Cüneyt Özdemir yazdı: “Mizaha Sansürü de Konuşmalıyız!”

Cumartesi, 30 Ocak 2016 10:53

CÜNEYT ÖZDEMİR

Geçen gün gazinoya gittim. Daha doğrusu Beşiktaş Kültür Merkezi’nde, Ata Demirer’in tek kişilik Gazino gösterisine gittim. Ata’da Allah vergisi müthiş bir ses var. Bir de bunu kendine karşı, son derece acımasız yaklaştığı şahane esprilerle süsleyince ortaya çok keyifli bir gösteri çıkmış. Arkada tabanca gibi bir orkestra, önde Ata Demirer, izleyicilere veriyor da coşkuyu veriyor. Velhasıl olaylar BKM salonunda geçtiği için tam bir gazino havasına girmek kolay olmuyor, yine de bir ara kendinizi TRT yurttan sesler korosunu izleyen 70 model izleyici gibi şarkılara el çırpıp bir sağa bir sola sallanırken buluyorsunuz. İddia ediyorum şu gösteriyi şöyle gerçek bir gazino ortamında yapsın Ata, inanın full çeker. Ata Demirer’i BKM sahnesinde izlerken bir yandan da ‘kimler geldi kimler geçti bu sahneden’ diye düşünüyorum. BKM sahnesi, Türkiye’de özellikle 90’lar ile 2000’li yılların simge isimlerinin doğup büyüdüğü, evrildiği ve popüler kültür hayatımıza tiyatrodan sinemaya, diziden televizyon programına kadar büyük katkılar sağladığı bir anıt sahne.

Yılmaz Erdoğan, Cem Yılmaz’ın ilk tek kişilik oyunları, Demet Akbağ, Tolga Çevik gibi yıldızların kendi şovları ile öne çıktıkları ve yakın zaman diliminde yolu komediden geçen hemen her oyuncunun öyle ya da böyle bir uğradığı sahne diyebiliriz. Nitekim BKM bu yıl bütün bunları bir cd kitapta toplamış. Sevdiklerine gönderiyor…

Ata Demirer’i izlerken bir yandan da son zamanlarda sansür aklıma geldi. Yakın bir zamanda, emin olun Ata’nın yaptığı esprilerin yarısını bile yapamayacak bir duruma geleceğiz. Bugün farkında değilsiniz belki ama Türkiye’de çok ciddi bir sansür uygulanıyor. Bu sansür sadece siyasi anlamda değil popüler kültürün en masumu mizah filmlerinde bile müthiş etkisini gösteriyor. İçki, sigara yasak hadi amenna ama artık küfür ya da argo da yasaklar arasında. Geçen gün bir yapımcı arkadaşım filmde sadece ‘lan’ dediği için RTÜK’ün bir kanala verdiği, 500 bin lira cezayı anlatıyordu. Kanallar, filmleri ceza korkusuyla öyle bir kırpmaya başlamışlar ki artık yanlış anlaşılır korkusu ile uyduruk göndermeler bile kesilir olmuş. Elbette biz harala güreleden ve artık medyanın neredeyse tamamının teslim bayrağını çekmesi nedeniyle bütün bunları tartışacak zemin bulamıyoruz. Bütün bunlar yetmezmiş gibi bir de yayınların, aile değerlerine uygun olma zorunluluğu getirildi ki yeme de yanında yat!
Şişeden çıkan cin, şimdi muhafazakar bir sopayla tekrar şişeye tıkılmaya çalışılıyor.

Baskı ve tehditler o kadar büyük ki, bugün büyük dergiler de çizen pek çok karikatürist, ya büyük cezalarla karşı karşıyalar ya da tehditlerden bıkıp usanıp yurtdışında yaşıyorlar. Pek çoğu dergi merkezine hiç gitmiyor. Bu baskı ortamının yakın bir zamanda mizah dergilerini vuracağını söylemek için Nostradamus olmaya gerek yok.
Bugün Ata Demirer’in yaptığı bu tek kişilik şovu belki BKM sahnesinde izleyebilirsiniz ancak emin olun herhangi bir televizyon kanalında bu hali ile bugün ve yakın gelecekte yayınlanmasına imkan ve ihtimal yok. Beyaz’ın ve Cem Yılmaz’ın ciddi ciddi yargılandığı bir ortamda, herkes bu baskı düzeninden payına düşeni alacağa benziyor. Evet, ne yazık ki durum bu kadar trajik. Hadi gül gülebilirsen şimdi…

-

Yazının devamını okumak ve Dipnot Tablet’in 254. sayısını indirmek için

TÜRKİYE’NİN EN ÇOK OKUNAN TABLET DERGİSİNİ ÜCRETSİZ OLARAK

iPAD’İNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

 available-on-the-app-store

ANDROİD TABANLI TABLETİNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Get-it-on-Google-Play