Davutoğlu John Kerry’ye dinleme skandalını sordu

Salı, 2 Temmuz 2013 09:05

130421kerry_davutoglu.hlargeABD’nin aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 38 diplomatik misyonu dinlettiği iddialarının ardından Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ABD’li mevkidaşı John Kerry ile ASEAN toplantıları için gittiği Brunei’de görüştü.

Davutoğlu, görüşmede ABD’nin dinleme skandalıyla ilgili iddiaları da ele aldıkları belirterek, “Kendisine hem bu konuda bir açıklama talep ettiğimizi ifade ettim. Kendisi de bu konuda bilgilerinin sınırlı olduğunu ancak gerekli çalışmalar, bilgileri edindikten sonra paylaşacaklarını ifade ettiler” dedi.

Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Güneydoğu Asya Uluslar Topluluğu ASEAN toplantıları için geldiği Brunei’nin başkenti Bandar Seri Begavan’da dün Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile yaptığı görüşmeden sonra bu sabah da ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ile bir araya geldi. İki bakan kaldıkları otelde yaklaşık bir saat süren bir toplantı yaptı.

Toplantının ardından açıklama yapan Davutoğlu, temelde Filistin ve Suriye konularını ele aldıklarını söyledi. Davutoğlu, ABD’nin aralarında Türk büyükelçiliğinin de bulunduğu diğer ülke temsilciliklerini dinlediği yönündeki iddiaların da görüşmede gündeme geldiğini belirterek, konu hakkında görüşlerini Kerry ile paylaştığını söyledi.

Davutoğlu, şunları kaydetti:

“Kendisine hem bu konuda bir açıklama talep ettiğimizi ifade ettim. Kendisi de bu konuda bilgilerinin sınırlı olduğunu ancak gerekli çalışmalar, bilgileri edindikten sonra paylaşacaklarını ifade ettiler. Ekiplerimiz temas halinde olacaklar. İlkesel olarak biz, Türkiye ve Amerika gibi, Avrupa gibi ülkeleri, müttefik ülkeler arasında bu tür hususların yaşanmaması gerektiğini düşünüyoruz. Bu konularda da son derece açık ve kesin kanaatlerimiz var. Bu izahatleri, açıklamaları aldıktan sonra durumu tekrar değerlendiririz ama dostça bu durumu kendisi ile paylaştık.”

Filistin:

Kerry’nin Filistin’deki son temasları hakkında kapsamlı bilgi verdiği belirten Davutoğlu, “Özellikle İsrail ve Filistin tarafıyla yaptığı görüşmelerin ışığında bundan sonar atılacak adımların ne olabileceği ve zamanlaması konusunu bizimle paylaştı” dedi.

Kerry’yi “çok umutlu” gördüğünü kaydeden Davutoğlu, şunları ifade etti:

“Bu görüşmelerde ciddi mesafe alındığı intibaını edindim. Türkiye’nin bütün bu Filistin barış görüşmeleri sürecinde çok önemli bir role sahip olduğunu, olacağını, olmaya devam edeceğini söyleyerek bizden destek istedi. Ben de kendisine her zaman Ortadoğu barış süreci konusunda destek olduğumuzu, bir an önce bağımsız Filistin devletinin kurulmasını gerçek barışın temel şartlarından olduğu hususunu dile getirdim ve Türkiye olarak her zaman her türlü barış girişimine destek vereceğimi söyledim. Kendisi de bundan sora atılacak adımlar konusunda bundan sonra temas halinde olma arzusunu dile getirdi. Önümüzdeki günlerde de tekrar bölgeye gidecek. Gitmeden önce ve sonra yine telefon görüşmeleriyle birbirimizi bilgilendireceğiz. Bu konuda diplomatik temasları yoğunlaştırma iradesi çok açık. Ümit ederiz ki bu kez Filistin devletinin kurulmasının önünü açan ve Filistin devletinin kurulmasını sağlayan bir barış süreci etkin olarak devreye girer.”

Suriye:

Kerry ile görüşmesinde ikinci olarak Suriye konusunu ele aldıklarını belirten Davutoğlu, özellikle Humus’ta yaşanan son gelişmeler hakkında Türkiye ile ABD’nin aynı kaygıları paylaştığını söyledi.

Davutoğlu, Humus’ta hava kuvvetleri eşliğinde yapılan saldırıların çok büyük kayıplara ve zaten tahrip olmuş şehrin tümüyle tahrip olmasına yol açtığını ifade etti ve şöyle devam etti:

“Burada başta Hizbullah olmak üzere yabancı unsurların fiilen savaşıyor olması da çok ciddi kaygı verici bir gelişme. Bu konuları el aldık. Dün benim Sayın Lavrov ile yaptığım görüşme konusunda fikirlerimi sordu. Ben onları aktardım. Kendisi de zaten bugün öğleden sonra Sayın Lavrov ile görüşecek. Dolayısıyla gerek benim Sayın Lavrov ile yaptığım, gerek Sayın Kerry ile yaptığım, gerekse her ikisinin yapacağı görüşmeler bir bütünlük arz ediyor. Bu açıdan ve Suriye’de duyduğumuz kaygıları ortaya koyuyor. Hem Humus’taki saldırıları durdurmak yönünde nasıl adımlar atabileceğimizi konuştuk hem de Cenevre toplantısının yapılması öncesinde atılacak adımları ele aldık. Bütün bu görüşmelerde Türkiye ile ABD arasındaki ve şahsen benimle Kerry arasındaki
temasların sürmesi ve sürekli bir koordinasyon içinde olmak konusunda da mutabık kaldık.”