Derdimiz İstanbul’dan ‘Gezi’ çağrısı

Pazar, 9 Haziran 2013 13:04

[wzslider autoplay="true" transition="'slide'"]

Mimarlardan oluşan “Derdimiz İstanbul” grubunun hazırladığı “Gezi Parkı” duyurusunda “Şehirliler olarak şehir hakkında verilen hayati kararlara dahil edilmek istiyoruz.” denildi.

İşte mimarlardan Gezi Parkı çağrısı

Bizler mimarlık okullarındayken dinlemiştik Taksim Gezi Parkı’nın hikayesini. Topçu Kışlası’nın nasıl yıkıldığını, yerine planlanan Taksim Gezisinin kalbine yapılan oteli ve Meydan’dan şehre uzanan bu parkın nasıl parça parça işlevinden uzaklaştırıldığını kitaplardan okuduk. Bu ülkeyi ve bu şehri yönetenlerin itirazlara rağmen bu kararları almış ve uygulamış olduğunu öğrendik.

Bugün Taksim ve Gezi Parkı’nda benzer bir hatanın yapılmasına göz yummak istemiyoruz. Şehrin hepimize ait olan ortak alanlarının, şehirde kalan az sayıda park ve meydanın yok edilmesine seyirci kalmak istemiyoruz.

Taksim, bir politikanın, dinin, ideolojinin, ırkın, veya etnik grubun değil, İstanbul’da yaşayanlarındır. Şimdi bu insanlar barışçıl bir şekilde kent haklarını talep etmekte, Taksimi hiçbir kategoriye teslim etmeme kararlılığıyla direnmektedir.Her ne sürede gerçekleşirse gerçekleşsin bu alan, içinde filizlenen bu bilince layık bir değişimi hakediyor.

Bu düşüncelerimizi geçtiğimiz aylarda gazete ilanları, sempozyum ve konferanslarda, sizinle karşılıklı görüşerek de dile getirmiştik. Bugün Taksim Gezi Parkı’nda doğan hak arama hareketinin de verdiği güçle talebimizi tekrar ediyoruz:

Şehirliler olarak şehir hakkında verilen hayati kararlara dahil edilmek istiyoruz. Taksim Meydanı ve çevresini, katılımcı ve şeffaf bir şekilde, insan haklarına, çevreye ve toplum hafızasına saygılı bir biçimde, yerel yönetimle beraber şekillendirmek istiyoruz.

Derdimiz İstanbul