Cüneyt Özdemir yazdı: Kağıt Paranın Ruhuna El Fatiha!

Pazar, 31 Mart 2013 16:19

1350724645913Kredi kartını garson kıza uzatıp elindeki makineye kartımı her zamanki gibi ustaca sokup sonra da her zamanki gibi başını sağ tarafa bakmıyormuş gibi sahtekarca çevirdiği anda aklıma ‘ne kadar çok kredi kartı kullandığım’ geldi. Evet son aylarda özellikle de İngiltere’ye taşındıktan sonra nerede ise kağıt ya da demir parayı hemen hiçbir yerde kullanmıyorum.

Ne kazandığım parayı görmüşlüğüm oluyor ne de harcadığım parayı.

Bir iş yapıyorum ve bu işin karşılığı bazı rakamlar bankaya yatıyor, sonra o yatan rakamlardan ben bazı başka rakamları başka hesaplara bir şeylerin karşılığında kartımı ya da interneti kullanıp aktarıyorum.

Hayat böyle geçip gidiyor.

Elbette her rakamın bir anlamı var ama özüne baktığınız zaman kağıt para döneminin sonuna geldik.

Artık hepimiz krediler ile hayatlarımızı idame ettirebiliyoruz. Belkide bazen insan içinde olduğu zaman değişimi fark edemiyor ve büyük resmi göremiyor.
Restaurant’da hesabı ödeyip kredi kartını cebime koyarken ne kadar tuhaf zamanlarda yaşadığımızı fark ettim.

Londra’ya ilk geldiğimde bir yabancı olarak en çok zorlandığım anlardan biri banka hesabı açtırmak oldu. Londra’da bir banka hesabı açtırmak için bir ev adresimin olması gerekiyordu. Bir ev adresimin olabilmesi içinse bankada bir hesabımın bulunması şarttı. Tavuk mu yumurtadan yumurta mı tavuktan karabasını bu aşamada tepeme çöktü.

Zira eğer bir banka hesabı ve ev adresiniz yoksa ne bir sabit hat sahibi olabiliyordunuz ne de televizyonunuz için özel dijital kutulardan alabiliyordunuz. Kakarokal gidip kayıt yaptıramadığınız gibi öğrenciyseniz kayıt olmanız da imkansızdı. Bugün uzun vadede yabancı bir batılı ülkede yaşıyorsanız ne kadar çok borçlu olduğunuz ne kadar çok nakit para harcadığınızdan çok daha önemli.

Hatta şöyle söyleyeyim nakit para nerede ise sadece kayıt dışı işlerin bir aracına dönüşüyor. Kayıt dışı derken artık nereye çekerseniz!

Bankadan kredi bile istediğinizde harcamanıza değil kredi kartı taksitlerinizi düzenli ödeyip ödemediğinize bakıyorlar.

Böyle olunca bazen hayatımızı tamamen maddi manevi krediler üzerine kurduğumuzu düşünmekten kendimi alamıyorum. Bana kredini söyle sana kim olduğunu söyleyeyim hesabı…

Tıpkı sizin eşinize veya bir dostunuza verdiğiniz krediler gibi sanal dünyada krediler sahibiyiz. Kimimiz alın teri ile kimimiz babadan kalma mirasla bu kredilerle ya sürünüyor ya da krallar gibi hayat sürüyor. İş artık sadece insanlar veya kişilerle de sınırlı değil.

Bildiğiniz gibi S&P Türkiye’nin kredi notunu arttırdı. Bu kredi artışı sadece Türkiye’nin değil Türkiye’de yaşayan herkesin reel hayatını etkiliyor. Bir ülkenin kredisinin artması otomatik olarak sizin kredinizin artması anlamına da geliyor.

Geçen aylarda Justin Timberlake’in zaman kredisi üzerine gelecek zamanda geçen bir filmine denk gelmiştim. İnsanlar birbirlerinden zaman alışverişi yapıyorlardı. Bizim bu kredili düzenimizin de çok farkı yok aslında.

Anlayacağınız geleceği beklemeye gerek yok. Bilim-kurgu filmlerini izlemeye geleceği beklemeye gerek yok.

Gelecekti geldi!

Dipnot Tablet AppStore ve Google Play Market’te. Hem de ücretsiz…