“Dağ fare bile doğurmadı!” Alevi Bektaşi Federasyonu’ndan “paket” açıklaması

Pazartesi, 30 Eylül 2013 13:00

page_demokratiklesme-paketinden-aleviler-icin-ne-cikti_230786873Kamuoyunda haftalardır beklenen, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bugün açıkladığı “Demokratikleşme Paketi”nde Alevilerle ilgili beklenen düzenlemeler yer almadı. Paketle ilgili açıklama yapan Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Ali Balkız, “Dağ fare doğurdu. Dağ fare bile doğurmadı” dedi.

Başbakan’ın Alevi toplumuyla ilgili olarak dile getirdiği tek reform, Nevşehir Üniversitesi’nin isminin ‘Hacıbektaş-ı Veli’ olarak değiştirilmesi oldu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ’ın bugün Başbakanlık’taki basın toplantısıyla açıkladığı ‘ Demokratikleşme Paketi ’nde Alevilerle ilgili beklenen düzenlemeler yer almadı.

Cemevlerine statü ve Alevi dedelerine maaş yok

Daha önce dile getirilen ‘cemevlerinin ibadethane kabul edilmesi’, ‘Alevi dedelerine maaş bağlanması’ gibi düzenlemeler Başbakan tarafından açıklanan pakette yer almazken, Başbakan’ın Alevi toplumuyla ilgili olarak dile getirdiği reform, Nevşehir Üniversitesi’nin isminin ‘Hacıbektaş-ı Veli’ olarak değiştirilmesi kararı oldu.

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ başkanlığında Alevilerle ilgili başka bir çalışma yürütüldüğü, bu kapsamdaki çalışmaların daha sonra gündeme geleceği belirtiliyor.

‘Dağ fare bile doğurmadı’

Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Ali Balkız’ın paket konusundaki yorumu: “Dağ fare doğurdu. Dağ fare bile doğurmadı” yönünde oldu. Aleviler üçüncü köprüde Yavuz Sultan Selim adına itiraz etti diye Üniversite adı değiştirilerek “alın bununla yetinin” dendiğini belirten Balkız şöyle devam etti: “Yıllardır tartışılan ve cami- cem evi konusuyla yine gündeme gelen cem evleriyle ilgili bir şey söylenmedi. Dedelere maaş deniliyordu. Erdoğan onu da vermedi. Din derslerine, diyanetin yapısına, Madımak’ın müze olmasına yönelik bir şey yok. Mor Gabriel Süryanilere verildi ama zaten onlarındı. Mor Gabriel gibi ta Osmanlı’dan kalma o kadar çok Alevi Bektaşi, dergahı var ki. Bunların gerçek sahibine yönelik hiçbir şey sağlanmadı. Herkesin bireysel ibadetinin önü açıldı. Yasak mı vardı? Zaten her Müslüman inancını yerine getirmekte özgür değil miydi?”