Cüneyt Özdemir yazdı: “Hay Bin Doksanlar!”

Cumartesi, 19 Aralık 2015 10:07

CÜNEYT ÖZDEMİR

Geçen gün bir arkadaşımla rastlaştık. Bir gece önce gittiği İstanbul’un yeni popüler kulübünü anlatıyor. Adı Klein. Ben henüz gitmedim. “Nasıl?” dedim. “Valla aynen doksanlar” dedi. Çok iyi elektronik müzik varmış, kimse kimseyle ilgilenmiyormuş falan filan…

Bunu konuşurken telefonuma bir mesaj düştü. Star Wars’un yeni bölümünün gösterimi için beni sinemaya davet ediyorlar. “Olur, gelirim” dedim.  Gerçi doksanlarda da haz etmezdim ama gideceğim bakalım Star Wars’ta son 25 yılda nereden nereye gelinmiş.

Kitap toplatılmalar yeniden başlandı biliyorsunuz. İlk kurban elbette Hasan Cemal. Türkiye basınının en üretken kalemlerinden Hasan Cemal, hayatın içinden yazdığı kitabı DELİLA’ya ve bir iki kitaba toplatılma kararı çıkmış. Kitabı ilk çıktığında okumuştum. PKK’lı bir kadının dağ günlüklerini anlatıyor. Dün basılması serbest olan kitap konjonktürle beraber bugün artık yasak. Tıpkı gazeteci tutuklanmaları gibi önümüzdeki günlerde bu yasaklamaların da devamı gelecektir. Elbette yasaksa muhtemelen gazetecilerin yazdıkları kitaplardan dolayı yargılanacağını söylemek için de kahin olmak gerekmiyor.

Farkında mısınız bir süredir yer altı dünyasının baba isimlerine dair haberler yeniden gündemimize girdi. Gazetelerde her iki günde bir farklı nedenlerden bu isimleri görmeye başladık. Anlayacağınız durum fena halde doksanlar…

Ve elbette yazmazsak olmaz Güneydoğu’da karartma ile devam eden operasyonlar var. Şehit haberleri, hendekler, kuşatılmış beldeler ve elbette doksanlara dair olmazsa olmaz faili meçhuller. Bakınız Tahir Elçi! Modasıyla, sinemasıyla, müziği ile yeniden doksanlara dönüyoruz.

Peki neden?

Neden seyrettiğimiz bir filmi yeniden izlemeye başlıyoruz?

Aslında çok basit bir nedeni var: Doksanların yerine koyacak yeni bir şey bulamadık. Siyasi iklimi, eğlencede yenilikleri yaratamadık.

O yüzden ha babam de babam doksanlara dönüp duruyoruz.

Bir kader gibi…

YÜZLERCE GAZETECİ KARŞISINDAKİ PUTİN’İN PERFORMANSI

Bu satırları yazarken fonda Putin’in sesi bana eşlik ediyor. Rusya’nın lideri yüzlerce gazetecinin karşısına geçmiş soruları yanıtlıyor. Son derece ilginç bir görüntü. Zira uzun zamandır bir salon dolusu gazetecinin bir lidere soru sorduğu bu tür anları göremiyoruz. Rusya’da gerçek bir demokrasi ya da basın özgürlüğü var mı? Emin değilim.

Yine de yılda bir yapılan Putin’in basın şovu hem bir gelenek hem de görüntü olarak şık gözüküyor.

Elbette basın toplantısının ikinci sorusundan itibaren Türkiye konuşulmaya başlandı. Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerin bu tonda yumuşaması için sanırım aradan birkaç yılın geçmesi, araya biraz zamanın ya da olağanüstü durumların girmesi gerekecek. Hatırlayacaksınız 1999 depremi Türkiye ile Yunanistan arasındaki yıllarca sürmüş düşmanlığın yerle bir olduğu bir olağanüstü dayanışma yaşanmasına neden olmuştu. Kimi zaman umulmadık felaketler büyük kırgınlıkların sonu olabiliyor.

Bu arada Putin’in verdiği cevaplar sırasında zaman zaman gazetecilerin alkış sesleri yükseliyor.

Bazı şeyler hangi ülkede olursa olsun pek değişmiyor. Tıpkı gazeteciler gibi…

Yine de basın toplantısının yapıldığı salonda öyle bir reji yapılıyor ki sanırsınız bir basın toplantısı değil O Ses Türkiye rejisi çekiliyor. Putin lacivert bir takım giymiş koskoca bir ekranın önünde oturuyor. Her şey düşünülmüş gelin görün ki Putin zamanı kontrol edebilmek için kolundaki saati çıkartıp masanın üzerine koymuş. “Yahu yok muydu bir küçük şık masa saati?” diye sorası geliyor insanın. Yıllar önce dönemin başbakanı Tansu Çiller ile yapılmış bir röportaj aklıma geliyor. Güneri Civaoğlu röportajı gerçekleştiriyordu. Ben de yönetmendim. Sandalyesinin yanındaki çantasını gösterip görüntüyü bozduğunu söylemiştim. Güneri Bey “Cüneyt’ciğim o da mükemmeliyetteki hata olsun” diye cevap vermişti. Öyle ya hiçbir şey mükemmel olamaz!

Putin anlatıyor da anlatıyor… Türkiye ile krizi tek tek tüm detayları ile açıklıyor. Dolmuş belli!

Yazının devamını okumak ve Dipnot Tablet’in 248. sayısını indirmek için

TÜRKİYE’NİN EN ÇOK OKUNAN TABLET DERGİSİNİ ÜCRETSİZ OLARAK

iPAD’İNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

 available-on-the-app-store

ANDROİD TABANLI TABLETİNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Get-it-on-Google-Play

-