Cüneyt Özdemir yazdı: “Her Ölüm Erken Ölümdür Ama…”

Cumartesi, 23 Ocak 2016 11:31

CÜNEYT ÖZDEMİR 

Koç ailesi Türkiye’nin sanayisini omuzlayan bir kaç ailesinin başında geliyor.  Cumhuriyet döneminin iki atlısı diyebileceğimiz Koç ve Sabancı aileleri binlerce insana istihdam yaratan yatırımlar yapmış iki köklü aile… Her ne kadar her iki şirkette aile şirketi olarak gözükse de her ikisi de kurumsallaşmayı başarmış ve çağımızın iş dünyasına ayak uydurmayı başarmış şirketler. İşte bu şirketlerden birinin başındaki isim olan Mustafa Koç’un genç yaşta aramızdan ayrılması hem üzücü hem de düşündürücüdür. Evet 55 yaş çağımız dünyasında hele de sağlık kontrollerinizi zamanında ve düzgün yaptırabiliyorsanız oldukça genç bir yaştır. Biliyorum şimdi pek çok kişi Mustafa Koç’un yakın zamanda yaptırdığı mide küçültme operasyonundan başlayıp pek çok nedeni alt alta  sıralayacaktır ama ben Mustafa Koç’un ölümüne başka bir açıdan bakmak istiyorum. 1926 yılında kurulan bir şirketi birlikte ve dik tutmak kolay bir iş değil. Hele Türkiye gibi çalkantılarla dolu henüz tam olarak siyasi bir ortamda bir şirketi kurmak kadar ayakta tutmak ve geliştirmekte başlı başına bir başarıdır. Mustafa Koç bunu başarmış bir isimdi.  Türkiye ekonomisinin nereden baksanız %10’una denk gelebilecek bir şirketi yönetmek kuşkusuz kolay bir iş olmamalı. İşin bir ilginç yanı böylesine büyük bir Holding’in başındayken böylesine kapalı ve mütevazi bir hayat yaşamayı başarabilmiş olmasıdır. Kuşkusuz bunda Vehbi Koç’un Türkiye’nin dilinden düşmeyen ‘tutumluluğunu’ sayabiliriz ancak yine de böylesine bir ismi biz bugüne kadar genelde sadece aile fotoğraflarında ve iş dünyasındaki başarılarıyla tanıdık. Nitekim vefatından sonra açıp Wikipedia’ya baktım hakkında o kadar az bilgi girilmiş ki, insan şaşırmaktan kendini alamıyor. Günümüz dünyasında artık hiçbir iş kolu büyük sanayi yatırımlarına yatırım yapmıyor pek çoğu kolay para kazanmanın derdinde hele ikinci hele hele üçüncü kuşak zengin ailelerin neredeyse tamamı birbirine girmiş davalık olmuş durumda. Buna rağmen Koç Holding tüm siyasi baskıları da ekleseniz bile dimdik ayakta. Bu yüzden Koç Holding’in altında yazanların hemen hepsini Mustafa Koç’un cv’sinin altına ekleyebiliriz.

Bu cv’ye iki maddeyi de eklemek gerekiyor. Son yılların vergi listelerine bakın hem Koç ailesini hem holding hem de bizzat Mustafa Koç’u muhakkak ilk sıralarda görürsünüz. Bazı uyanık iş adamları gibi ismini gizlemez, vergi kaçırmaz tam tersi bununla gurur duyan bir iş adamı portresi vardı karşımızda.

Elbette olmazsa olmaz sanata yakınlığı ve ilgisini de unutmamamız gerekiyor. Bugün pek çok büyük ailenin milyarlarca liralık sanat yatırımlarını depolarında ya da malikanelerinin salonlarında sakladığını düşünürseniz Koç grubunun sanata ve sanatçıya yaklaşımı da taktire değerdir.

MK10

Mustafa Koç’a uzaktan baktığınız zaman kendini yaptığı işin gölgesine çekmiş bir iş adamı görürsünüz.

Özel hayatında ise özellikle dalış merakı ve Ayhan Sicimoğlu’ndan dinlediğimiz Akdeniz’deki batıklarla ilgili yıllardır süren emeği bilinmese de bilenler tarafından unutulmayacaktır.

Bir önemli notu da eklemekte fayda var. Mustafa Koç sadece Türkiye çapında değil dünya çapında bir işadamıydı. En son Beildergerg toplantılarına giden Türkiye ekibinin başındaydı. Nitekim vefat ettiği gün öğlen her zamanki gibi Davos’a gidecekti. Yani sadece Türkiye değil dünyanın iş dünyası da Türkiye’de yakından tanıdığı bir ismi kaybetti.

Eğer gözü kara bir yandaş veya gözünü kan bürümüş bir servet düşmanı değilseniz binlerce insana yıllardır istihdam yani iş ekmek sağlamış bir iş adamına üzülürsünüz. Şairin dediği gibi her ölüm erken ölümdür ama Mustafa Koç’un 55 yaşında hayatını kaybetmesi gerçekten erken ölümün ta kendisidir!

 -

Dipnot Tablet’in 253. sayısını indirmek için

TÜRKİYE’NİN EN ÇOK OKUNAN TABLET DERGİSİNİ ÜCRETSİZ OLARAK

iPAD’İNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

 available-on-the-app-store

ANDROİD TABANLI TABLETİNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Get-it-on-Google-Play