uzmanları, sosyal medya yönetilcileri,…
10 Yıl Önce Olmayan Meslekler: https://www.youtube.com/watch?v=6lBC8Hd-_-0

Yine Dünya Ekonomik Forumu tarafından hazırlanan bir rapor, bugün ilköğretim çağındaki çocukların, gelecekte yapacakları işlerin neredeyse % 65’inin henüz ortada olmadığı sonucunu ortaya çıkmakta. Dijitalleşme ile en çok karşımıza çıkan endişelerden biri, ileride pek çok sektör ve meslek alanının digital disruption (disjital yıkım) karşısında yok olacağı. Bu doğru bir endişe, ancak farklı bir bakış açısını da unutmamak gerekiyor. Dijitalleşme aslında sektörleri zorluyor ve değişime sürüklüyor, bu değişime ayak uyduramayanlar yok olup gidiyor; ancak sektörler tamamen yok olmuyor, aslında şekil değiştiriyor. Örneğin sanal gerçeklik (VR – virtual reality) ile sinema endüstrisi, mobil uygulamalar ile bankacılık, sürücüsüz araçlar ile otomotiv ciddi bir dönüşüm geçiriyor. Bununla birlikte, bu sektörler faaliyet alanlarını sürdürmeye devam ediyorlar. Bu değişim karşısında yeni gelişen ve oluşan ihtiyaçları analiz ederek, bunlara yoğunlaşan şirketler başarı kazanıyor.
Gelecekte açık bir şekilde, tehdit altında olan bir meslek alanı da avukatlık. IBM’in sahip olduğu ve dünyanın en büyük yapay zeka (artificial intelligence) platformlarından bir olan Watson hukuki danışmanlık süreçlerinde %90’a yakın bir doğruluk oranı sağlarken, bu oran gerçek avukatlarda %70’ler seviyesine düşmekte. Bu nedenle, avukat olmayı düşünenler varsa, farklı bir mesleğe yönelmeleri yararlı olabilir, çünkü ilerleyen dönemde avukatların %90 oranında azalacağı düşünülüyor, kalanlar ciddi anlamda uzmanlığı bulunan duayenler olacak.

Tek bir araca sahip olmadan dünyanın en büyük taksi firması olmayı başaran Uber, “sharing economy” (paylaşım ekonomisi) modelinin öncülerinden olmayı sürdürüyor. Benzer bir model ile Airbnb, tek bir konuta sahip olmadan dünyanın en büyük konut sağlayıcısı durumuna geldi. Ancak, dijital dönüşüm, teknolojinin getirdiği tsunami ile birlikte sürekli yeni iş modellerine ve süreçlere adaptasyon ihtiyacını da ortaya koymakta. Bugün Uber, kendi sürücüsüz araçlarına yönelik çalışmalar gerçekleştirdiğini resmi olarak açıkladı, hatta bu yıl içerisinde sürücüsüz Uber araçlarını görmeye başlayacağız. Bu noktada, Uber’in araç sahibi olarak, modelini değiştireceği de ortaya çıkmış oldu: Uber Sürücüsüz Araç:” target=”_blank”>
Uber’in de çalışmalarını yoğunlaştırdığı gibi, 2018’de sürücüsüz araçların artık hayatımıza girmeye başladığını göreceğiz. Uber gibi paylaşım ekonomisi üzerine kurulu firmaların sayılarını artırarak, günümüz bağlantılı müşterilerin ihtiyaçlarını karşılamaları, araç sahipliğini de ciddi anlamda azaltmakta. Bugünün çocuklarının ileride araç sahipliği, hatta ehliyet sahipliğinin önemli bir oranda azalacağı öngörülüyor. Yeni jenerasyonlarda daha az şeye sahip olup, ihtiyaç anında daha çok kiralama eğilimi ortaya çıkmakta.

Yeni jenerasyonlardan söz etmişken, yeni nesil müşteriler artık, “connected & integrated” (bağlantılı ve bütünleşik) müşteriler. Tek kanaldan, çoklu kanala geçiş yapan müşteriler artık kanal bağımsız olarak, aynı deneyim ile, ihtiyaçları anında, istedikleri cihaz üzerinden işlemlerini gerçekleştirmek istiyorlar. Bu bakımdan, omni-channel stratejisinin günbegün daha fazla önem kazanması ile birlikte, bu alanda doğru strateji ile çözüm sağlayabilen firmaların rekabette öne geçmesi bekleniyor. Tek başına fiziksel ya da e/m commerce analizi yapmaktansa, bütünleşik olarak müşterinin tercih ettiği tüm kanalları inceleyerek, müşteri ile iletişimi tercih edilen kanal üzerinden geçmek gerekiyor.

Firmalar, artık ruh halinize ve “mood”unuza göre kampanyalar tasarlamaya başladı. 2020 yılına kadar, yüz ifadesinden yalan söylenip söylenmediğini anlayabilen uygulamalar olacak: Axess Mobil’i indir, moduna göre takıl!: https://www.youtube.com/watch?v=aDY94Z7z5v4
2017’nin en diktat çeken trendlerinden olan Bitcoin, populerliğini sürdürmeye devam edecek. 2018’de de pek çok hükümet kendi sanal parasını çıkarmak üzere çalışmalar gerçekleştirecek. Bitcoin ve benzeri “crypto currency”lerin (yeni nesil dijital para birimleri) ileride öncelikli para birimleri olması bekleniyor.