Daha 19 yaşında… Alpaslan Akkuş, Ali İsmail Korkmaz tezahüratını Dipnot Tablet’e yazdı

Pazartesi, 10 Şubat 2014 17:00

Daha 19 yaşında…

Tam da böyle başlıyor tezahürat:

“Daha 19 yaşında düşlerinde özgür dünya, öptüğü buçuklu forma yaşayacak anısında
Ali İsmail Korkmaz Fenerbahçe yıkılmaz” ve sonra bir kez daha Ali İsmail Korkmaz, Fenerbahçe yıkılmaz.

Endüstriyel futbol dünyasının Telekom, müdavimlerinin Okul Açık dediği tribünün koridorunda üniversiteli çocuklar çevik kuvvet polislerinin gözünün içine bakarak söylüyor. Tıpkı Ali İsmail’in annesinin mahkeme salonunda, elinde yitirdiği evladının fotoğrafını tutarak sanıkların gözünün içine baktığı gibi.

Bu tezahürat çok şey ifade ediyor Fenerbahçelilere. 3 Temmuz 2011 sabahında başlayan bir kabusu tek başına yaşamanın ağırlığını hatırlatıyor. O günlerde nasıl bir operasyonla mücadele ettiklerini kimseye anlatamamanın çaresizliğini, “Derdimiz şike değil, adalet istiyoruz, suç varsa cezasız kalmasın istiyoruz, küme düşelim kaldırıma çıkalım istiyoruz” derken kimseye ses duyuramamanın yorgunluğunu. Ama kimseden destek alamazken tek başına ayakta durmanın gururunu da anlatıyordu aynı zamanda.

Çünkü Gezi Parkı eylemleri sırasında başka sesler de eklendi seslerine. Hala renk ayrımıyla bakanların durduğu yer değişmese de, “Sizi şimdi anladık, ne ile uğraştığınızı yeni gördük, yanınızdayız” diyenlerin sayısı arttı.

Yoğurtçu Parkı’nı ev, potaların yanındaki bankları oturma odası belleyen güzel çocuklar Ali İsmail için dertlendi, birkaç satır karaladı ve mırıldandı. Lakabını Fenerbahçe armasındaki dirayetli ağaçtan alan güzel adam tarihten hiç silinmeyecek o sözleri çıkardı ortaya. Daha 19 yaşındaki bir gencin, sadece ve sadece özgür dünya düşlediği içini sokak ortasında dövülerek öldürülmesine isyan etti. Öptüğü çubuklu formasında anısını sonsuza kadar yaşatmak için söz verdi. “Ne seni unutacağız ne de sevdalandığın renklerin yıkılmasına müsaade edeceğiz, rahat uyu çocuk” dedi aslında Ali İsmail’e. Hiç görmediği kentlerde ismi çınladı Ali İsmail’in, hiç tanımadığı abiler ablalar gözyaşlarını akıttı adını haykırdığı statlara.

Ali İsmail bir duygunun ismi artık. Etnik kimlikleri, siyasi görüşleri, forma renklerini ezip geçecek çok güçlü bir duygunun adı. Nice Beşiktaşlıya Galatasaraylıya o dörtlüğü söyletebildi çünkü. Gezi parkı eylemlerine karşı çıkan nice milliyetçi genç hiç düşünmeden ses verdi Ali İsmail Korkmaz nidalarına. Saflığın, temizliğin sembolü oldu Ali İsmail. Statları, mahkeme önlerini, parkları doldurdu Ali İsmail sesleri. Ve son olarak Fenerbahçe Efes basketbol maçında salon da inledi. Çubuklu taraftarların başlattığı haykırışa Efesliler de katıldı. Birlikte söylediler Ali İsmail ağıtını. Birlikte yas tuttular elinden o hazin çerçeveyi bırakamayan anne için. Birlikte isyan ettiler “ayağım ağrıyordu, çok sert vurmuş olamam” diye savunma yapanlara. Ve marşla inleyen o salonun adı Abdi İpekçi’ydi. Gazetecilik yaparken kimbilir kimlerin hain planları için kurban edilen gazeteci Abdi İpekçi’yle buluştu Ali İsmail. Aynı mekanizmanın sopasıyla kurşunu da buluştu o salonda. Ve hep bir ağızdan mesaj gönderdi onlara yüreğinde vicdan taşıyan insanlar; Ali İsmail Korkmaz, onurlu hayat umudu yıkılmaz.

Alpaslan Akkuş (@geronimoapo)

TÜRKİYE’NİN EN ÇOK OKUNAN TABLET DERGİSİNİ İNDİRMEK İÇİN