Davutoğlu: BM heyetine bölgeye erişim imkanı tanınmalı

Cumartesi, 24 Ağustos 2013 15:50

7929Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, beklenti ve taleplerinin; BM heyetinin bölgeye deliller ortadan kalkmadan, karartılmadan ulaşması ve doğrudan bu barbarca saldırının kurbanları üzerinde gerekli incelemeleri yapma imkanının tanınması, yaralılara bir an önce tıbbi yardımın ulaştırılması olduğunu bildirdi.

Davutoğlu, Suriye Ulusal Koalisyonu Başkanı Ahmet Jarba ve beraberindeki heyeti, Çırağan Sarayı Ottoman Salonu’nda kabul etti.

Kabul öncesi basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Davutoğlu, Jarba ile son gelişmeleri değerlendirmek için bir araya geldiklerini söyledi.

Jarba’ya ve Suriye Ulusal Koalisyonu’na, Suriye halkını temsil eden heyete, geçen günlerde Şam’da yaşanan facia ve insanlık trajedisi nedeniyle başsağlığı dileyen, taziyelerini ileten Davutoğlu, şöyle konuştu:

“Suriye halkı, kahraman bir halktır. Son 2,5 yıl içinde çok büyük zulümler gördü, çok büyük baskılar gördü. Kararlı ve inançlı bir şekilde bu baskılara karşı insanlık onurunu ve Suriye halkının onurunu ayakta tutmayı başardı. Fakat, son yaşananlar bunu çok ötesinde bir anlam taşıyor. Suriye rejimi, insanlık suçlarının en büyüğünü işleyerek, bir kitle kimyasal silah saldırısı gerçekleştirdi. Suriye rejiminin, saldırının kendisi tarafından yapılmadığı iddiaları söz konusu. Şimdi Suriye rejimi açısından bir imtihan söz konusudur.”

Temel talep

Avrupa başkentlerini son iki gün içerisinde gezdiğini, başta BM Genel Sekreteri olmak üzere çok sayıda telefon görüşmesi yaptığı anlatan Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Temel talebimiz şu oldu; BM’nin alandaki heyetine derhal bölgeye ulaşım imkanı tanınmalı. Bu kimyasal silah saldırısındaki bütün gerçekler ortaya çıkarılmalıdır. Bundan kimin mesul olduğu konusu ortaya çıkarılmadan, herhangi bir şekilde insanlık vicdanının bunu kabul etmesi mümkün değildir. Suriye Ulusal Koalisyonu, değişik vesilelerle böyle bir erişim konusunda elinden geleni yapacağını vurguladı. Bugünkü görüşmelerde de bunu ele alacağız.

Şu ana kadar Suriye rejimi BM’den gelen talep konusunda sessiz kaldı. Beklentimiz ve talebimiz; bütün uluslararası toplumdan bu erişimin bir an önce sağlanması ve BM heyetinin bölgeye deliller ortadan kalkmadan, karartılmadan ulaşması ve doğrudan bu barbarca saldırının kurbanları üzerinde gerekli incelemeleri yapma imkanının tanınması ve oradaki yaralı kardeşlerimize bir an önce tıbbi yardımın ulaştırılmasıdır.”

“Her türlü çabayı göstereceğiz”

Dışişleri Bakanı Davutoğlu, bu konuda aslında uluslararası toplumun istenilen hızda davranamadığını vurgulayarak, “Türkiye olarak her zaman olduğu gibi Suriye halkının yanındayız. Büyük acılar gören büyük Suriye halkının her bir acısı bizim acımızdır. Hangi etnik ve mezhep kökene sahip olursa olsun bu kardeşlerimizin acısını dindirmek için elimizden gelen her türlü çabayı göstereceğiz” diye konuştu.

Alandan bilgileri de “değerli kardeşim” diye hitap ettiği Jarba’dan alacağını dile getiren Davutoğlu, şöyle devam etti:

“Uluslararası toplum üzerindeki baskımızı, taleplerimizi aralıksız devam ettireceğiz. İnşallah oradaki kardeşlerimizin, masum kadın ve çocukların hukukunu korumak için gereken ne adım varsa bunları atacağız. Mesullerin cezalandırılmasına kadar da insanlık vicdanı rahat etmeyecek. Allah kahraman Suriye halkına bir daha böyle acılar göstermesin. Türk halı olarak Suriye halkının her zaman olduğu gibi yanındayız. Bu barbarca saldırılara rağmen
Suriye’nin inşallah en kısa zamanda onurlu ve geleceğe ümitle bakan bir perspektifle kendi iradesini ve Şam’a ve Suriye’ye yansıtacağından eminiz. Allah vefat edenlere rahmet eylesin, yakınlarını kaybedenlere sabır nasip eylesin.”

Jarba’nın açıklaması

Suriye Ulusal Koalisyonu Başkanı Jarba da şöye konuştu:

“İlk defa kimyasal silah kullanıldığını söyleyemeyiz. Değişik bölgelerde kimyasal silah
kullanılmıştı. Tabii ki dünya sustuğu için daha büyük ve daha feci bir çapta kullanmıştır bu kimyasal silah.

Bu katilin yaptığı bu vahşi saldırı eğer bu sefer de cezadan ve müeyyidelerden paçasını kurtarabilirse hakikaten uluslararası ortamda zor durumda kalacağız.

Başlangıç olarak sivil insanları korumak için medeni bir şekilde uçuşa yasak bölge istiyoruz.

BM’ye tabii olan bu araştırma grubu şu anda Suriye’de ve Şam’dadır. Temennimiz; bu araştırma grubunun birkaç kilometre uzak olan olay yerine gitmesidir.”